(İSTANBUL) - İstanbul 2 Nolu Barosu, İstanbul Barosu Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma nedeniyle Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı. Baro genel kurullarında yargı uygulamalarının eleştirilmesinin doğal olduğunu belirten Baro, hakim ve savcılara yönelik tehdit ve baskı anlamı taşıyan ifadeleri kabul edilebilir bulmadıklarını bildirdi. Açıklamada, "Üsluba yönelik haklı eleştiriler ise tek başına sözlerin suç oluşturduğu sonucuna götürmemeli" denildi.
İstanbul 2 Nolu Barosu, İstanbul 1 Nolu Barosu Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma nedeniyle Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu hakkında soruşturma başlatılmasının ardından yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"İstanbul 1 Nolu Barosu Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma nedeniyle Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu hakkında soruşturma başlatılması üzerine aşağıdaki hususları kamuoyuyla paylaşma gereği doğmuştur. Baroların genel kurulları, mesleki sorunların yanı sıra ülkenin hukuk ve adalet meselelerinin tartışıldığı, eleştiri, düşünce ve önerilerin özgürce dile getirildiği zeminlerdir. Bir baro başkan adayının, hukuk uygulamasında yanlış bulduğu karar ve uygulamaları genel kurul kürsüsünden eleştirmesi doğaldır. Yargı mensupları da görevleriyle ilgili eleştirilere karşı hoşgörülü olmalıdır.
Bununla birlikte eleştiri hakkını kullanan hukukçuların, sözlerinin içeriği kadar üslubuna da özen göstermesi gerekir. Görev yapan hakim ve savcılara yönelik parmak sallayan, tehdit ve baskı anlamı taşıyan ifadeleri kabul edilebilir bulmuyoruz. Hukuka bağlılık çağrısı yapan bir hukuk insanından, bu çağrısını hukuk dilinin gerektirdiği sorumluluk ve ölçülülük içinde dile getirmesi beklenir. Hukuk düzeni, gerekli denetim ve sorumluluk mekanizmalarını kendi içinde barındırır. Hukukçuların ve baroların görevi, yanlış buldukları uygulamaları somut gerekçelerle eleştirmek, ilgili hukuki yolları işletmek ve bu mekanizmaların etkili çalışması için mücadele etmektir.
Bu mücadelede kişisel hesaplaşma veya tehdit izlenimi veren bir dilden kaçınılmalıdır. Üsluba yönelik haklı eleştiriler ise tek başına sözlerin suç oluşturduğu sonucuna götürmemeli; eleştiri ile tehdit arasındaki ayrım somut ve titiz bir değerlendirmeyle yapılmalıdır. İstanbul 2 Nolu Barosu olarak bütün hukukçuları, eleştiriye tahammül etmeye, eleştirilerini sorumlu bir dille ifade etmeye ve hukuka ilişkin uyuşmazlıkların çözümünü yine hukukun yöntemleri içinde aramaya davet ediyoruz."




