(MÜNİH) – Almanya'nın Münih kentinde 17 Avrupa ülkesinin İçişleri Bakanı, göç ve iltica politikasında yeni adımları görüşmek üzere bir araya geldi. Toplantıda, dış sınırların güçlendirilmesi, düzensiz göçün azaltılması ve geri gönderme süreçlerinin hızlandırılması ele alındı.
Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt'in davetiyle, 17 Avrupa ülkesinin İçişleri Bakanı, Avrupa'nın göç ve iltica politikasında atılacak yeni adımları görüşmek üzere Münih'te bir araya geldi.
"Munich Migration Meeting" adı verilen toplantının ana gündemini, Avrupa göç politikasında yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi oluşturdu. Görüşmelerde, Avrupa Birliği'nin (AB) dış sınırlarının daha etkin korunması, düzensiz göçün azaltılması, iltica kurallarının sıkılaştırılması ve geri gönderme işlemlerinin hızlandırılması ele alındı.
Münih göç toplantısı öncesinde açıklama yapan Dobrindt, Münih'in Avrupa göç politikasının merkezi haline geldiğini söyledi. Dobrindt, AB'nin yeni Ortak Avrupa İltica Sistemi'nin (GEAS) haziran ayında yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, Avrupa'da göç politikasının daha etkin uygulanması gerektiğini savundu.
Dobrindt, toplantının amacının Avrupa'da göç politikasında yeni adımlar atılması olduğunu belirterek, özellikle AB'nin dış sınırlarının güçlendirilmesi ve AB sınır koruma ajansı Frontex'in yetkilerinin artırılması gerektiğini belirtti.
YENİ BİR AVRUPA GÖÇ KRİZ MEKANİZMASI ÖNERİSİ
Almanya İçişleri Bakanı, olağanüstü göç hareketleri için yeni bir "Avrupa göç kriz mekanizması" oluşturulmasını önerdi. Bu mekanizma kapsamında, bazı istisnai durumlarda kişilerin hızlı şekilde geri gönderilmesinin mümkün olması gerektiğini söyleyen Dobrindt ayrıca, AB sınır koruma ajansı Frontex bünyesinde, sınır bölgelerine 24 saat içinde ulaşabilecek bir müdahale gücü oluşturulması gerektiği önerisinde de bulundu.
Toplantının ardından konuşan Dobrindt, Frontex'in yetkilerinin artırılması konusunda toplantıya katılan ülkeler arasında geniş bir görüş birliği bulunduğunu aktardı.
Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de AB dışında kurulması planlanan geri gönderme merkezleri oldu. Dobrindt, Avusturya, Hollanda, Danimarka ve Yunanistan'ın yanı sıra AB Göç Komiseri Magnus Brunner ile bu merkezlerin kurulması konusunda bir grup oluşturulduğunu bildirdi.
Alman Bakan, Almanya'nın geçmişte Avrupa'daki göç tartışmalarında zaman zaman diğer ülkelerden uzak bir pozisyonda kaldığını belirterek, Avrupa ülkeleri arasında daha yakın iş birliği kurulmasının önemine dikkat çekti.
"TOPLANTI GÖÇ KONUSUNDA ORTAK HAREKET ETME EĞİLİMİNİN GÖSTERGESİ"
Hildesheim Üniversitesi'nden siyaset bilimci Hannes Schammann ise toplantıyı, Avrupa ülkeleri arasında göç konusunda yeniden ortak hareket etme eğiliminin bir göstergesi olarak değerlendirdi. Schammann, bu yeni iş birliğinin önceki dönemlerden farklı bir politika anlayışıyla şekillendiğini söyledi.
Toplantıda, Avrupa ülkeleri arasındaki göç politikası anlaşmazlıkları da gündeme geldi. İtalya İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi, toplantıya katılırken, İtalya ile Almanya arasında Almanya'ya ulaşan göçmenlerin geri kabulü konusunda yaşanan anlaşmazlıkların kamuoyu önünde ele alınmadığı görüldü.
Göç ve sosyal hukuk uzmanı Constantin Hruschka ise ortak sosyal etkinliklerin ülkeler arasındaki ilişkileri güçlendirebileceğini ifade etti. Siyaset bilimci Schammann ise toplantıyı, Avrupa ülkelerinin göç konusunda karşı karşıya gelmek yerine ortak hareket etme arayışının bir göstergesi olarak değerlendirdi.
İspanya ise toplantıya katılmadı. Özellikle İspanya'nın Kuzey Afrika'daki Ceuta bölgesine yönelik yoğun göç hareketinin ardından bazı AB ülkeleri İspanya'nın göç politikasını eleştirmişti.
Toplantının resmi bölümünün ardından Avrupa ülkelerinin İçişleri Bakanları Münih'te düzenlenen Oktoberfest'e geçti. Dobrindt, Avrupa ülkeleri arasında daha yakın ilişkiler kurulması için yalnızca resmi görüşmelerin yeterli olmadığını belirterek, bakanlar arasındaki kişisel ilişkilerin de önemli olduğunu vruguladı.




