Akciğer sertleşmesinin en çok erkeklerde görüldüğüne işaret eden Prof. Dr. Bingöl şunları söyledi:

“Akciğer sertleşmesi hafife alınmaması gereken bir hastalık. Sessizce ilerleyen akciğer hastalıkları, çoğu zaman belirtiler fark edildiğinde ciddi bir aşamaya ulaşabiliyor. Bunlardan biri de halk arasında akciğer sertleşmesi olarak bilinen İdiyopatik Pulmoner Fibrozis (İPF). Akciğer sertleşmesi, akciğerlerdeki hava keseciklerinin çevresinde yara dokusu oluşması ve akciğerlerin zamanla esnekliğini kaybetmesidir. Normalde akciğerlerimiz nefes alırken kolayca genişler ve verdiğimiz nefesle tekrar küçülür. Ancak yara dokusu oluştuğunda akciğerler sertleşir. Oksijenin akciğerlerden kana geçmesi zorlaşır ve kişi özellikle hareket ederken nefes darlığı yaşamaya başlar. Akciğer sertleşmesi tek bir hastalığın adı değildir. Romatizmal hastalıklar, bazı ilaçlar, mesleki tozlara maruz kalma ve başka akciğer hastalıkları da akciğerde sertleşmeye neden olabilir. Bu nedenle doğru tanının konulması önemlidir.

Türkiye’de İPF görülme sıklığı güncel verilere göre yılda her 100 bin kişide yaklaşık 5 yeni vaka olarak hesaplanmıştır. Zaman içinde nefes darlığının artması, yürüme ve günlük işlerde zorlanma, kandaki oksijen seviyesinin düşmesi ve oksijen tedavisi ihtiyacı, akciğer damarlarındaki basıncın artması, kalbin sağ tarafının zorlanması ve bazı hastalarda kalp yetmezliği, ani kötüleşme atakları ve solunum yetmezliği görülebilir.

Akciğer sertleşmesi başlangıçta sinsi ilerleyebilir. Belirtiler çoğu zaman yavaş yavaş ortaya çıkar. İPF daha çok 50 yaşından sonra görülür. Tanı konulan hastaların ortalama yaşı yaklaşık 65’tir. Bununla birlikte farklı akciğer sertleşmesi yapan hastalıklar daha genç kişilerde de ortaya çıkabilir. En sık görülen belirtileri nefes darlığı, kuru öksürük, çabuk yorulma, parmak uçlarında yuvarlaklaşmadır (çomaklaşma). Özellikle 50 yaşın üzerindeki kişilerde giderek artan nefes darlığı ve geçmeyen kuru öksürük varsa bunun yalnızca yaşlanmaya bağlanmaması, göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerekir.”