Onlar için hayat işte o zaman durur
Oyuncuların dilden dile dolaşan iki söylemi vardır ve bunlar hiç değişmez.
Birincisi; "Tiyatro sahnesi oyuncuların er meydanıdır."
İkincisi ise "Sanatçının emeklisi olmaz."
"Sanatçının emeklisi olmaz" durumunun geçerliliğini elbette görsel sanatlardan müzik dünyasına kadar genişletmek mümkün. Oyuncular arasında emekli olmama halinin küresel simge ismi şüphesiz Clint Eastwood'dur. Yaşı ilerledikçe üretkenliğinden ödün vermeyen Eastwood, iki yıl önce gösterime giren 'Juror: No2'in galasında yaptığı açıklamada yeni projeleri için çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü dile getirmişti. Ünlü oyuncu şu sıralarda adı ve içeriği henüz açıklanmayan yeni bir proje üzerinde çalışıyor.
Müzik dünyasına bakacak olursak, geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir haber, çalışmak için yaş sınırının olmadığını gözler önüne seren bir örnek teşkil etti. Haber, 97 yaşındaki Fransız şarkıcı Hugues Aufray'ın dünya turnesi kapsamında Paris'te vereceği konserin rahatsızlığı nedeniyle ertelendiği üzerineydi. Aslında konserin sağlık sorunları nedeniyle ertelendiğine yönelik açıklamaya inanmadım; Paris'teki olaylar nedeniyle ertelendiğini düşünüyorum. Neyse, konumuz bu değil; konumuz 97 yaşındaki bir sanatçının hâlâ dünya turnesine çıkabilecek fiziksel ve zihinsel güce sahip olabilmesi.
Türkiye'ye baktığımızda da tablo hiç farklı değil. 94 yaşındaki usta oyuncu Ahmet Mekin oyunculuğa devam ederken, dinamizmiyle yıllara meydan okuyan Ajda Pekkan yoğun konser maratonuyla genç meslektaşlarına taş çıkartacak sahne performansıyla hayranlık uyandırmayı sürdürüyor. Mekin bu yıl bir TV dizisinde rol alırken, Pekkan önümüzdeki bir ay içinde üçü yurt dışında olmak üzere dört kez sahneye çıkacak.
Aslına bakılırsa emekli olmama durumu sadece sanat dünyasıyla sınırlı değil. Tıp dünyasındaki ilerlemelerle birlikte uzayan insan ömrü, doğal olarak çalışma sürelerini de uzattı. İnsanlar çalıştıkları kurum ve kuruluşlardan ya da kendi işlerinden emekli olsalar dahi akli ve fiziki sağlık durumlarının yerinde olması sayesinde ya aynı işte ya da yeni bir alanda çalışmaya devam ediyor. Ebeveyn olma yaşının ilerlemesiyle birlikte, henüz hayata atılmamış çocukların geleceğini güvenle hazırlama çabası ve zihnin dinç kalmasının getirdiği yaşama sevinci, kişilerin ilerleyen yaşlarda da verimliliğinin sürmesini sağlayan en büyük etkenler arasında yer alıyor.
Clint Eastwood'dan Ahmet Mekin'e, Hugues Aufray'dan Ajda Pekkan'a, beyaz yakalı çalışandan mahalle esnafına kadar belli yaşın üzerindeki birçok kişi "Hayat, durduğumuz an değil, ürettiğimiz sürece anlam kazanıyor" diyerek üretimden çıkmayı kabul etmiyor.
Çocukluğundan beri çalışan birinin genç yaşta emekli olmasının olumsuz sonuçlarını ilk elden deneyimlemiş biri olarak net söyleyebilirim; 43 yaşında bir devlet dairesinden emekli olan babam, bu pasif hayata sadece birkaç ay dayanabildi. En sonunda da çareyi yeniden çalışmakta buldu. Emeklilik sonrasında aralıksız 25 yıl daha çalışan babama kalsa devam ederdi ancak annem ve biz çocukları, ilerleyen yaşla birlikte yaptığı işin kendisi ve çevresi için güvenlik riski oluşturma ihtimalinin yükselmesi nedeniyle bir noktada "Yeter" demek zorunda kaldık.





