AA muhabirine açıklamalarda bulunan Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Musa el-Koni, Meclis kararının Libya'nın Doğu Akdeniz'deki siyasi ve stratejik yönelimlerine etkilerini değerlendirdi.

Türkiye ile Libya arasında imzalanan Mutabakat Muhtırası'nın daha önce iç siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle Mecliste onaylanamadığını hatırlatan Koni, şu ifadeleri kullandı:

"(Meclisin) bu adımı uzun zamandır beklenen bir adımdı. Parlamentonun önceliklerinden biri Libya halkının haklarını savunmaktır. Temsilciler Meclisinin şu anda attığı adımın tam zamanında geldiğini düşünüyoruz. Türkiye-Libya muhtırasının onaylanması son derece yerinde bir adımdır.

Çünkü Libya halkının haklarını savunmak parlamentonun önceliklerinden biri ve bu herkesin uzun süredir bildiği temel bir haktır."

Koni, iki ülke arasında imzalanan muhtıranın uluslararası hukuk ve teamüllere dayandığını vurgulayarak "Biz (başından beri) kimsenin hakkını gasbetmek istemedik, sadece kendi haklarımızı istedik ki bu hak da uluslararası anlaşmalar ve teamüllerle güvence altına alınmıştır. Dolayısıyla (Meclisin) bu kararı tam zamanında gelmiştir. " dedi.

Yunanistan hakkı olandan fazlasını istiyor

Yunanistan ve Avrupa Birliği'nin Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasına yönelik itirazlarını değerlendiren Koni, "Libya ile Yunanistan arasındaki bu anlaşmazlık yeni ortaya çıkmış bir durum değildir. Kaddafi döneminden beri Yunanistan ile bir anlaşma imzalayamadık; çünkü Yunanistan kendine düşen paydan fazlasını istediği için buna engel oluyordu. Oysa Libya, Yunanistan, Mısır ve Türkiye dahil tüm ülkeler için belirli net bir pay vardır." ifadelerini kullandı.

Yunanistan'ın hakkı olandan fazlasını talep ettiği için Türkiye ve Libya arasındaki anlaşmaya itiraz ettiğine dikkati çeken Koni, şöyle devam etti:

"Yunanistan'ın itirazı doğal bir durumdur çünkü hakkı olandan fazlasını istemektedir. Bizimle onlar arasındaki fark budur; biz kendi haklarımızı istiyoruz, onlar ise hak ettiklerinden fazlasını talep ediyorlar. Biz 2011 öncesinde bile bu konuda kararlıydık, kaldı ki bugün Libya'nın hakkını savunması son derece doğaldır."

Avrupa Birliği'nin tepkisine dair ise Koni, "Avrupa Birliği'ne gelince, üye devletlerinden birine (Yunanistan'a) sempati duyması doğaldır. Yani, bu doğal bir dayanışmadır, ancak Avrupa Birliği'nin de sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir. Yunanistan da Avrupa Birliği'nden cesaret almamalı yerleşik normlara başvurmalıdır." görüşünü dile getirdi.

"Yunanistan'ın bir hakkı varsa, uluslararası tahkime başvurmalıdır." diyen Koni, "Ama bunu istemiyor çünkü buna hakkı olmadığını biliyor. Libyalıların (Türkiye-Libya arasındaki) bu anlaşmanın önemini anlamalarından çok mutluyuz çünkü bu onların haklarını ve deniz sınırlarını garanti altına alıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Yunanistan'ın AB'nin gücüne dayanmaya çalışması üzücü

Yunanistan'ın Libya Temsilciler Meclisinin anlaşmayı onaylamasının ardından yaptığı açıklamaları "üzücü" şeklinde niteleyen Koni, "Bu üzücü, gerçekten üzücü, söylediğim gibi Yunanistan'ın AB'nin gücüne dayanmaya çalışması üzücü. Avrupa Birliği, kendi üyelerinin diğer ülkelerin sınırlarını ihlal etmesini, Türkiye'ye, Libya'ya veya herhangi bir başka ülkeye karşı AB'ye dayanarak güç gösterisi yapmaya çalışmasını engellemelidir." diye konuştu.

Koni, Yunanistan'ın uluslararası anlaşma ve teamüllere saygı duymazsa kendisinin kaybedeceğini söyleyerek şunları kaydetti:

"Biz Akdeniz'de komşuyuz; deniz sınırları konusunda uluslararası anlaşmalar ve kabul görmüş teamüller var. Bu yüzden tüm bunlara gerek yok, çünkü sonunda kaybedecek olan kendisidir. Dolayısıyla hukuka riayet etmeli ve Libya ile Türk halkının imzaladığı bu anlaşmaya saygı duymalıdır."

Libya'nın kaynaklarının çoğu keşfedilmemiş durumda. Akdeniz'de veya Libya toprakları içinde karada imtiyaz alanlarına ihtiyacımız var. Özellikle Ukrayna ve Rusya arasındaki son olaylar ve Körfez'de yaşananlar sonrasında birçok ülke dikkatini Libya'ya çevirdi."

Koni, üretim kapasitesinin özellikle doğal gazda daha önce sınırlı olduğunu hatırlatarak "Ancak bu alanda uzmanlaşmış olan Türk kardeşlerimizle, hem petrol hem doğal gaz arama ve çıkarma konusunda koordinasyonu hızlandırmalıyız. Bu yeni bir şey değil; önceki dönemlerde bile Libya'nın batısında faaliyet gösteren Türk şirketlerine imtiyaz alanları verildiğini hatırlatmak isterim." dedi.

Temsilciler Meclisinin onayı Türkiye'ye kapıları ardına kadar açacak

Koni, Türkiye'nin Libyalı tarafları birçok kez bir araya getirdiğine dikkati çekti. Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı, bu konuda şu değerlendirmelerde bulundu:

"Özellikle şu an Türkiye'nin tüm taraflara açık olması, herkesle iletişim kurması ve hatta Libyalı tarafları birleştiren siyasi bir arabulucu konuma gelmesi hasebiyle ben her zaman Türkiye için 'taraf tutan arabulucu' ifadesini kullanırım.

Yani bir tarafa yakın veya bir tarafın yanında yer alıyor gibi görünse dahi bakış açılarını yakınlaştırma konusunda çok daha olumlu bir rol oynayabilir. Nitekim son dönemde tüm taraflara eşit mesafede durarak onları birden fazla kez bir araya getirdi, şu anda da en uzlaşmaz ve en güçlü tarafları Libya'yı içinde bulunduğu durumdan çıkaracak bir anlaşmayı imzalamak üzere Ankara veya İstanbul'da bir araya getirmeye çalışıyor."

Koni, "İnanıyorum ki Türkiye, bu hususta diğer tüm ülkelerden daha avantajlıdır ve bu konuda herhangi bir ülkeden çok daha fazla güce sahiptir. Bu nedenle Türkiye'nin bu yöndeki tutumunu sürdürmesini ve adımlarını biraz daha hızlandırmasını umuyoruz." diyerek Türkiye'ye olan güvenini vurguladı.

Temsilciler Meclisinin Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasını onaylamasının Türkiye'ye Libya'daki projeler konusunda kapıları sonuna kadar açacağını söyleyen Koni, "Meclisin onayı Türkiye'ye (Libya'da) kapıları ardına kadar açacaktır elbette. Türkiye Libya ile sadece anlaşma imzalayan bir dost ülke olduğu için değil aynı zamanda yetenek ve tecrübe sahibi olduğu için." dedi.

"Son zamanlarda herkes Türkiye'deki yollar, tüneller, köprüler, yüksek katlı inşaatlar ve dev projeler alanındaki kentsel rönesansı fark etti." ifadesini kullanan Libyalı yetkili, "Açıkçası Türklerin kendi topraklarında gerçekleştirdiği bu hızlı dönüşüm karşısında şok olduk. Herkes bu rönesansın kendilerine de yansıyacağını umuyor ve Libya elbette bu alandaki ana ortak olacak. Türkiye bu alanda (Libya için) birincil ortak olacak." ifadelerini kullandı.

Türk şirketlerinin petrol ve doğal gazın çıkarılmasında ülkenin her yerinde bulunmasını bekliyoruz

Koni, Libya'nın yeni petrol ve doğal gaz sahalarının keşfedilmesine ve geliştirilmesine ihtiyacı olduğunu belirterek "Şüphesiz ki Türkiye bu noktada temel bir ortak olacaktır. Diğer ülkelerden önce davranmasını umuyorum; çünkü bilinen büyük Türk şirketlerinin, tam da bu dönemde petrol ve gazın çıkarılması ve pazarlanmasına katkı sağlamak üzere Libya'nın her bölgesinde yer almasını bekliyoruz. " diye konuştu.

Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı, sözlerini şöyle tamamladı:

"Size söylediğim gibi Körfez'deki krizler enerji alanında dünyayı çok fazla etkiledi. Ayrıca Ukrayna savaşı da gerek Avrupa gerek Amerika gerekse diğer ülkeler olsun, piyasalarda büyük bir açığın oluşmasına neden oldu. Bu yüzden bugün değil, dünden harekete geçmeliyiz.

Bu anlaşmanın onaylanmasının ardından artık hemen yola koyulmalıyız. Türkiye'deki kardeşlerimizden diğerlerinden önce davranmalarını umuyoruz. Doğusuyla, batısıyla, güneyiyle ve Libya'nın tüm bölgeleriyle Libya tektir. Bugün Libya Türkiye'yi memnuniyetle karşılamaktadır ve geçmişte yaşanan tüm bu sorunları ve engelleri geride bırakmıştır."