Genel Sekreter Olcay Tok, ihale ve ödeme süreçlerine ilişkin konuştu
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının Mersin Büyükşehir Belediyesine yönelik yürüttüğü 2026/16178 sayılı soruşturmada, Belediye Genel Sekreteri Olcay Tok'un savcılıkta verdiği ifade dosyaya girdi. Tok, gözaltında bulunduğu sırada bazı kişilerin haksız yere suçlandığını düşündüğünü, bildiklerini "devletine yardımcı olmak" amacıyla anlatmaya karar verdiğini söyledi.
2019'da Mersin Büyükşehir Belediyesinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak göreve başladığını, 2020'de Genel Sekreter Vekili, 2022'den itibaren de Genel Sekreter olduğunu belirten Tok; Doğukan Uyan'ın belediye içindeki etkisi, ihaleler, satın alma birimleri ve hak ediş ödemelerine ilişkin çeşitli iddialarda bulundu.
Tok, ifadesinde Doğukan Uyan'ın belediye içinde etkisini artırdıktan sonra özellikle 5 milyon liralık açık ihaleler ile 21/b kapsamında gerçekleştirilen pazarlık ihalelerinde ihale bedelinin üzerine komisyon koyarak menfaat sağladığını ileri sürdü. Tok, söz konusu para trafiğinin nasıl gerçekleştiğine ilişkin bilgisi bulunmadığını da belirtti.
Tok ayrıca bazı isimlerin Doğukan Uyan'ın yönlendirmesi ve Belediye Başkanı Vahap Seçer'in talimatıyla Makine İkmal, Park ve Bahçeler ile Fen İşleri birimlerine yerleştirildiğini öne sürdü.
İfadesinde İbrahim Koyunoğlu, Tolga Kılıç, Eda Güngören Kılıç, Mustafa Kandemir ve Reşat Özkul'un satın alma süreçlerinde görev aldığını belirten Tok, bu kişilerin piyasa araştırmaları yaptığını ve ihaleye girecek firmaların belirlenmesinde etkili olduklarını iddia etti. Doğrudan teminlerde ise ağırlıklı olarak Metin Çulcu'ya ait Mermet firması ile Mustafa Keskin üzerinden kurulduğunu öne sürdüğü Serhat Çınar isimli şirketin kullanıldığını ifade etti.
Tok, 2019'da yaklaşık 70 milyon liralık katı atık ihalesini Ceynak firmasının aldığını belirterek, şirket sahibi Ali Avcı'nın oğlundan 1 milyon 750 bin liranın belediyede çalışan Aslı Gür tarafından alındığını bildiğini söyledi. Gür'ün daha önce Seçer Tarım'da çalıştığını, daha sonra belediye şirketinde işe alındığını ve özel kalemde "para işlerine baktığını" öne sürdü.
Tok, 2022'den sonra katı atık işinde Çevtem firmasının gündeme geldiğini, kendi bulunduğu bir ortamda Doğukan Uyan ile Vahap Seçer'in işin Çevtem'e verilmesine karar verdiklerini iddia etti.
Tok'un ifadesine göre ihale şartnamesi Doğukan Uyan tarafından hazırlanarak Çevre Koruma Daire Başkanı Bülent Halisdemir'e sunuldu. Halisdemir'in önce buna karşı çıktığını, ancak işten çıkarılma endişesiyle şartnameyi sisteme girmek zorunda kaldığını ileri süren Tok, çıkan tartışmada Uyan'ın Halisdemir'e hakaret ettiğini ve üzerine yürüdüğünü, kendisinin de araya girdiğini söyledi.
Tok, ihalede Çevtem'in yaklaşık 182 milyon liralık teklif verdiğini, Ceynak'ın ise teklif yerine şikayet dilekçesi sunduğunu anlattı. İhalenin daha sonra iptal edildiğini, işin bir süre İmar AŞ üzerinden yürütüldüğünü, ardından yeniden açık ihaleye çıkılarak Çevtem'e verildiğini öne sürdü.
Tok'un savcılık ifadesinde yer alan bir diğer konu ise Park ve Bahçeler ihalesi oldu. HLZ isimli firmanın yaklaşık 200 milyon liralık bir ihale aldığını belirten Tok, firma ortaklarından Nesih Aktepe'nin odasına gelerek kalan hak edişinin ödenmesini talep ettiğini söyledi.
Tok'un iddiasına göre Aktepe, Ferit isimli kişi aracılığıyla Metin Çulcu'ya iki kez 4,5-5 milyon lira civarında para gönderdiğini ve bu paranın Doğukan Uyan'a verileceğini kendisine söyledi.
Olcay Tok, belediyedeki işleyişten rahatsız olduğunu ve eski sisteme dönülmesi gerektiğini Vahap Seçer'e ilettiğini de anlattı.
Tok'un ifadesine göre Seçer kendisine, "Her şeyden benim haberim var" dedi. Tok, 2024 yılının nisan ayında aynı konuyu yeniden gündeme getirdiğini, bir süre kendi önerdiği sistem uygulandıktan sonra Seçer'in kendisini telefonla arayarak Doğukan Uyan'ın söylediği şekilde devam edilmesini istediğini öne sürdü.
Tok, belediyede firmalara yapılacak ödemelerin normalde Mali Hizmetler tarafından hazırlanarak bütçeye ve hak ediş tarihine göre sıralandığını söyledi.
Ancak daha sonra Vahap Seçer'in talimatıyla ödeme listesinin Doğukan Uyan tarafından yeniden düzenlendiğini, bazı firmalara öncelik tanındığını ve Uyan'ın bu firmalardan "pay aldığını" iddia etti. Tok, buna örnek olarak Çevtem firmasını gösterdi.
Tok'un beyanına göre Mali Hizmetler Daire Başkanlığındaki Aynur Ata da ödeme listeleri nedeniyle baskıya uğradı. Tok, Doğukan Uyan'ın Ata'ya, "Sen benim listeme ödeme yapmadın, ben krediyi bunun için çektirmiştim, çok yakında seni sürdüreceğim" dediğinin kendisine aktarıldığını belirtti. Sisteme itiraz eden bazı isimlerin zamanla dışlandığını da ileri sürdü.
Olcay Tok, ilk operasyonda tutuklanan Ahmet Özel ve Mehmet Bölükbaşı'nın kusurlu olduklarını düşünmediğini belirterek, Fen İşlerinde görevli Reşat Özkul ile Makine İkmalde çalışan İbrahim Koyunoğlu'nun bazı usulsüzlüklerde rol oynadığını ileri sürdü.
Tok, Makine İkmal Daire Başkanı Murat Eren'in ise söz konusu işlerin içinde olmadığını düşündüğünü söyledi.
Tok, ifadesinin son bölümünde Metin Çulcu'nun 2025 yılının nisan veya mayıs ayında kendisine haber göndererek Tolga Kılıç ve Eda Güngören'in düğünleri için para istendiğini anlattı.
Konuyu araştırdığını ve Metin Çulcu'nun belediyedeki işlerinin kesilmesini istediğini belirten Tok, daha sonra Çulcu'nun Murat Eren'i tehdit ettiğini ve Makine İkmal Dairesine giderek Eda Güngören'in odasının kapısını tekmelediğini öne sürdü.
Olcay Tok, ifadesinin sonunda, "Aklıma gelecek başka olay ve olgular olursa ifade vermeye hazırım" dedi. Tok'un müdafii ise müvekkilinin bildiklerini devlete yardımcı olmak amacıyla anlattığını ifade etti.




