KANADA ile Türkiye arasında ikili liderler düzeyinde gerçekleşen ilk ziyaret, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde dün Ankara’da yapıldı. Kanada Başbakanı Mark Carney’nin tarihi ziyaretiyle iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısı aralanırken, Türkiye ile Kanada ilişkilerin stratejik ortaklık düzeyine taşınması konusunda mutabık kaldı. Ziyaret kapsamında savunma işbirliği, hava ulaştırması ve enerji alanlarında 3 anlaşma imzalandı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Beştepe’deki ortak basın toplantısında şunları söyledi:
“Kanada Başbakanı değerli dostum Mark Carney ve kıymetli heyetini bu tarihi önemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Ülkelerimiz arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni ediyorum. Sayın Başbakan’la bugünkü görüşmemizde ikili ilişkilerimize değinme imkânı bulduk. Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada’yla ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayi gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeye hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik.
Öncelikle ticaret ve yatırımların arttırılmasını teminen serbest ticaret anlaşması müzakerelerine yıl sonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere ortak ekonomik ve ticari komite dahil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla halen yaklaşık üç milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak beş milyara, akabinde de on milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz. Güncellenen hava ulaştırma anlaşmasıyla birlikte ülkelerimiz arasında doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracağız. Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan uzak doğuya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Türk Exim Bank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz.
Kanada’yla savunma sanayi ve nükleer enerji alanlarında yakın temas halindeyiz. Savunma sanayi işbirliğinin önemine vakıf iki müttefikiz. Bunu son olarak Ankara’da yaptığımız NATO zirvesi sırasında da gördük. Müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma Güvenlik ve Dayanıklılık Bankası’nın savunma sanayi işbirliğimizi desteklemesini bekliyoruz. Enerji alanında madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanı mevcut. Enerji bakanlıklarımız arasında kabul edilen enerji alanında işbirliğine dair ortak bildiri nükleer dâhil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ediyor.
Gazze, Ukrayna ve Körfez dahil birçok bölgesel gelişmeye ilişkin son gelişmeleri de değerlendirdik. Gerek Ukrayna’da gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını İsrail hükümetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz.
Başbakan Carney’le ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihi bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan işbirliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.
Gerçekten uzun yıllara sarih Türkiye-Kanada ilişkilerindeki kopukluğu gidermiş olduk. Türkiye ile Kanada arasında yeni bir dönemi başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz. Ben de Kanada’ya yapacağım ziyarette iş adamlarımızla birlikte bir araya gelmelerini sağlayacak adımları atacağız.”
Kanada Başbakanı Mark Carney ise ortak basın toplantısında şu açıklamaları yaptı: “Bugün bir kopuşun tam ortasındayız. Eski dünya düzeni geri gelmeyecek. Güvenliğimizi ve refahımızı on yıllar boyunca sağlamış olan kurumlar tehdit altında. Kanada, bu yeni gerçeklik karşısında kendi geleceğinin efendisi olabilmek, yaşam tarzını, güvenliğini ve egemenliğini sürdürebilmek için yatırımlarına devam ediyor. Bu nedenle Kanada, bugün güvenilir ortaklarla daha derin ortaklıklar kurmayı ve karşılıklı yeni fırsatlar yaratmayı hedefliyor.
Türkiye bu açıdan istisnai bir ortak. Türkiye; 85 milyonu aşkın nüfusu, dinamik piyasa ekonomisi, Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun kesişim noktasındaki stratejik konumu, 24 serbest ticaret anlaşmasına ulaşan ticaret ağıyla önemli bir ülke. Ayrıca NATO’nun ikinci büyük silahlı kuvvetlerine ve dünyanın en yenilikçi, en hızlı gelişen savunma sanayilerinden birine sahip.
Temmuz ayında NATO Zirvesi kapsamında bir araya geldiğimizde serbest ticaret anlaşmasına yönelik müzakereleri başlatma kararlılığımızı ortaya koyduk ve yeni bir savunma işbirliği anlaşması imzaladık.
Bugün ise bir adım daha ileri giderek stratejik ortaklığımızı başlatıyoruz. Üç yıllık bir eylem planına dayanan bu ortaklığın üç temel ayağı bulunuyor: Savunma ve yatırım, enerji ve halklar arası ilişkiler.
Yarın (bugün) İstanbul’da şirket yöneticileri ve yatırımcılarla bir araya geleceğim. Kanadalı şirketlerin Türkiye’deki fırsatlardan yararlanmasını sağlamayı hedefliyoruz.
Bugün imzaladığımız yeni savunma sanayisi işbirliği anlaşması yeni istihdam ve ihracat fırsatları yaratacak, vatandaşlarımızın güvenliğini artıracak ve NATO ittifakını daha da güçlendirecek. Türkiye’nin uluslararası alandaki etkisi oldukça geniş. G20’nin önemli ekonomilerinden biri ve NATO’nun önemli bir müttefiki olan Türkiye, dünyanın farklı bölgelerindeki en çetrefilli çatışmaların çözümünde de önemli roller üstleniyor. Gazze’den Ukrayna’ya, İran’dan Orta Doğu’ya kadar pek çok konuda Türkiye’nin önemli bir rolü bulunuyor.
Mustafa Kemal Atatürk, kendine güvenen ve egemen bir ulus inşa etti. ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesiyle hareket etti. Kanada, bugün yaşadığımız bu kopuş döneminde bu ilkeyi son derece değerli buluyor. Ortaklıklarımız ve güçlü yönlerimizi bir araya getirmemiz bu açıdan büyük önem taşıyor. Sayın Cumhurbaşkanı, 70 yılı aşkın süre önce Kanada’dan akçaağaç fidanları Türkiye’ye gönderilmişti. Bu fidanlar, Anıtkabir çevresindeki parklara dikilmek üzere gönderilmişti. Bugün yaklaşık 25 ülkeden getirilen 48 bin ağacın arasında bu ağaçlar da büyümeye devam ediyor.”
Carney, konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘yurtta sulh, cihanda sulh’ sözünü ise Türkçe söyledi.





