Hassas biyolojik yapıların 115 milyon yıl boyunca bozulmadan günümüze ulaşabilmesi bilim insanlarını şaşırttı. Araştırmacılar, dinozorun ölümünün ardından düşük oksijenli bir ortamda hızla gömüldüğünü ve kemikte “hausmannit” adı verilen özel bir manganez mineralinin biriktiğini belirtti. Hücrelerin etrafını sararak koruyucu bir kalkan oluşturan bu mineral, doğal bir zaman kapsülü görevi görerek kan hücrelerinin ve amino asit izlerinin fosilleşme sürecinde silinmesini engelledi.
Keşif, sinema dünyasının efsanevi “Jurassic Park” filmini gündeme taşısa da bilim insanları gerçekçi olunması uyarısında bulundu. Araştırma ekibi lideri Prof. Kliti Grice, fosilde dinozor DNA’sı veya geni bulunmadığını ifade etti. Klonlama için eksiksiz genetik veriler gerektiğini belirten uzmanlar, DNA’nın zamanla yok olduğunu, bu nedenle günümüz teknolojisiyle canlı bir dinozor oluşturmanın mümkün olmadığını kaydetti. Bulunan kan hücreleri dinozorları geri getirmeyecek; ancak yok olan bu canlılara dair moleküler bir kimyasal hafıza sunacak.
Günümüzdeki kuşların ataları olan dinozorlar, 66 milyon yıl önce dev bir göktaşının Dünya’ya çarpması ve ardından gelen iklim değişikliğiyle yok olmuştu. Dinozorlarla ilgili en ünlü film, Steven Spielberg’in yönettiği 1993 ABD yapımı “Jurassic Park”tır. Gişe rekorları kıran filmde, gizli bir tema parkında klonlanan dinozorların güvenlik sistemini aşıp serbest kalması ve tesistekilerin hayatta kalmak için verdiği amansız mücadele anlatılmaktadır.





