1-Dişiyle tırnağıyla tırmanarak ulaşılan başarılara bayılıyorum.

İşte Kerkük’ten bir kardeşim. Muhammed Saleyi...

2013 yıllarına kadar acının, ıstırabın, çilenin kuşattığı Kerkük’te yaşıyor.

Acı ve ıstırap denilince Saddam’ın birbirine kırdırdığı Kerkük nüfusunu, bombalı saldırıları hatırlıyorum.

Türklerin, Kürtlerin, Arapların bulunduğu o kalabalık restoran ateşle kaplanmıştı.

Bombalı saldırıyla 55 kişi hayatını kaybetmişti.

Her gece silah sesleri. Okul bir açık bir kapalı. Ama Muhammed’in ailesi onu okutmak için çırpınıyordu. Bir yandan tekvando öğreniyordu.

Tazehurmatu’da, kamyonla patlatılan bomba. Bu Türk mahallesinde 73 kişi can vermişti.

Ve daha onlarca, bombalama, suikast, insan kaçırma, açlık, işsizlik. DEAŞ’ın bıraktığı acılar...

Gözünüzün önüne getirin. Ölümle yaşadıkları bir hayat. Silah sesleriyle uyandıkları günler.

ABD’ye gidiyor. Hayalleri var. Teröre, bombalı tuzaklara, kaosa karşı içinde müthiş bir huzur özlemi birikmiş.

Muhammed Georgia eyaletine yerleştiriliyor. Nasıl geçinecek. Garsonluk yapmaya başlıyor. Bir yandan okuyor, bir yandan çalışıyor. İngilizcesini geliştiriyor.

Azmediyor ve hukuk fakültesine giriyor. Ceza ve adalet okuyor.

Kerkük’te yaşadığı o kaos, o acılı hayat hep aklında. Sanki geçmişindeki bu kaos günlerini düzeltecekmiş gibi polis olmak istiyor. Ve polis akademisine başvuruyor.

Zorlu sınavlar, fiziki yeterlilik testleri derken 30 aday arasından seçiliyor.

Muhammed daha ilk günden müthiş bir hırsla çalışmaya başlıyor.

Genç Kerküklü polis atak ve gözü pek yapısıyla hemen dikkat çekiyor.

Bir öğleden sonra gelen yangın ihbarına gidiyor.

İtfaiye henüz gelmemiş. Ama içeriden çığlıklar geliyor.

Muhammed anında içeri dalıyor. Alevler arasında sıkışıp kalmış olan yaşlı kadını kucağına aldığı gibi pencereden dışarı atlıyor. Orada bulunanlar bütün bu anları telefona kaydediyor. Ve alkışlar arasında Muhammed...

Muhammed suç çeteleri, ve uyuşturucu tacirleriyle mücadele ediyor.

“Silahlı kişiler bir kadını kaçırıyor!!!”

Burası onun bölgesi. Hemen olay yerine gidiyor.

Ve tıpkı filmlerdeki gibi ani bir atakla kadını silahlı kişilerin elinden kurtarıyor.

Ve nihayet Muhammed Selayi bulunduğu bölgede polis şefi seçiliyor.

Kerkük’te bombaların, işsizliğin, açlığın ve ölümlerin arasından gelen Muhammed ABD’de polis şefi oluyor.

Ve şimdi beni en çok etkileyen sözlere geldik.

Bakın soranlara ne diyor polis şefi Muhammed:

“Bu mesleğe adım atmak istediğim ilk dönemde bazı insanlar ‘Senin adın Muhammed. Seni kesinlikle polis yapmazlar’ diyerek hevesimi kırmaya çalıştı. Ancak ben hiçbirine kulak asmadım, hedefime odaklandım ve durmaksızın çalıştım. Gençlere tavsiyem; başkalarının olumsuz sözlerine asla aldırış etmesinler ve hayallerinin peşinden gitmeyi asla bırakmasınlar.”

İşte suikastların, işkencenin hâkim olduğu topraklardan gelen bir hayalin ve azmin başarısı.

Yıllardır, fitneyle, fesatla karıştırılan, teröre boğulan, süper güçlerin kanlı bilek güreşlerine sahne olan bu topraklarda eğer huzur, iş ve eğitim sağlanırsa, nasıl başarılar yükseleceğinin örneğidir Muhammed. O nedenle Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge projesini bütün kalbimle destekliyorum. Türk olsun, Kürt olsun, Arap olsun huzuru ve eğitimi bulan evlatlarımız yükseltecek bu bölgeyi...