Rus paralı asker grubu Wagner’in kurucusu Yevgeni Prigojin’in ölümünün ardından mirasını devralan oğlu Pavel Prigojin, Orta Afrika Cumhuriyeti’nde grubun en önemli kalelerinden birini elinde tutmayı başardı. Diplomatik ve bölgedeki istihbari kaynaklardan aktarılan bilgilere göre bugün 28 yaşında olan Pavel, babasının Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le kamuoyu önünde yaşadığı çatışmanın ardından özel uçağında meydana gelen patlamada ölmesi üzerine, 25 yaşındayken yönetimi üstlendi. Kremlin’in Wagner’in mirasını denetim altına alma girişimine rağmen genç Prigojin’in ülkedeki altın, silah ve uyuşturucu faaliyetlerini genişlettiği öne sürülüyor. Ailenin yasal ve yasa dışı işlerinden elde ettiği yıllık gelirin 400 milyon doları aştığı tahmin ediliyor.

Pavel’in emrindeki yaklaşık 500 paralı askerin altın madenlerini kontrol ettiği, Orta Afrika Cumhuriyeti Devlet Başkanı Faustin Archange Touadéra’nın yakın korumalığını yaptığı ve isyancı gruplara karşı savaştığı belirtiliyor. Bu görevler, Wagner’i Bangui yönetiminin vazgeçmek istemediği bir güvenlik gücüne dönüştürmüş durumda. Bölgesel askeri yetkililer ve diplomatic kaynakalrdan gelen bilgilere göre Pavel, babasının yürüttüğü silah ticaretini de devraldı; Sudan ve Libya’daki gruplara silah sattığı iddia ediliyor. Böylece Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki yapılanmanın etkisinin ülke sınırlarını aşarak başka çatışma sahalarına uzandığı ileri sürülüyor.

Altın, bu düzenin merkezinde bulunuyor. Pavel’in, babasının kontrolünü ele geçirdiği ülkenin en büyük altın madeninde üretimi hükümetin onayıyla artırdığı ve yıllık üretim değerini yaklaşık 250 milyon dolara çıkardığı aktarılıyor. Diplomatik kaynaklardan gelen değerlendirmeler, oğul Prigojin’in babasının ülkedeki faaliyetlerini sürdürmekte zorlanmadığı yönünde. Hükümet yetkilileri ve grubun eski ortaklarının anlatımına göre Pavel, nisan ayında Bangui’deki otelinde Wagner temsilcileriyle hükümet yetkililerini bir araya getirerek altının dış pazarlara akışını güvenceye almanın yollarını görüştü. Wagner’in yakın müttefiki olarak anılan Maden Bakanı Rufin Benam Beltoungou’nun, altını hükümete ait gösteren belgeler düzenlenmesini kabul ettiği belirtiliyor. Yerel yetkililer ve araştırmacılara göre son üç ayda sevkiyatların adresi, Kremlin’in yakın müttefiki Belarus oldu.

Babasının ölümünden sonra Moskova, Wagner’in Rusya içindeki faaliyetlerini kontrolüne alırken doğrudan Rus savunma ve askeri istihbarat yetkililerine bağlı Afrika Kolordusu’nu kurdu. Pavel ise hızla Bangui’ye giderek grubun ülkedeki temsilcisi Dmitri Sıti ve askeri komutanı Denis Supronov’la görüştü. Aktarılan bilgilere göre Touadéra, diplomatik bir mesajla Moskova’dan Wagner savaşçılarının Rus ordusuyla değiştirilmemesini istedi; ardından paralı askerleri polis, ordu ve istihbarat birimlerine entegre etti. Askeri ve Diplomatik kaynakların değerlendirmesine göre Bangui, işe yaradığını düşündüğü “koruma karşılığı maden” düzenini sürdürmek için diğer başkentlerden daha fazla çaba gösterdi.

Wagner’in ülkedeki nüfuzu güvenlik ve madenlerle sınırlı kalmıyor. Pavel’in iki numaralı ismi haline geldiği belirtilen Sıti’nin, grup tarafından finanse edilen ve Batı karşıtı propaganda yayımlayan radyoları yönettiği aktarılıyor. Bu yayınların Touadéra’ya destek sağladığı ifade ediliyor. Kaynaklar, devlet başkanının aralık ayında yapılan seçimlerde üçüncü dönemini kazandığı, uluslararası gözlemcilerin ise seçimleri özgür ve adil bulmadığı belirtiliyor. Muhalifleri, grubun yönetim üzerindeki etkisine gönderme yaparak Touadéra için “Wagner’in başkanı” ifadesini kullanıyor.

Pavel’in sıradaki hedefinin yeni altın rezervleri olduğu belirtiliyor. Diplomatik Kaynaklara göre emrindeki savaşçılar, Güney Sudan sınırı yakınlarındaki altın arama sahaları üzerinde Rus helikopterleriyle havadan keşif yaptı. Yeni sahalara yönelik bu ilgi, Orta Afrika Cumhuriyeti’nde koruma hizmeti, siyasi nüfuz ve maden gelirlerinin birbirine bağlandığı düzenin genişleme arayışına işaret ediyor. Moskova’nın Afrika’daki askeri varlığı yeniden düzenleme çabasına karşın, Bangui’de babadan oğula geçen Wagner ağı hem mevcut madenlerdeki üretimini artırmaya hem de yeni rezervlere ulaşmaya çalışıyor.