Madagaskar'da yaklaşık bir asır önce gerçekleştirilen bir tarımsal müdahale, yıllar içerisinde büyük bir ekolojik ve insani krize dönüştü. Fransız sömürge yönetiminin tarım arazilerini açmak amacıyla doğaya bıraktığı küçücük böcekler, hedef alınan kaktüsleri ortadan kaldırırken bölge halkının yaşamını da derinden etkiledi.
HER ŞEY 1924'TE BAŞLADI
Kasım 1924'te botanikçi Henri Perrier de la Bathie, Vali Genel Marcel Olivier'nin onayıyla Tulear yakınlarına unlu bitlerin gönderilmesini sağladı.
Amaç, tarım alanlarını kaplayan Opuntia türü raketa kaktüslerinin biyolojik yöntemle ortadan kaldırılmasıydı. Ancak böceklerin yayılımı planlanan bölgeyle sınırlı kalmadı ve kısa sürede komşu Androy'a kadar ulaştı.
HALKIN HAYATINDA KRİTİK BİR YERİ VARDI
1769 yılında adaya getirilen raketa kaktüsü, aradan geçen yıllarda bölgenin koşullarına uyum sağlamış ve Antandroy halkının yaşamında önemli bir yer edinmişti. Kaktüs özellikle kurak dönemlerde besin ve su kaynağı olarak kullanılıyor, hayvanların ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı oluyordu. Aynı zamanda yerleşim alanlarının çevresinde doğal çit görevi görüyor ve geçmişte sömürge yönetimine karşı direniş sırasında doğal bir bariyer olarak kullanılıyordu.
5 YIL SONRA KAKTÜSLER TÜKENDİ
Doğaya bırakılan böceklerin hızla çoğalmasıyla kaktüs örtüsü büyük ölçüde zarar gördü. Tahribatın yılda yaklaşık 100 kilometrekarelik bir alana ulaştığı aktarılırken, Fransız sömürge yönetimi 1929'da yayımladığı raporda raketa kaktüsünün bölgede tamamen tükendiğini bildirdi. Böceklerin yayılması, yaklaşık 500 bin kişinin ve 2 milyon civarında büyükbaş hayvanın bulunduğu geniş bir coğrafyayı etkiledi.
HAYVANCILIK AĞIR DARBE ALDI
Kaktüslerin ortadan kalkmasının en ağır sonuçlarından biri hayvancılıkta görüldü. Antandroy göçerlerinin sürüleri için özellikle kurak mevsimlerde önemli bir su ve yem kaynağı olan bitkilerin yok olması, hayvanların beslenmesini güçleştirdi. Wisconsin-Madison Üniversitesi'nden tarihçi Jeffrey Kaufmann'ın aktardığı dönemin resmi kayıtlarına göre, büyük kıtlığın etkileri tam olarak hissedilmeden önce bile yalnızca Androy bölgesinde yaklaşık 10 bin sığır telef oldu.
KAKTÜSÜ KORUYAN KÖYLER DAHA AZ ETKİLENDİ
Daha sonra yapılan incelemelerde dikkat çekici bir ayrıntı ortaya çıktı. Böcek istilasına rağmen Opuntia kaktüsünü yetiştirmeyi sürdürebilen sınırlı sayıdaki köyün krizden daha az etkilendiği belirlendi. Tarım alanı açmak amacıyla ortadan kaldırılmak istenen bitkinin, aslında bölge halkının uzun süren kuraklık dönemlerinde başvurduğu en önemli gıda ve su güvencelerinden biri olduğu görüldü.



