İSTANBUL Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Sarıgül Ailesi’ne yönelik ‘kara para aklama’ ve ‘cinsel saldırı’ iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan Cihan Tunç’un ek ifadesi ortaya çıktı. Ailenin ‘kara kutusu’ olarak anılan Tunç’un 4 sayfalık ifadesine Hürriyet ulaştı.
28 Ekim 2026 günü verdiği ek ifadede, ilk ifadesinin alındığı gün olayın şokuyla bildiklerini anlatamadığını, şimdi bildiği her şeyi anlatacağını söyleyen Tunç, Emir Sarıgül’ü 25 yıldır tanıdığını, Mustafa Sarıgül belediye başkanı olduktan sonra Emir’e belediyenin 6’ncı katında özel bir oda tahsis ettirdiğini, burada iş takibi yapmaya başladığını anlattı: “Emir Sarıgül, burada birçok inşaatın devam ettiği süreçlerde inşaat sahipleriyle görüşmeler yapardı. Davut Kaymak hem Mustafa Sarıgül döneminde hem de öncesinde belediyede bilgi işlem müdürü olarak görev yapmaktaydı. Ben bu şahsın, vatandaşlar tarafından ödenen vergiler ile ilgili tarihlerde değişim yaptığını, bazı kayıtları sildiğini belediye içinden duymuştum. Bu değişikliklerin Osman Aslan’ın hastanede olduğu süreçte yapılan imar işleriyle ilgili olabileceğini tahmin ediyorum.
Altınbaş Ailesi’nin Şişli’de Kredi West Faktoring adlı bir şirketleri olduğunu biliyorum. İlhami Kaymak aynı zamanda İsviçre vatandaşıdır. Mustafa Sarıgül ve oğluyla çok eskiden tanışır. Bu şahıs sık sık Mustafa Sarıgül’ün konutuna, Emir Sarıgül’ün de Levent’teki ofisine giderdi. Emir Sarıgül ile yaptığım telefon konuşmalarından Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül’ün, İlhami Kaymak ile göstermelik senetler imzalayarak sözde bir alacak-verecek ilişkisi yaratıp İsviçre’ye para gönderdiklerini anladım. Emir Sarıgül ve Fatoş Altınbaş evli iken Burak Kaya’ya ait özel jetle sürekli olarak yurtdışı seyahatleri yaparlardı. Yine Emir Sarıgül ile yaptığım konuşmalarda bana Fatoş Altınbaş’ın Kapalıçarşı’dan altın ve pırlanta aldığını, bunları Burak Kaya’ya ait jetle yurtdışına götüreceğini söylemişti. Hatta Atatürk Havalimanı’nda Erol isimli bir görevlinin işlemlerinde kendilerine yardımcı olduğunu, kendilerinin aranmamalarını sağladığını söylemişti. Bu olaylar hatırladığım kadarıyla 2014-2015 yılları arasında başlamıştı. Boşanana kadar da devam ettiğini düşünüyorum.
Altınbaşlara ait bir yalı hakkında bildiklerim vardı. Ali Altınbaş’a ait olan bu yalı 2020-2021 yıllarında Emir Sarıgül’e devredildi. Devredildikten sonra Emir Sarıgül ile telefonda konuşurken bana yalının bir kısmını Serkan Korkutata’ya devrettiğini söylemişti. Emir Sarıgül bir süre sonra bu yalıyı satmak istedi. Hatta yalının satışı için Sinan Çampınar isimli biri üzerinden Alman vatandaşlarla görüştüğünü, sözleşmelerin hazırlandığını söylemişti. Birkaç hafta sonra satış işinin ne olduğunu sorduğumda iptal olduğunu, anlaşamadıklarını ancak bir tekneyi bedelsiz olarak alarak bu olaylardaki mağduriyetlerini gidereceklerini söyledi. Zannediyorum yalının satışı için Sinan’a verilmiş komisyon bedeline karşılık bu tekne bedelsiz olarak alınmış olabilir. Emir Sarıgül bana maddi zorluk çekmesi sebebiyle bu yalıyı satmak istediğini, yalı için 30 milyon dolar para istediğini söylemişti. Ben olayın sadece bu kısmını biliyorum. Sonrasında Emir Sarıgül tekneyi devraldı. Yaklaşık 1-2 ay kadar önce kendisine ait olan Mercedes Maybach ve son model bir Range Rover marka aracı Serkan Korkutata’nın kardeşi olan Sercan Korkutata’ya devretti. Devir karşılığında bir bedel alıp almadığını bilmiyorum.






