Eski Mısır'da hükümdarların ölümünün ardından saray görevlileri, zanaatkarlar ve diğer hizmetlilerin de kurban edilerek kraliyet mezarlarının çevresine defnedildiği tezini güçlendiren bulgulara ulaşıldı.

ABD'deki Purdue Üniversitesinde görevli Dr. Roselyn Campbell, yaptığı araştırma kapsamında Mısır'ın Birinci Hanedanlık dönemine ait kraliyet mezarlarının bulunduğu Abidos kentindeki Umm el-Qa'ab mezarlığına gömülen 46 kafatasını inceledi.

Araştırmada, bu kişilerden 18'inin kafatasında ölümcül kırık ve yaralanmalar tespit edildi.

Bu kırıkların bir bölümünün, gömülmelerinin üzerinden uzun zaman geçtikten sonra oluşan hasarlardan ziyade ölümlerine yakın dönemde meydana gelmiş olması, bu kişilerin şiddet sonucu öldürülmüş olabilecekleri tezini güçlendirdi.

Bulgular, kraliyet mezarlarının çevresindeki "ikincil mezarlara" gömülen kişilerin en azından bir bölümünün, hükümdarın ölümünün ardından kurban edilmiş olabileceğine işaret etti.

İkincil mezarların sayısı zaman içinde hızla azaldı

Araştırmada dikkati çeken diğer nokta ise kraliyet mezarlarının çevresindeki ikincil mezarların sayısının zaman içinde hızla azalması oldu.

Bu, hükümdarların hayatını kaybetmesinin ardından saray görevlileri, zanaatkarlar ve diğer hizmetlilerin de öldürülerek kraliyet mezarlarının çevresine defnedilmesi geleneğinin, İkinci Hanedanlığın başlangıcında ortadan kalktığı şeklinde değerlendirildi.

Araştırmanın yazarı Campbell, The Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, Birinci Hanedanlığın ilk hükümdarı Aha'nın yalnızca birkaç ikincil mezara sahip olduğunun görüldüğünü, öte yandan haleflerinin mezarlarının çevresinde yüzlerce ikincil mezarın bulunduğunu belirtti.

Campbell, "Mısır'da hükümdarın hizmetlilerinin kurban edilip edilmediği sorusu bir asırdan uzun süredir tartışılıyor ancak bu, doğrudan mezarlardaki insan kalıntılarını inceleyen ilk araştırma." ifadesini kullandı.

Çalışmanın sonuçları, "Frontiers in Environmental Archaeology" dergisinde yayımlandı.