Backwell, WindEnergy Hamburg etkinliği kapsamında düzenlenen Küresel Rüzgar Piyasası Sahnesi - Açılış Oturumu'nda yaptığı konuşmada, rüzgar sektöründeki hızlı büyümeye rağmen küresel enerji dönüşümünün ihtiyaç duyduğu kapasitenin henüz gerisinde bulunulduğunu belirtti.

ENERJİ GÜVENLİĞİ RÜZGAR ENERJİSİNİ ÖNE ÇIKARIYOR

Jeopolitik gerilimler ve çatışmalar nedeniyle enerji güvenliğinin yeniden gündemin merkezine geldiğine dikkati çeken Backwell, fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmaların ve arz güvenliği endişelerinin enerji sistemlerinde dönüşümü hızlandırdığını ifade etti.

Backwell, enerji dönüşümünün yalnızca rüzgar türbinlerinin kurulmasıyla sağlanamayacağını belirterek rüzgar enerjisinin güneş enerjisi, enerji depolama sistemleri ve elektrik şebekeleriyle entegre şekilde geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Erken dönemde yoğun rüzgar yatırımı yapılan bazı piyasalarda elektrik üretiminde kısıntı ve gün içindeki negatif elektrik fiyatlarının sorun oluşturduğunu belirten Backwell, bu sorunların teknik olarak çözülebileceğini kaydetti.

Rüzgar sektörünün istihdam ve yatırım oluşturma, enerji sistemlerinin gelişimine katkı sağlama ve enerji dönüşümünü destekleme potansiyeline de dikkat çeken Backwell, sektörün bu mesajı kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31'de de gündeme taşıyacağını ifade etti.

TÜRKİYE'NİN RÜZGAR KAPASİTESİ 15 GİGAVATI AŞTI

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, Türkiye'nin rüzgar enerjisindeki mevcut kapasitesinin yaklaşık 15 gigavata ulaştığını belirtti.

Demircan, Türkiye'nin bu kapasiteyi gelecek 10 yılda yaklaşık 40 gigavata çıkarmayı hedeflediğini söyledi.

Denizüstü rüzgar enerjisinde ise 2035'e kadar 5 gigavat kapasiteye ulaşılması hedefleniyor.

Türkiye'nin enerji politikasının yerli ve yenilenebilir kaynakların artırılması, arz güvenliğinin sağlanması ve artan enerji talebinin karşılanması ekseninde şekillendirildiğini belirten Demircan, enerji talebinin son 10 yılda yıllık ortalama yüzde 5'in üzerinde arttığını ifade etti.

Gelecek dönemde enerji talebinin yıllık yaklaşık yüzde 4-5 seviyesinde büyümesinin beklendiğini belirten Demircan, üretim portföyünün bu talebe göre hazırlanması gerektiğini söyledi.

Denizüstü rüzgar projelerine ilişkin de bilgi veren Demircan, teknik şartname çalışmalarının tamamlanma aşamasında olduğunu ve Türkiye'nin ilk denizüstü rüzgar ihalesini 2027'nin ilk çeyreğinde gerçekleştirmeyi planladığını açıkladı.

Demircan, 2035'e kadar her yıl yaklaşık 1 gigavatlık ilave denizüstü rüzgar projesi gerçekleştirmeyi ve 2035 yılına kadar toplam 5 gigavat denizüstü rüzgar kapasitesine ulaşmayı hedeflediklerini belirtti.

YENİLENEBİLİR ENERJİDE FİNANSMAN İHTİYACI

Yenilenebilir enerji yatırımlarının önündeki temel sorunlardan birinin finansmana erişim olduğunu belirten Demircan, küresel iklim hedeflerine ulaşılabilmesi için mevcut yatırım seviyelerinin artırılması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanında güçlü bir sanayi ve insan kaynağı kapasitesi oluşturduğunu ifade eden Demircan, yeni yatırımların hayata geçirilmesi için finansman araçlarının çeşitlendirilmesine ihtiyaç bulunduğunu belirtti.

Finans kuruluşlarının enerji sektörünün dinamiklerini daha yakından anlaması gerektiğini kaydeden Demircan, yenilenebilir enerji yatırımları için yeni finansman modellerinin geliştirilmesinin önemine işaret etti.

Türkiye'nin COP31'e Antalya'da ev sahipliği yapacağını hatırlatan Demircan, zirvede yenilenebilir enerji ve karbon nötr hedeflerine ilişkin adımların gündeme geleceğini söyledi.

Demircan, COP31'in ülkeler arasındaki enerji işbirliğinin ve elektrik enterkonneksiyonlarının geliştirilmesi açısından da önemli bir fırsat oluşturacağını ifade etti.