Şile Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davanın yedinci duruşmasında, Kabadayı'nın da beyanda bulunmasıyla tüm sanıkların savunmaları tamamlandı.
Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya Özgür Kabadayı'nın da aralarında olduğu 12 tutuklu sanık katıldı. Duruşmada, bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları da hazır bulundu.
Tutuklu sanık Evren Buçan, savunmasında, 2024'te Beykoz Belediyesi'nde görev yaptığını, Mart 2025'te Şile Belediyesi'ne geçtiğini belirterek, rüşvet isnadına konu dosyaların, yüzde 70'lik harç artışından etkilenmemek için 2024'ün son aylarında eksikliklerine rağmen başvuruları yapılan dosyalar olduğunu öne sürdü.
"Kamu zararı oluşturulabilecek talebi reddettiği için şahsıma ve çalışma arkadaşıma fiziki saldırıda bulunuldu"
Buçan, "2025 yılının Mayıs ayında müdürlüğümüze müracaatı olan bir dosyada mevzuata uygun olmayan kamu zararı oluşturulabilecek talebi reddettiği için şahsıma ve çalışma arkadaşıma makamında fiziki saldırıda bulunuldu. Bu konuda Şile Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayetle bulundum. Daha sonra haklı olduğumu anlayınca gelip özür dilediler. Yine bir projenin mal sahibinin başkan yardımcımız Tuncay Tolga Özçakmak'ın makamında fiziki saldırıda bulunduğunu belediye başkanımız ve meclis üyelerinin araya girmesiyle şikayette bulunulmadığını biliyorum." dedi.
Ramazan ayında düzenlenen bilgilendirme toplantısının ardından proje mühendisleri ve yapı müteahhitlerinin, kendisi ve belediye yöneticileri hakkında bağış, yardım veya rüşvet almadan dosyalara onay vermedikleri yönünde söylentiler çıkardığını belirten Buçan, "Proje mühendisleri, yapı müteahhitleri ve yapı sahipleri arasında başkanlığımıza müracaat edilmiş dosyalarda iyi niyetli olarak bağış yapma teklifinde bulunanlar oldu. Yapmak istedikleri bağış konusunda belediyenin ilgili müdürlüğüyle görüşmeleri yönünde yönlendirme yaptım. Fakat bağış yapan ya da yapmayan hiçbir proje mühendisinin veya müteahhidin projesiyle ilgili ne yapım ruhsatı sürecinde ne de mevzuat alanında herhangi bir ayrıcalık tanımadım. " diye konuştu.
Buçan, belediyedeki yapı ruhsat işlemlerinde tek başına imza yetkisinin bulunmadığını, ruhsatların sırasıyla raportör, müdür ve başkan yardımcısı tarafından imzalandığını aktararak, "Yapı kullanma izin belgesi düzenlenmesi ise görev yaptığım yapı ruhsat biriminin değil, yapı kontrol biriminin görevi ve yetki alanındadır. O dönem sorumlusu da Ahmet A'dır. Bu nedenle imar konularından 'Evren sorumludur veya Evren para alamadan iskan onaylamıyordu' şeklindeki beyanlar belediyenin işleyişine aykırıdır. Yalnızca müdürümün izinli olduğu dönemde, üç gün sanırım, bazı iskan dosyalarını tarafımca imzalattığı olmuştur Ahmet A'nın. Bu dosyaların da incelenmesini talep ediyorum." şeklinde konuştu.
"Bazı usulsüzlükleri araştırdım. Bazılarına müdahale ettim"
Tutuklu sanık Özgür Kabadayı, savunmasında menfaat karşılığında para aldığı ve belediyede görevli kişilere talimat verdiği yönündeki iddiaları reddetti.
Belediye personeline ilişkin şikayetler üzerine bazı çalışanların görev yerlerini değiştirdiğini veya görevlerinden uzaklaştırdığını belirten Kabadayı, özel kalem müdürü olarak görev yapan Oğuz Kaçmaz'ı da iddianameye konu iki eylemden şüphelendiği için başka bir birimde görevlendirdiğini anlattı.
Kabadayı, savunmasında, "Bazı usulsüzlükleri araştırdım. Bazılarına müdahale ettim. Bazılarını ise tecrübesizliğim ve içinde bulunduğum şartlar nedeniyle zamanında çözememiş olabilirim. Ancak idare eksiklik veya yanlış değerlendirme ile suç işleme kastı aynı şey değildir. Kendi menfaatim, kendi menfaatim için suç işlemek, başkalarıyla suç anlaşması yapmak, menfaat toplamak üzere ekip kurmak veya bu amaçla talimat vermek gibi bir irade, asla ve asla olmamıştır." dedi.
Seçimin ardından partisince bazı toplantılar düzenlendiğini, iddianamede yer alan hususlara ilişkin kendi değerlendirmelerini de yaptığını ifade eden Kabadayı, savunmasını şöyle sürdürdü:
"Seçimden yaklaşık 1-2 ay sonra İstanbul Avrupa yakasından bir otelde CHP'li 26 belediye başkanının katıldığı bir toplantı yapıldı. Toplantıya Ekrem İmamoğlu ve o zamanın CHP İl Başkanı Özgür Çelik çağırdı. Toplantı öncesinde telefonlarımız özel kalemlere verildi. ve benim telefonumu da o zaman yanımda bulunan özel kalem Oğuz aldı. Toplantının konusu partinin kazandığı belediye sayısı, il örgütlerinin masrafları, önümüzdeki kongre, kurultay ya da cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili bütçe konuşuldu. 26 ilçe belediye başkanı var orada 25'i zaten geçmiş dönemde ya meclis üyeliği yapmış ya belediye başkanlığı yapmış ya siyasete belli bir yerlere gelmiş. Bir tek ben bu süreçlere yabancı olarak oradaydım. Toplantının bitiminde hatta şu oldu belediyelerle ilgili de il başkan yardımcılarının görevlendirileceği, belediyelerin büyüklüğüne göre rakam belirleneceği, Anadolu yakası için il başkan yardımcısı Hasan Tozkoparan olarak aktarıldı. Oğuz'un bu ifadelerinden sonra bu konular netleşti. Toplantı sonrasında Ekrem İmamoğlu ile bu konu üzerine görüşmek istedim fakat olayın karmaşıklığı, herkesin gerginliği bu yüzden görüşemedim."
Oğuz Kaçmaz'ın siyasi çevresinin geniş olduğunu ve belediyecilik konusunda kendisinden daha tecrübeli olduğunu belirten Kabadayı, Şile'ye döndüğünde Kaçmaz'a para işlerine karışmamaları ve yalnızca belediye hizmetlerine odaklanmaları gerektiğini söylediğini savundu.
Sanık Kabadayı, Hasan Tozkoparan'ın kendisini ısrarla aradığını, bu görüşmeleri çeşitli gerekçelerle geçiştirdiğini ancak sonunda bu tür işlere girmeyeceğini Tozkoparan'a açıkça söylediğini kaydederek, "Şile'de bir otelde İBB meclis üyesi kampı yapıldı. Bu kampın parası benden istendi. Bunu da bana ileten Oğuz Kaçmaz. Ben de hemen akabinde tabii Oğuz'u arayan Hasan Tozkoparan. Ama ben Özgür Çelik'i aradım. Bu konuya itiraz ettim. Orada şöyle bir konuşma oldu. Şile'yi CHP'nin kazanacağını düşünselerdi ben aday olamazdım. İlla ki kendi içlerinden bir tanesi aday olacaktı. Burada herkesin de konuştuğu gibi zaten kazanılacağı düşünülmüyordu. O yüzden de herhangi bir adaylık masrafı ya da adaylık parası böyle bir talepte bulunmadı benden. Ama seçim kazanıldıktan sonra ne oldu? Şile'ye bir akın oldu o zamanki parti tarafından şu andaki CHP'den bahsetmiyorum. Adaylık döneminde para vermemiş olmamın telafi edilmesinin beklendiği yönünde sözler söylendiğini çok iyi hatırlıyorum. Yani bu otel parasıyla ilgili. Ben bu talepleri tek karşıya çıktım, bir lira dahi ödemedim." diye konuştu.
"Belediye Başkanı olarak her idari kararı en doğru zamanda verememiş olmam mümkündür"
O dönem CHP İl Başkanlığı binasında toplantılar olduğunu ve kendisinin de katıldığını anlatan Kabadayı, "Hasan Tozkoparan'ın Şile Ağva'da kendisine yakın olan kişilere ait bir yapının iskanıyla ilgili bir menfaat karşılığında partiye istenen tutardan mahsup yapılacağını söyledikten sonra bunu il başkanlığının kamera kayıtlarından lütfen isteyin, ben toplantıdan çıktım. Çünkü artık taleplerden bunaldım." dedi.
Soruşturmaya konu 22 eylemden birçoğunu iddianame hazırlandığında öğrendiğini öne süren Kabadayı, "Bazı konuları soruşturma sırasında öğrendim, bazılarını duyduğumda araştırma yaptım, kişileri yüzleştirdim, ruhsat iptal ettirdim veya görev değişikliğine gittim. Belediye Başkanı olarak her idari kararı en doğru zamanda verememiş olmam mümkündür. Fakat bundan kişisel menfaat elde ettiğim, rüşvet istediğim, suç işlemek için örgüt kurduğum ve talimat verdiğim sonucu çıkarılamaz. Tecrübemin olmadığını çok belli etmemden dolayı bu süreci bir mağduru sayılırım." ifadelerini kullandı.
Kabadayı, dosyaya konu olan Şile'deki festival kapsamında sanatçı Sıla'nın konser vermesine ilişkin iddiaların sıkça gündeme getirildiğini belirterek, söz konusu sanatçının özellikle davet edilmesini talep etmediğini savundu.
Şile'de daha önce sahne alan sanatçıların yeniden davet edilmemesini istediğini anlatan Kabadayı, konser organizasyonuna ilişkin konunun magazinleştirildiğini, kendilerine sunulan sanatçılar arasından programı uygun olanların tercih edildiğini ifade etti.
Özgür Kabadayı, yaklaşık 5 saat savunma yaptı.
Savcıdan Özgür Kabadayı ile 11 sanığın tutukluluğunun devamı talebi
Tüm sanıkların savunmalarının alınmasının ardından görüşü sorulan duruşma savcısı, Özgür Kabadayı'nın da aralarında bulunduğu 12 tutuklu sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.
Savcı, tutuksuz sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin ise devamına karar verilmesini istedi.
Tutuklu sanıklar, savcının taleplerine ilişkin yaptıkları savunmalarda suçsuz olduklarını belirterek, tahliyelerini ve beraatlarını talep etti.
Mahkeme başkanı, sanık avukatlarının beyan ve taleplerinin dinlenmesi için duruşmayı cuma gününe erteledi.

