Kırklareli'nde yaşayan gazi Tuncay Yalçın'ın en büyük gurur kaynağı, vatan savunmasında yaralandıktan sonra doktorların vücuduna taktığı ve iyileşmesinin ardından çıkardığı platinleri ile göğsünde taşıdığı madalyası oldu.

Vatani görevini yaptığı Mardin'in Midyat ilçesinde 1999 yılında terörle mücadele operasyonunda içinde bulunduğu askeri aracın mayına basması sonucu ağır yaralanan 56 yaşındaki Yalçın, kaldırıldığı Diyarbakır Asker Hastanesindeki ilk müdahalenin ardından acil koduyla Gülhane Askeri Tıp Akademisine (GATA) sevk edildi.

GATA'da 13 gün boyunca komada kalan Yalçın, geçirdiği travma nedeniyle hafıza kaybı yaşadı.

Olay gününü hatırlayamayan Yalçın, vücudundaki çok sayıda kırık nedeniyle 1,5 yılı bulan zorlu bir tedavi sürecinin ardından iyileşerek taburcu edildi.

Yalçın'ın uzun süre kolunda bulunan platinleri, yaklaşık 10 yıl önce tedavisinin tamamlanmasıyla çıkarıldı. Yalçın, dolabında sakladığı platinleri ve göğsünde taşıdığı gazilik madalyasıyla gurur duyuyor.

Hayatta kalma mücadelesini ve taşıdığı gazilik onurunu AA muhabirine anlatan Yalçın, tedavi sürecinde vücuduna takılan ve yıllar sonra gerçekleştirilen ameliyatlarla çıkarılan platinleri evinde sakladığını belirtti.

Gazilik ünvanının tarif edilemez bir onur olduğunu dile getiren Yalçın, vatan savunması için her an göreve hazır olduğunu söyledi.

Halen o günlerin psikolojik izlerini taşıdığını ancak vatan sevgisinin her şeyin üstünde geldiğini vurgulayan Yalçın, "Sağ tarafım ayak parmağımdan koluma kadar paramparçaydı. Kolumda platinler, bacağımda ise sabitleyici demirler vardı. Yıllar süren tedavilerin ardından ameliyatla çıkarılan o platinleri bir dolapta özenle muhafaza ediyorum. Göğsümde taşıdığım gazi madalyası neyse, o platinler de benim için odur, onlar benim ikinci madalyam, şanım, şerefim, her şeyim." ifadelerini kullandı.

O günleri hatırlamanın ve yaşadığı acıları zihninde canlandırmanın zor olduğunu kaydeden Yalçın, "Ancak gazilik, devletimizin ve milletimizin bize sunduğu en yüce mertebedir." dedi.

Yalçın, vatan için canını feda etmeye hazır olduğunu bildirerek, şöyle konuştu:

"O günleri hatırlamak, yaşadığım acıları zihnimde canlandırmak elbette kolay değil. Sağlık durumum sebebiyle 'askerliğe elverişli değildir' raporum var fakat bugün vatanımız için bir ihtiyaç doğsa, gözümü kırpmadan yine en önde gitmeye, canımı feda etmeye hazırım. Rabbim bize bu gururu nasip etti, devletimiz de her daim yanımızda oldu. Bu vatan için şehit olmayı da gazi olmayı da cana minnet biliriz."

" Kıbrıs'a ayak bastığımızda tarif edilmez bir sevinç yaşadık"

Kıbrıs Barış Harekatı'na katılan 81 yaşındaki emekli Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ünal Gelvalı, 1974 yılında Siirt Batman Komando Taburunda görevliyken Kıbrıs Barış Harekatı emrini aldı. Gelvalı, 300 kişilik birlikle Kıbrıs'ın Çatalköy bölgesine intikal etti.

Yaklaşık 6 ay Kıbrıs'ta görev yapan Gelvalı, harekatın zorlu günlerini ve silah arkadaşlarıyla yaşadığı anıları, yıllardır özenle sakladığı fotoğraflarla yaşatıyor.

Gelvalı, Kıbrıs Barış Harekatı'na büyük sevinç ve gururla katıldığını söyledi.

Harekat öncesi vedalaşırken eşine dahi Kıbrıs'a gideceğini söyleyemediğini belirten Gelvalı, orada mücadele etmenin ayrı bir duygu olduğunu kaydetti.

Harekatta aynı birlikte görev yapan 13 arkadaşının şehit olduğunu dile getiren Gelvalı, "Bizden önce giden bir müfreze taburu birinci harekata katılmıştı. Onların gittiğini duyunca 'Biz niye gidemedik, biz onlardan aşağıda mıyız?' diye içimizde bir üzüntü olmuştu. Ardından Kıbrıs Barış Harekatı emrini aldığımızda gururlandık. Kıbrıs'a ayak bastığımızda ise tarif edilmez bir sevinç yaşadık. Bölge halkı bizi büyük bir coşkuyla karşıladı." diye konuştu.

Vatan için her zaman şehit olmaya hazır olduğunu vurgulayan Gelvalı, bu vatanın ne şartlarda bugünlere ulaştığının bilincinde olduğunu anlattı.

Gaziliğin yüce bir duygu olduğunu ifade eden Gelvalı, "Her yıl ailemle mutlaka Çanakkale Şehitler Abidesi'ne giderim, orada tarif edilmez bir huzur bulurum. Kıbrıs'ta yaptığımız görevle oradaki soydaşlarımızı kurtardık, Türkiye'nin güney kıyılarının emniyetini sağladık. Dönüşte şehitlerimizin mezarlarından getirdiğimiz toprakları ailelerine teslim ederken büyük duygusallık yaşadık. Vatanımız sağ olsun." dedi.

Gelvalı, 6 aylık Kıbrıs görevinin ardından Türkiye'ye dönerek Şarköy, Tekirdağ il merkezi, Doğubayazıt seyyar jandarma taburu ve Tokat'ta görev yaptığını, 1987 yılında emekli olarak memleketi Babaeski'ye yerleştiğini sözlerine ekledi.