Zamanla komşu binaları da bünyesine kattıkları bu eşsiz yerleşke; yedi kır evi, iki ahır, bir atölye, elma şarabı presi, iki geleneksel ekmek fırını ve çok sayıda müştemilattan oluşuyor. İkili, bu devasa kompleksin tamamı için toplamda yalnızca 26 bin sterlin ödedi.
Altı yıl önce başlattıkları restorasyon sürecinde doğanın binaları adeta yuttuğunu belirten Paul Mappley, "Bir ve iki numaralı evler hariç, diğer üç evin tamamı sarmaşıklarca sarılmıştı. Doğa onları kelimenin tam anlamıyla yutuyordu" diyerek yaşadıkları zorluğu özetliyor.
Bugüne kadar orijinal kır evini ve İngiltere’den getirilen biletleri tükenmiş bir at karavanını turizme kazandıran ikili, ikinci kır evini 2027 yazına kadar tamamlamayı hedefliyor.
YOUTUBE SAYESİNDE GELEN HIZIR GİBİ YARDIM
Devasa restorasyon masraflarının altından kalkabilmek için büyük ölçüde kendi emeklerine ve sosyal medya bağışlarına güvenen ikili, inşaat sektöründe 47 yıllık deneyime sahip olan arkadaşları Ian’ın desteğiyle işin seyrini değiştirdi.
İkilinin YouTube’daki videolarını takip eden 62 yaşındaki Ian, iki tonluk devasa bir çatı kirişini kaldırmaya çalışırken çaresiz kaldıkları bir anda imdatlarına yetişti. İlk altı ay tek kuruş almadan çalışan Ian, artık kanal gelirleriyle haftalık 1.000 sterlin karşılığında projeye destek veriyor.


