• Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verildi.
  • Dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile eski cezaevi savcısı Necip Doğan 'suç örgütüne üye olma' suçlamasıyla tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.
  • Hasan Atilla Uğur, KKTC'den geldiği İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınarak Silivri Adliyesi'ne sevk edildi.

Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından İstanbul ve Ankara'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda bazı şüpheliler gözaltına alındı.

DÖRT ŞÜPHELİ HAKKINDA İŞLEM YAPILDI

Soruşturma kapsamında Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ve olay tarihinde cezaevi savcısı olarak görev yapan Necip Doğan gözaltına alındı. Hasan Atilla Uğur'un ise KKTC'de olduğu tespit edildi.

HASAN ATİLLA UĞUR HAVALİMANINDA GÖZALTINA ALINDI

Hasan Atilla Uğur, KKTC'den kalkan uçakla İstanbul Havalimanı'na geldi. Uğur, havalimanında gözaltına alındıktan sonra Silivri Adliyesi'ne sevk edildi.

UĞUR VE YILDIRIM'A EV HAPSİ KARARI

Şüpheliler Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildi. Hakimlik, iki isim hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verdi.

Dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile eski cezaevi savcısı Necip Doğan ise "suç örgütüne üye olma" suçlamasıyla tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.

HASAN ATİLLA UĞUR'DAN AÇIKLAMA

Silivri Adliyesi'ndeki işlemlerinin ardından açıklamalarda bulunan Hasan Atilla Uğur, "Cumhuriyet Savcılığınca başlatılmış olan rahmetlik ve Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük kahramanlardan olan, benim de koğuş arkadaşım ve silah arkadaşım, birlikte terörle mücadeleyi de üsteğmen rütbesiyle birlikte yapmış olduğumuz Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında cezaevinde şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmesi neticesinde, tekrar soruşturma başlatılması üzerine buraya geldim ve Cumhuriyet Savcılığımıza ifademi verdim. Daha sonra hakimliğe sevk edildim ve şu anda ev hapsi kararıyla serbest bırakıldım. Bu soruşturmanın en ciddi şekilde neticelenmesini gönülden arzu eden ve bu konuda da kitaplar yazan, televizyon programlarında söyleyen bir emekli Türk subayıyım. Bu soruşturmanın açılmasını çok değerli ve önemli buluyorum. En kısa zamanda bunun neticesine ulaşacağını da biliyorum. Elbette ki bu soruşturmada şüpheli sıfatıyla burada olmak beni hicap duymama sebep oldu. Bundan dolayı üzüntü içerisindeyim ama çok yakın bir gelecekte gerçeğin anlaşılacağı ve özellikle Fethullahçı yapılanmanın o dönemde de, bu dönemde de hala bir takım faaliyetler içerisinde olduğunu belirlenmesi açısından bu soruşturmanın neticesinin ortaya çıkmasını çok değerli buluyorum." ifadelerini kullandı.