HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, "Yeni bir anayasayla kendimize ait olan, milletimizin değerleriyle uyumlu, adil, hürriyetleri sağlam güvencelere bağlayan, sivil bir anayasa yapmak, siyaset kurumunun bu millete karşı bir namus borcudur." dedi.
Kayseri'de bir restoranda basın mensuplarıyla bir araya gelen Yapıcıoğlu, burada yaptığı konuşmada, ülke gündeminde yer alan konulara ilgili değerlendirmelerde bulundu.
"Terörsüz Türkiye" ile önemli bir eşiğin aşıldığını ifade eden Yapıcıoğlu, 40 yıllık sorunun çözümünün herkese fayda sağlayacağını belirtti.
Uzun bir süredir siyasetin gündeminde yeni anayasa meselesi olduğuna dikkati çeken Yapıcıoğlu, "Yeni anayasa her gündeme geldiğinde bir kısım çevreler, Meclisin yeni bir anayasa yapamayacağını, sadece anayasada değişiklikler yapabileceğini söylüyor. Biz de soruyoruz, 'Milletin yüzde 90'ından fazlasını temsil eden, 16 partinin bulunduğu bir Mecliste yeni anayasa yapılamayacaksa, konuşulamayacaksa bu yeni anayasayı kim yapacak? Darbeciler mi?'" dedi.
Yapıcıoğlu, Meclisin yeni bir anayasa yapma yetkisi, yeteneği ve birikimi olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Yeni bir anayasayı bu millet için hazırlama görevini layıkıyla yerine getirmelidir. Mevcut anayasadan hemen herkes şikayet ediyor. Bunun bir cunta anayasası olduğunu her siyasi görüşten insanlar zamanında söyledi ya da şu anda söylüyor. Bu nedenle bu anayasada 21 kez değişiklik yapıldı. Anayasanın üçte ikisi değişti ama anayasanın o darbeci ruhu hala dimdik ayakta. O iskeleti duruyor. Biz de diyoruz ki Cumhuriyetin ikinci yüzyılında yani yeni yüzyılda, yeni bir anayasayla kendimize ait olan, milletimizin değerleriyle uyumlu, adil, hürriyetleri sağlam güvencelere bağlayan, sivil bir anayasa yapmak, siyaset kurumunun bu millete karşı bir namus borcudur."
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Yapıcıoğlu, fon soruşturmasına ilişkin soru üzerine, bir şirketin hisselerinin hızlı yükselmesini gören piyasayı kontrol edenlerin bu konuda bir çalışma yürütmesi gerektiğini söyledi.
Adı sanı duyulmamış, ne yaptığı belli olmayan bir şirketin hisseleri çok hızlı bir şekilde yükseliyorsa, orada bir bit yeniği olduğunun herkesin aklına gelmesi gerektiğini belirten Yapıcıoğlu, "Bu tuzaklara millet daha kolay düşmesin. Bu tuzakları kuranlar ve bunları denetlemekle görevli olanların ihmalleri ciddiyetle soruşturulmalı. Kim olursa olsun, makamı, mevkisi, ismi, mutlaka bunun hesabı sorulmalı. Benzer hadiselerin yaşanmaması için de önlemler alınmalıdır." diye konuştu.
Yapıcıoğlu, "Seçim tarihi ne zaman olacak?" sorusuna karşılık ise "Eğer ekonomik tablolarda bir düzelme olursa, yakın bir zamanda, erken bir zamanda, 2027'nin sonbaharında sandık gelebilir diyordum. Fakat son dönemlerde yapılan açıklamalara bakıldığında sanki bunun 2028'in ilkbaharına kadar gideceği, yani erken seçim değil biraz öne çekilmiş bir seçim, zamanından bir miktar önce yapılan bir seçim gibi olacağı anlaşılıyor." değerlendirmesinde bulundu.
