Memlükler döneminde inşa edilen Mavi Cami, asırlar süren yolculuğunda gördüğü yenileme ve restorasyon çalışmalarının ardından sahip olduğu ihtişamını korumaya devam ediyor.
Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığına göre cami, Sultan Kalavun'un Memlüklerinden Emir Şemseddin Aksungur en-Nasıri tarafından 1346 yılında yaptırıldı.
Halk arasında daha ziyade "Mavi Cami" olarak bilinen yapı, adını duvarlarını ve ekli türbeyi kaplayan mavi ağırlıklı çinilerden alıyor. Yapı ayrıca "Nur Camisi" ve "İbrahim Ağa Camisi" isimleriyle de anılıyor.
Camiye adını veren isimlerden Osmanlı Emiri Müstahfizan İbrahim Ağa, 1651 yılında camide kapsamlı bir yenileme ve genişletme çalışması yaptırdı.
Bu kapsamda, Türkiye'den özel olarak getirtilen mavi İznik çinileri kıble duvarına yerleştirildi ve yapının en belirgin mimari ve sanat unsurlarından biri haline geldi.
Memlükler ve Osmanlı'yı birleştiren eser
Mısırlı uzman arkeolog Mecdi Şakir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, caminin Mısır'daki İslam mimarisinde silinmez izler bırakan iki farklı dönemin özelliklerini birleştirmesi bakımından yüksek bir mimari ve sanatsal değere sahip olduğunu belirtti.
Şakir, "Cami, Mısır mimarisinde çok önemli iki dönemi buluşturması sebebiyle büyük bir değer taşıyor. Memlük dönemi mimari ve süsleme anlayışıyla ün kazanmış ve bunu camilerinde somutlaştırmıştır. Osmanlı döneminin de kendine has mimari bir imzası vardır." ifadelerini kullandı.
Caminin tarihi ve mimari değerinin yanı sıra İslam mirasına ilgi duyanlar için önemli bir turizm potansiyeli barındırdığını vurgulayan Şakir, Derb el-Ahmer ve El-Muiz Caddesi'ndeki Memlük ile Osmanlı eserlerinin uluslararası ölçekte çekim gücüne sahip olduğunu kaydetti.
Tarihi Kahire'deki kültürel miras yatırımlarının dijital ve uluslararası pazarlama altyapısıyla desteklenmesi gerektiğini belirten Şakir, bu adımın ekonomik kazancı artıracağını ve Mısır'daki İslam mirasının dünya çapındaki konumunu pekiştireceğini dile getirdi.
Kahire'de 1992 yılında meydana gelen şiddetli depremde hasar gören Mavi Cami, güvenlik gerekçesiyle kapatıldı.
Uzun süre kapalı kalmasının ardından 2001 yılında başlatılan restorasyon projesi 14 yıl sürdü. Çalışmaların tamamlanmasıyla cami, Mayıs 2015'te dönemin Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanı Memduh ed-Damati'nin katıldığı resmi törenle yeniden ibadete açıldı.
Restorasyon sürecinde dış cepheler, ibadet revakları, ahşap tavanlar, balkonlar, tonozlar, minare ve bağlı türbeler kapsamlı şekilde onarıldı. Çatlakların giderilmesi, çatıların yalıtımı ve kıble duvarındaki çinilerin aslına uygun olarak restore edilmesi sağlandı.
Ağa Han Kültür Vakfı bünyesinde görev yapan 60 ila 80 kişilik uzman ve zanaatkar ekibi, 2009-2012 yılları arasında yapıda koruma ve güçlendirme çalışmaları yürüttü. Bu kapsamda, deprem sonrası yerleştirilen geçici destekler kaldırılarak özellikle minare kaidesi başta olmak üzere depreme karşı koruyucu önlemler alındı, mermer paneller ile İznik çinileri muhafaza edildi.
Mimari detaylar ve turizm potansiyeli
Kahire Valiliği verilerine göre, 80 metre genişliğe ve 100 metre uzunluğa sahip caminin batı, doğu ve kuzey cephelerinde birer kapı yer alıyor.
Bünyesinde 3 türbe barındıran yapıda, beyaz mermerden yapılan ve mavi çinilerle çevrili olan Osmanlı Emiri Müstahfizan İbrahim Ağa'nın türbesi de bulunuyor.
İstanbul'da 1609-1616 yılları arasında inşa edilen ve iç mekanını süsleyen 20 bini aşkın mavi tonlu el işi çini nedeniyle dünyada "Mavi Cami" olarak bilinen Sultanahmet Camisi gibi Kahire'deki Aksungur Camisi de rengini benzer bir süsleme geleneğinden alıyor.


