Olayın ardından açıklama yapan Ömer Çetinkaya'nın eşi Semra Çetinkaya, "8 Mayıs 2024 tarihinde eşim bu acı kazayı geçirdi. Çok güzel bir evliliğimiz vardı, 3 yıllık evliydik. Güzeller güzeli 2 yaşında bir kızımız vardı. Oğlumuzu da henüz kucağımıza almıştık, 3 aylıktı. Peri masalı gibi geçen hayatımız bir anda altüst oldu. Biz o enkazın altında 2,5 yıldır hem ekonomik savaş veriyoruz hem acımızı yaşamaya çalışıyoruz hem de çocuklarımı güzel bir şekilde büyütmeye çalışıyorum. Atlatmış değiliz, atlatacağımızı da düşünmüyorum. Kızıma daha bir hafta önce babasının öldüğünü pedagog eşliğinde açıkladım. 'Nasılsın?' cümlesinin henüz bizde bir karşılığı yok. Çocuklarımla birlikte hayat bu şekilde devam edecek" dedi.
İlk kaza sonrası yaşanan süreçten bahseden Çetinkaya, "İlk kaza geçirdiklerinde durumunun ağır olduğunu söylemişlerdi, çok üzülmüştüm. Ama bir süre sonra sosyal medya profiline denk geldim. O kadar ağır olmadığını, hala motor kullandığını ve sürat yaptığını gördüm. Eşimin hayatına mal olmuştu ve tekrardan motor kullanabiliyordu, bu beni derinden üzdü. Birkaç ay sonra kendisi de eşim gibi arkadaşının arkasında giderken kaza geçirip hayatını kaybetti. Ben böyle olmasını istemezdim. Onun da annesi babası var, onların da yüreği yandı. Keşke bu yaşananlar hiç yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.
Hayatını kaybeden Özdemir'in ilk kazadan aylar sonra yine bir motosiklet kazasında, benzer şekilde hayatını kaybetmesi, Son Durak serisindeki olay kurgusunu akıllara getirdi.
OLAY ADETA SON DURAK FİLMİ GİBİ CEREYAN ETTİ
Çetinkaya ailesinin avukatı Fatih Kurdoğlu ise ikinci kazanın oluş şeklinin Son Durak filmini hatırlattığını belirterek, "İkinci kazanın meydana gelişi adeta ünlü Son Durak filmi gibiydi. Benzer bir kazada diğer kişi vefat etti. Biz onun acısına da üzüldük, ailesine başsağlığı dileriz. Vefat ettiği için dosya boyunca sanık olarak yargılanan bu kişi yönünden ceza davası düştü. Mahkeme heyeti de bu duruma çok şaşırdı. Kazaya sebebiyet veren diğer araç sürücüsüne ise 2,5 yıllık yargılamanın sonucunda bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermeden 8 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Verilen ceza bizi hukuki anlamda tatmin etti" dedi.
Olayın meslek hayatında çok nadir görüldüğünü vurgulayan Kurdoğlu, "Arkasında taşıdığı yolcunun ölümüne sebebiyet veren kişi 5-6 ay sonra başka bir kazada vefat ediyor. İkinci kazadan sonra ailesi gelip müvekkilin ailesine 'Biz size borcumuzu ödedik' gibi bir beyanda bulundu. Bu bizi şaşırttı ve üzdü. Neticede bir vefat söz konusu. Dediğim gibi olay adeta Son Durak filmi gibi cereyan etti" şeklinde konuştu.



