Uzun yıllar hayvanların bakımını üstlenen Tuğçe Nur Bostancı da bir süre önce gibonlardan ayrı kalmamak için Kocaeli'den İzmir'e taşındı.
Bostancı, yapılan görüşmelerin ardından parkta çalışmaya başladı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Bostancı, hayvanlardan ayrılacağını öğrendiğinde büyük üzüntü yaşadığını belirtti.
Uzun yıllardır bakımlarını yaptığı gibonlardan ayrı kalmak istemediğini ifade eden Bostancı, "Onların arkasından bakıp el sallayamazdım. İzmir Doğal Yaşam Parkı yetkilileri de onların adaptasyon süresini daha kolay hale getirmek için çalışıyordu. Yaptığımız görüşmelerin ardından ben de İzmir'e geldim. İyi ki geldim ve iyi ki hala onlarla birlikteyim." ifadelerini kullandı.
Bostancı, hayvanlarla kurduğu bağın yıllar içinde güçlendiğini, karakterlerini, ruh hallerini, neşelerini, hüzünlerini bir bakışta anlayabildiğini dile getirdi.
Gibonların rutinlerine bağlı hayvanlar olduğunu aktaran Bostancı, şunları kaydetti:
"Yeni alan değişimi her canlı için stresli bir süreç. Güvendikleri bir insanın burada olması onlara daha iyi hissettirdi, huzur verdi. Zamanla hem ben hem de onlar yeni hayatımıza alıştık. İlişkimiz çok iyi. Birbirimizi gördüğümüz zaman çok mutlu oluyoruz. İzmir'e geldikleri ilk zamanlar şarkı söylemiyorlardı, daha sakinlerdi. Şimdi her sabah onların şarkılarını dinliyoruz. Bu, onların 'bu alan artık bizim yuvamız' demesinin şekli. Mutlular, neşeliler. Hayvanlar mutlu olduklarında hareketli ve iletişimleri daha güçlü. Keyifsiz olduklarında ise yalnız kalmak istiyorlar. Ben onlar için hayatımı değiştirdim, onların peşinden geldim. Aramızda büyük bir bağ var. Onlara karşı hissettiğim bağ cümlelerle tarif edilemez. Her dakika aklımdalar. Yağmur yağdığı zaman ne yaptıklarını düşünürüm. Şimşek çaktığı zaman korkup korkmadıklarını merak ederim. Sürekli onları düşünüyorum. Nasıl olduklarını sürekli merak ediyorum."




