Abdülvahid, Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesinde, Irak'taki çevre sorunları, hava kirliliği, yeşil alanların yetersizliği, petrol ve sanayi kaynaklı kirlilik, Türkiye ile çevre alanındaki ilişkilere dair değerlendirmelerde bulundu.

Çevre Bakanı Abdülvahid, Irak'ın en önemli çevre sorunlarından birinin hava kirliliği olduğunu belirterek, iklim değişikliğinin ülke üzerindeki etkilerinin giderek ağırlaştığını dile getirdi.

"Irak, iklim değişikliğinden en fazla etkilenen 5 ülkeden biri." diyen Abdülvahid, sanayi tesisleri, petrol rafinerileri ve petrol şirketlerinin çevre kirliliğinde önemli payı bulunduğunu söyledi.

Abdülvahid, Basra'da gerçekleştirdiği saha ziyaretlerinde bazı petrol şirketlerinin çevre mevzuatına ve belirlenen standartlara aykırı faaliyetlerde bulunduğunu tespit ettiklerini aktararak, bu kapsamda denetim kampanyası başlattıklarını ve çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.

Bağdat'taki yeşil alanların giderek azaldığına dikkati çeken Abdülvahid, "Maalesef Bağdat'taki yeşil alanların yerini beton binalar aldı. Şehre yukarıdan baktığınızda yeşil alanlardan çok beton yapılar görüyorsunuz. Bu da hava kirliliğini artıran etkenlerden biri." diye konuştu.

Abdülvahid, Dicle ve Fırat nehirlerindeki kirliliğin önlenmesi için de yeni mekanizmalar ve çözüm planları üzerinde çalışıldığını kaydederek, Çevre Bakanlığının bu süreçte denetleyici ve gözetleyici rol üstleneceğini söyledi.

Başkent Bağdat'ın bazı bölgelerinde araç emisyonları ve jeneratörlerden kaynaklanan kirliliğin de hava kalitesini olumsuz etkilediğini belirten Abdülvahid, çevre sorunlarının çözümü için bütün kurumların koordineli hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Bakanlık, sahada etkin denetim yapıyor

Abdülvahid, çevre konularının Bakanlar Kurulu gündeminde daha fazla yer almaya başladığını ifade ederek, mevcut hükümetin çevre sorunlarına yaklaşımının önceki dönemlerden farklı olduğunu dile getirdi.

Bakanlığın çalışmalarını masa başından ziyade sahada yürüttüğünü anlatan Abdülvahid, kirliliğin kaynaklarını ve sorumlularını yerinde tespit ettiklerini, ardından Başbakanlığa rapor ve resmi yazılar sunduklarını belirtti.

Irak, iklim zararları için uluslararası destek bekliyor

Antalya'da düzenlenecek COP31'e katılacaklarını söyleyen Abdülvahid, "Irak'ın iklim değişikliğinden gördüğü zararın uluslararası toplum tarafından dikkate alınmasını bekliyoruz." dedi.

Abdülvahid, özellikle kırılgan durumdaki vilayetlere yönelik uluslararası hibe ve desteklerin artırılmasını istediklerini ifade etti.

Uluslararası kuruluşlar ve ülkelerle çevre alanında mutabakat zaptları imzalamayı da hedeflediklerini kaydeden Abdülvahid, bölgesel ölçekte hava ve su kaynaklarının korunmasına yönelik işbirliği ve ittifakların kurulması için girişimlerde bulunacaklarını bildirdi.

Abdülvahid, iklim değişikliği karşısında en kırılgan durumdaki vilayetlerin Meysan, Zikar, Basra, Divaniye ve Müsenna olduğunu belirterek, ülkenin diğer bölgelerinin de iklim değişikliğinden etkilendiğini ancak söz konusu vilayetlerin daha ağır koşullarla karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Türkiye ile çevre alanında ortak çalışmalar hedefleniyor

Irak ve Türkiye ilişkilerine dair de Abdülvahid, şunları kaydetti:

"Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi mevcut hükümetin öncelikleri arasında bulunuyor. Türkiye'yi Irak açısından önemli bir komşu olarak görüyoruz.

İki ülkenin özellikle nehirler ve iklim değişikliği konusunda ortak sorunları bulunuyor. Türkiye ile çevre alanındaki ilişkilerin güçlendirilmesi için düzenli temaslarda bulunuyoruz."

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP) kapsamında Türkiye'deki yetkililerle ikili görüşmeler gerçekleştirmeyi de planladıklarını aktaran Abdülvahid, sözlerini "Türkiye ile ortak bir vizyon geliştirmek ve çevre alanındaki ilişkilerimizi daha ileri taşımak istiyoruz. İki ülke arasında çok sayıda ortak konu bulunuyor. Bunların başında nehirler ve iklim değişikliği geliyor." diyerek tamamladı.