Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST), Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Görgün, festivalin üçüncü gününde Kültür ve Medeniyet (KÜME) Vakfı tarafından düzenlenen "KÜRE Konuşmaları" etkinliği kapsamında "Savunma Sanayii ve Kalkınma" başlıklı söyleşiye katıldı.
TEKNOFEST'in, inovatif fikirlerin kendine yer bulduğu stratejik bir platforma dönüştüğünü ifade eden Görgün, savunma sanayisindeki insan kaynağının genç ve dinamik yapısına dikkati çekti.
"Gençlerimize sonuna kadar güveniyoruz"
Haluk Görgün, zorlu problemleri çözen ve uyum içinde çalışan ekiplere sonuna kadar güvendiklerini belirterek, "Havada, denizde, karada, suyun altında çalışacak ve uzaya gidecek platformları üretiyorlar. Gururla söylüyoruz ki bu ekiplerin yaş ortalaması 34. Hatta yaş ortalaması 28-29 olan şirketlerimiz bile var. Dolayısıyla biz gençlerimize sonuna kadar güveniyoruz." dedi.
Savunma sanayisinde görev yapan üniversite mezunu çalışanların yaklaşık yüzde 97'sinin Türk üniversitelerinden mezun olduğunu bildiren Görgün, şu değerlendirmede bulundu:
"Bizim için insan kıymeti çok önemli. Çok komplike sistemler üretmiş olabilirsiniz. Ancak o sistemleri geliştirebilecek hatta bırakın geliştirmeyi, idame ettirebilecek insan yeteneğiniz ve yetkinliğiniz oluşmamışsa, ürettiğiniz sistem ne kadar kıymetli olursa olsun, ihtiyacınız olduğunda kullanamıyorsanız hiçbir işe yaramaz demektir. Bu sebeple savunma sanayimizdeki temel unsur, Sayın Cumhurbaşkanımızın da ortaya koyduğu vizyondur. Bu vizyonun temelinde Türk insanına, gencine, mühendisine, üreticisine ve sanayicisine duyulan güven ile onlara verilen fırsatlar yer almaktadır. Türk genci, girişimcisi ve sanayicisi, ortaya konan bu motivasyonu ve verilen fırsatları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyor. Bu sayede bugün Türkiye, dünyada savunma sanayisi ihracatı yapan ülkeler arasında 11'inci sırada yer alıyor. Ayrıca ihracat potansiyeline bakıldığında, Türkiye dünyada en fazla ülkeye ürün ihraç eden ülkeler arasında bulunuyor. Artık 185 farklı ülkeye, 230'un üzerinde ürün ihraç edebilen bir ülkeyiz."
"SİHA kameralarının kilogram başı ihracat değeri 20 bin dolar"
Savunma sanayisinde geliştirilen yüksek teknolojili ürünlerin zamanla günlük yaşantıyı dönüştürdüğünü anlatan Görgün, sektördeki katma değerli üretimin, Türkiye'nin ihracat rakamlarına yansıdığını aktardı.
"Dünya artık insan hayatını kolaylaştıran, güveni ve barışı tesis eden, maliyet etkin sistemlerin üretilmesini zorunlu kılıyor. Türkiye'nin genel ihracatında kilogram başı değer 1,5 dolar civarındayken, savunma sanayimizde hacimli ürünleri de ortalamaya kattığımızda kilogram başı ihracat oranımız 65 dolara ulaşıyor. Hatta SİHA'larımızda kullandığımız kameraların kilogram başı değeri 20 bin dolar civarında. O kameraların içindeki dedektörlerin kilogram başı değeri de 50 bin dolardır. Yetişmiş insan kapasitesinin artmasıyla birlikte bu yüksek katma değerli alana dönüşüm doğal bir zorunluluktur."
"Azerbaycan'da yüksek bütçeli yeni sözleşmeler imzaladık"
Savunma Sanayii Başkanı Görgün, Şanlıurfa'ya gelmeden Azerbaycan'a gittiğini belirterek, "Çok ciddi platformlar için yüksek bütçeli yeni sözleşmeler imzaladık ve görüşmelerimize hız kesmeden devam ediyoruz." ifadesini kullandı.
Türk savunma sanayisi şirketlerinin geçen yıl 10,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini ve 18 milyar dolara yakın yeni ihracat sözleşmesi imzaladığını hatırlatan Görgün, bu yılın son çeyreğinde tablonun daha da güçlendiğini aktardı.
Milli sistemlere Anadolu'nun isimleri veriliyor
Söyleşinin ardından katılımcıların sorularını da yanıtlayan Görgün, savunma sanayisinde dışa bağımlılıkla mücadelede izledikleri stratejilere ilişkin bir soru üzerine "Tam bağımsız Türkiye" vizyonuna işaret etti.
Sektörde güven inşasının en önemli unsur olduğuna dikkati çeken Görgün, "Birinci stratejimiz sözümüzü tutmaktır. İkincisi, satış sonrası destektir. Sadece ürünü teslim edip ücretini almakla işimizin bitmediğini biliyoruz. Üçüncüsü ise stratejik hedeflerimizdir. Mücadelemiz yerli ve milli olanı üretmek ve dost-müttefik ağımızı genişletmektir." değerlendirmesinde bulundu.
TEKNOFEST'in sadece bir teknoloji etkinliği değil, aynı zamanda takım ruhu ve sorumluluk bilinci kazandıran bir platform olduğunu aktaran Görgün, "Şirketlerimizde staja veya işe kabul süreçlerinde görüyorum ki TEKNOFEST gibi yerlerden geçen gençlerimiz kendilerini parlayan bir lamba gibi belli ediyorlar. Şirketlerimiz de bu fırsatı kaçırmıyor ve o gençleri kıymetlendiriyorlar." dedi.
Görgün, yerli ve milli sistemlere isim verilirken Türk kültürüne ve Anadolu coğrafyasına uygun tercihlerin yapıldığını, bu hassasiyetten dolayı Savunma Sanayii Başkanlığının Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından ödüle layık görüldüğünü sözlerine ekledi.




