Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde, bugün Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya'nın bir araya gelerek bölgesel meseleleri ele alacağı toplantıda ülkesini temsil edecek olan İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani,, İstanbul'a hareketinden önce AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'nin girişimine dikkati çeken Tajani, "Türk hükümetinin ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın girişimi zamanında ve verimlidir. Roma, Orta Doğu'daki çatışmaları görüşmek üzere Avrupa ülkeleri ile bölge ülkelerini bir araya getirme fikrini destekliyor." dedi.
Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul'dan İstanbul toplantısı öncesi deniz güvenliği için ortak çözüm çağrısı
Tajani, Avrupa, Arap ve İslam dünyasından ülkeleri ve hükümetleri bir araya getirmenin gerekli olduğunu belirterek, "Bugün İstanbul'da bir araya gelen tüm ülkelerin ortak bir amacı var: Savaşları sona erdiren ve devam eden askeri çatışmaların olumsuz etkilerine karşı koyabilecek bir siyasete dönüşte başrolde olmak istiyorlar. Bölgemizi harap eden ve halklarımızı yoksullaştıran çatışmalara bugün taraf olan ülkeler üzerinde baskı kurmak istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Tajani, İstanbul'da ele alınacak konulardan olan Rusya-Ukrayna Savaşı'na dair beklentilerinin de taraflar arasında "adil ve kalıcı bir barış için müzakere" olduğunu kaydetti.
Karadeniz'de son zamanlarda gemilerin hedef alındığı hatırlatılan Tajani, "Karadeniz'deki (tahıl dağıtımı) ve Hürmüz Boğazı'ndaki (gübre dağıtımı) seyrüsefer zorluklarına rağmen gıda güvenliği konusu, İtalyan diplomasisi için öncelikli bir konudur. Roma'daki BM Gıda ve Tarım Örgütü’yle (FAO) dünyanın tahıl, hububat ve tarım için gerekli gübreleri tedarik etme özgürlüğünü azaltacak her türlü olguyla mücadele etmek için bir koalisyon oluşturduk. Bu çaba, savaşlar devam ederken yapılmalıdır, ancak savaşların tamamen sona ermesi için tüm gücümüzle çalışmamız gerektiği açık. Anlaşmazlıklar ve rekabetler silahlarla değil, diplomasiyle çözülmelidir." ifadelerini kullandı.
"(Körfez'de) Tam ölçekli bir çatışmanın yeniden başlamasını istemiyoruz"
Toplantının sonucuna ilişkin beklentisinin sorulması üzerine Tajani, "Şu anda İsrail ve Filistin, İran ve Basra Körfezi'nde barış için aylardır çalışan ülkelerin ortak pozisyonunu ifade eden nihai bir bildiri üzerinde çalışıyoruz. Bence ilk hedef, Basra Körfezi'nde askeri düşmanlıkların yeniden başlamasını önlemek olmalıdır. Savaşın, Amerikan seçimlerinden sonra yeniden başlayabileceğini düşündüren birçok işaret var. Ancak böyle bir gelişme hepimiz için zararlı olacaktır." yorumunu yaptı.
Tajani, Körfez’de kritik bir aşamadan geçtiklerini belirterek, "Aralarındaki açık farklılıklara rağmen, İran ile ABD arasında New York'ta kurulan dolaylı temaslar ve ardından gelen müzakere önerilerinin karşılıklı olarak sunulması olumlu bir adım olarak değerlendirilmelidir. Diplomasi, sürdürülebilir bir çözüme ulaşmanın tek geçerli yoludur. Tam ölçekli bir çatışmanın yeniden başlamasını istemiyoruz." diye konuştu.
Kendileri için nihai hedefin İran'ın nükleer programı ve Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğü de dahil olmak üzere, masadaki tüm kilit konuları ele alan kapsamlı bir anlaşma olduğunu dile getiren Tajani, "Bu konularda taviz kabul edemeyiz. (Hürmüz'den) Geçiş ücretleri veya diğer kısıtlamalar kabul edilemez. Avrupa ve uluslararası toplum bu konuda birlik içinde kalmalıdır. Bu mesajı Tahran'a ve bölgedeki diğer ülkelere açıkça iletiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Tajani, bunun AB için de stratejik bir çıkar olduğunu, dolayısıyla Birliğin de daha aktif bir rol oynaması gerektiğini kaydetti.
İran'ı bir anlaşmaya doğru itmek için ekonomik baskının da yararlı bir araç olabileceğine dikkati çeken Tajani, "Ancak, güvenilir müzakereler ve somut bir diplomatik bakış açısıyla desteklenmelidir." dedi.
Yemen ve Kızıldeniz'deki durum
Husilerin, Suudi Arabistan'a yönelik gerçekleştirdiği ciddi saldırıları şiddetle kınadıklarını hatırlatan Tajani, "Suudi Arabistan'a desteğimizi ve dayanışmamızı yineliyoruz. Yemen krizini ele almak üzere ortak bir strateji üzerinde çalışmalıyız. Bunun amacı, tüm bölgeye yayılabilecek ve Kızıldeniz'de seyrüsefer özgürlüğünü de etkileyebilecek bir istikrarsızlaşmayı önlemektir. Bu doğrultuda, tek çözümün ülkedeki barış sürecini, tercihen Birleşmiş Milletler'in himayesinde yeniden başlatmak olduğuna inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
Tajani, AB'nin Kızıldeniz'deki Aspides Misyonu'nun kapasitesinin güçlendirilmesinin bugün her zamankinden daha acil olduğunu vurgulayarak, bunun aynı zamanda Avrupa'nın kriz karşısındaki rolünün inandırıcılığıyla da ilgili olduğunu söyledi.
Filistin meselesi
Filistin meselesinde iki devletli çözüm konusunda AB ve İtalya'nın yeterli adımları atıp atmadığı sorusu da yöneltilen Tajani, "Avrupa'nın dengeli ve makul bir ortak görüşü var ve bunu hepimiz 'iki halk, iki devlet' formülüyle özetliyoruz. ABD ile Arap ve İslam dünyasının en önde gelen ülkeleri gibi önemli ortakları bir araya gelmeye ve koşulları yaratmaya ikna etmeliyiz." yanıtını verdi.
Batı Şeria'nın toprak bütünlüğünü ve siyasi geleceğine ilişkin perspektifleri tehlikeye atan eylemleri önlemek de dahil olmak üzere, gelecekte bir Filistin devletinin kurulması için somut olasılığın korunması amacıyla çalıştıklarını yineleyen Tajani, şöyle devam etti:
"Yerleşimci şiddetindeki tırmanış ve yerleşimlerin sürekli genişlemesi, bölgenin istikrarını ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi olasılığını tehlikeye atıyor. Hükümet, ortaklarımızla birlikte yayımladığımız ortak açıklamalar da dahil olmak üzere, bu eylemleri birçok kez açıkça kınadı. İsrail’deki seçim kampanyasının seyrini, ülkenin iç tartışmalarına müdahale etmeden takip ediyoruz. Ancak seçim sonuçları, İsrail'in siyasi ve diplomatik diyalog masasına ne ölçüde kararlılıkla geri dönebileceğini ortaya koyacak."
"Gazze Şeridi'ndeki insani durum son derece ağır olmaya devam ediyor"
Gazze'de sahada somut ilerleme eksikliği olduğunu ve 2803 sayılı kararın uygulanmasında kaydedilen gelişmelerin "yetersiz" olduğunu dile getiren Tajani, şunları kaydetti:
"Gazze konusunda devam eden diplomatik çabaları desteklemekten başka bir alternatif bulunmuyor. Gazze Şeridi'ndeki insani durum son derece ağır olmaya devam ediyor. Kış yaklaşırken, bölge halkına yardımların kesintisiz biçimde sürdürülmesi sağlanmalıdır. İtalya, kapsamlı bir barış için hazırlanan 20 maddelik planı desteklemeyi sürdürüyor. İsrail'deki seçimlerin ardından planın uygulanmasında daha fazla ilerleme kaydedilmesini umuyoruz."
Tajani, ayrıca Lübnan'da da ABD'nin arabuluculuğuyla yürütülen barış çabalarını desteklediklerini, müzakerelerin devam etmesi için koşulların korunması şart olduğunu belirterek, "BM Lübnan Geçici Barış Gücü'nün (UNIFIL) görev süresinin sonuna yaklaşırken, önceliğimiz herhangi bir güvenlik boşluğunu önlemektir." dedi.
