Deutsche Bank Araştırma Enstitüsü’nün “Mapping the World’s Prices 2026” raporuna göre İstanbul, 168 Euro’luk (9 bin 300) randevu sepeti fiyatıyla Avrupa’nın en ucuz şehri olsa da harcamaların gelire oranında ikinci sırada yer alıyor. Araştırmada kullanılan “Ucuz Randevu Endeksi”; bir şişe şarap, bir kot pantolon, bir elbise, iki kahve, orta fiyatlı bir restoranda iki kişilik yemek, iki sinema bileti, iki tek yön toplu taşıma bileti ve beş kilometrelik taksi yolculuğunun maliyetini kapsıyor. Hesaplamaya randevu için alınan kıyafetler de dahil ediliyor.
Avrupa’nın en pahalı randevu sepetleri İsviçre’de yer alıyor. Zürih’te 400 Euro, Cenevre’de ise 407 Euro’ya ulaşıyor. Londra’da 317 Euro, Milano’da 278, Münih’te 260, Berlin ve Frankfurt’ta 254 Euro. Avrupa dışındaki 41 şehirde randevunun ortalama maliyeti 195 Euro iken İstanbul’daki 168 Euro’luk tutar, 28 Avrupa şehrinin 270 Euro’luk ortalamasının altında kalıyor.
Randevu maliyetinin aylık net maaşa oranında ise Atina yüzde 19.6 ile ilk sırada yer alıyor. İstanbul yüzde 16.7 ile Avrupa’nın en pahalı ikinci şehri olurken Lizbon yüzde 16.3, Budapeşte ise yüzde 15.6 ile sıralanıyor. İsviçre şehirleri, randevu sepetinin en pahalı olduğu yerler olmasına rağmen, bu harcamaların aylık net maaş içindeki payının en düşük olduğu şehirler arasında bulunuyor.





