İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Şile Belediyesine yönelik 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma', 'Rüşvet', 'İrtikap' ve 'İhaleye fesat karıştırma' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan, görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in de aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davanın 3'üncü duruşması Anadolu 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce adliyenin konferans salonunda saat 10.30'da başladı. Duruşmada, görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil'in de aralarında bulunduğu 11 tutuklu sanık salonda hazır bulundu. Bazı tutuksuz sanıklar ile sanık avukatları da duruşmaya katıldı.
Tutuksuz sanık Murat Delen savunmasında, "Şile'de 2 katlı villanın hem arsa sahibiydim hem müteahhidiydim. Burayı kendimiz ikamet etmek için yapmıştık. Burayı yaptıktan sonra çatı katı yüksekliği ile alakalı mühürleme gerçekleşti. Mühürlendikten sonra bu çatı yüksekliğini büyük bir imar problemi olarak görmediğimiz için çok önemsemedik, inşaata devam ettik. 40 santimetre kadar bir yükseklikti. İlerleyen dönemlerde bu konuyla ilgili belediyeyle ne yapabiliriz diye görüşmeler gerçekleştirdik ama olmadı. Biz de konuyu kapattık. Daha sonra burayı satışa koymak istedik. Bunun için iskan lazımdı. Daha sonra belediyede imardan sorumlu komisyonda görev alan meclis üyesi Halis Kökbalık'la konuştuk, durumu izah ettik. O da ilgili kişilerle görüşeceğini söyledi. Daha sonra bu iş yine olmadı. İskan alınamadıktan sonra belediyeye başvurduk. Belediye bu durumun olumsuz olduğunu, imardan sorumlu birimdeki Vural Bey'in yanına gidilmesi gerektiğini söyledi. Vural Bey de yapının ruhsata aykırı olduğu ve yıkılması gerektiği söyledi. Ben de buranın yıkımını gerçekleştirdim. Burayı yıktıktan sonra iskanı aldık ve satışı gerçekleştirdik. Bizden sonraki dönemde buranın ne hale geldiğini bilmiyorum. Şile Devlet Hastanesi'ne yapılan kantinle alakalı da, kantinin tamamını ben yapmadım. Biz oraya sadece bir tane konteyner adı altında yapı bıraktık, hayır amaçlı. İskan olayından önce yaptık bunu. Tamamen kamu yararına yapılmıştır, iskanı almamızla alakalı değildir" dedi.
'4 MİLYON LİRAYI TESLİM ETMEYE MECBUR BIRAKILDIK’
Tutuklu sanık Arif Sevik, "Koşan Adam' firmasında etkinlik sorumlusu olarak asgari ücretin biraz üzerinde maaş ve prim usulü çalışan biriyim. Şile Belediyesi’nin düzenlediği Uluslararası Şile Bezi Festivali’nin ardından şirketin 29 milyon lirayı aşan yasal hak edişi, belediye yetkilisi Oğuz Kaçmaz tarafından haksız menfaat temin etmek amacıyla kasten bloke edildi. Oğuz Kaçmaz, kamu görevlisi sıfatının verdiği yetkiyi kötüye kullanarak firmayı telafisi imkânsız bir finansal darboğaza sürükledi. Şirketimiz, yasal alacaklarını tahsil edememe korkusuyla yoğun manevi baskı altında bırakılarak toplam 4 milyon lira nakit parayı teslim etmeye mecbur bırakıldı. İlk 2 milyon lirayı Furkan Yapıcı’nın Şile'de kiraladığı eve, kalan 2 milyon lirayı ise yaklaşık 3-4 poşet halinde Oğuz Kaçmaz’a teslim ettim. Festivalden yaklaşık 10 gün önce Oğuz Kaçmaz üç tane sıfır telefon istedi. Bunu hem muhasebeye hem şirket sahibine ilettim. Daha sonra telefonları aldım ve Oğuz Kaçmaz’a vermesi için Furkan Yapıcı’ya teslim ettim. Sonrasında ne yapıldığını bilmiyorum. Festivalin ardından firmanın hak edişini alabilmesi için Oğuz Kaçmaz firmayı mecbur bırakmıştır. Yetki belgelerini işverenler düzenler, biz çalışanlara getirirler, biz de belediyeye götürürüz. Yetki belgelerini ben düzenlemedim. Hiçbir sanatçının isminin yazdığı yerin altına imza atmadım. Bana atfedilen resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumuna yönelik suçlamalardan beraatımı ve tutuksuz yargılanmak üzere tahliyemi talep ediyorum” dedi.
‘PARANIZI YATIRACAĞIM AMA İÇİNDEN 2 LİRASINI İSTİYORUM DEDİ’
Arif Sevik, “Furkan Yapıcı, birkaç ay sonra Şile’de festival olacağını ve nerede çalıştığımı bildiği için belediyeye davet etmek istediğini söyledi. Şirketimi bilgilendirerek görüşmeye gittim. Belediyede değil, bir kafede buluştuk. Furkan’ın yanında Ferhat Tomurcuk ve Oğuz Kaçmaz da vardı. İlk görüşmede güncel sanatçıların kimler olabileceği, sonraki görüşmede ise sanatçı listesi ve tarihler konuşuldu. Sur Müzik ile ilgim tamamen şirketim üzerinden. Şile’de iş olduğunda bizi yönlendirip koordinasyon yapmamızı sağlıyordu. Koşan Adam olarak belediyeden işi alan firmaya danışmanlık yapıyoruz. Şile Belediyesi’nin Koşan Adam’ın tek başına iş bitirme belgesi olmadığı için sonradan dahil olduğu süreçte, sanatçıların peşin ödeme istemesi nedeniyle Sur Müzik de işe dahil edildi. Festival 29 Temmuz’da başladı. Yaklaşık bir ay önce afiş ve görsellerin hazırlıklarına başlandı. Şirketimizdeki çalışanlarla sanatçıların tarihlerini ve bütçelerini görüştük. Festivalin ardından ödeme yapılmayınca Furkan Yapıcı, Ferhat Tomurcuk ve Oğuz Kaçmaz ile görüştüm. Oğuz Kaçmaz sürekli bir hafta, iki hafta beklememizi söylüyordu. İlk ödeme yapılana kadar 3 ay geçti. Oğuz beni arayarak ‘Paranızı yatıracağım ama içinden 2 lirasını ben istiyorum’ dedi. Bunu şirketime ilettim, şirket tepki gösterdi. İki gün sonra yeniden arayıp ödeme yapılacağını söyledi. Para yatırıldıktan 3-4 gün sonra Oğuz’un talimatıyla parayı Furkan Yapıcı’nın kiraladığı eve götürdüm. Uzun bir spor çantasının içinde tek parça para bıraktım. Teslimattan sonra ‘Artık ömür boyu ödemenizi alacaksınız, merak etmeyin’ gibi sözler söylendi. Ancak ardından 3-4 ay daha ödeme yapılmadı. İkinci ödeme öncesinde de şirket zor durumdaydı" dedi.
Haluk Levent'in kardeşi tutuklu sanık Berkant Acil, "Konser organizasyonu sektöründeki geçmişim 26 yıla dayanıyor. Bu sektörü ve konser organizasyonunu üniversitelerde ayrı bir bölüm olarak okumadım. Abim, Haluk Levent’in orkestrasında gitar çalarak bu sektöre adım attım. Harika konserler yaptığımız halde, en üst segment sanatçılar çıkarttığımız halde, ortalamanın altında fiyat verdiğimiz halde, parayı 10 ayda aldığımız halde 4 aydır tutukluyum. Madalya beklerken kelepçe takıldı. Bir sanatçıya 10 liraya mal olan bir işi 100 liraya satabilirsiniz; fiyatı belirlemek özneldir. Pop müzikten rap müziğe, sanat müziğinden ilahi ve arabeske kadar çok çeşitli sanatçılarla konserler yaptım. Şile Bezi Festivali’ni tamamladık ancak zarar ettik. Bu sektörde zarar etmek normalleşmiş durumda. Bazen 10 milyon lira kâr ediyoruz, bazen 2 milyon lira zarar ediyoruz. Çünkü sektör çok fazla istismara açık. Benim için önemli olan üçüncü konu ise kesinlikle kamu zararı olmadığıdır. 2024 yılının ağustos ayında konserler yaptık. Aynı yılın aynı ayında başka bir yerde 10 konser için 300 milyon lira fatura kesildi. İsim vermiyorum. Türkiye’de büyük ses getiren, aynı üst segmentteki sanatçılardan bahsediyorum. Bizde de Volkan Konak, Ahmet, Sıla ve Melek Mosso gibi sanatçılar vardı. Bizde 11 sanatçı için ses ve ışık sistemi dahil bir organizasyon yapılırken diğer yerde de 10 sanatçı için ses ve ışık sistemi dahildi. O dosyanın bilirkişi raporunda fiyatların üç firmadan alınan veriler üzerinden değerlendirildiğini, Koşan Adam’ın verilerine göre fiyatların çok yüksek olduğunu ve 180-200 milyon lira kamu zararı bulunduğunu söylüyorlar. Oysa ben bu organizasyonu 29-30 milyon liraya değil, 40-50 milyon liraya mal edebilir, hatta kâr edebilirdim. Oğuz Kaçmaz gibi bir pazarlıkçı olunca fiyatları düşürdü ve 29 milyonda kaldı" dedi.
Acil, “Koşan Adam Müzik Yapım Menajerlik Hizmetleri şirketinin tek yetkilisi benim ve nihai kararları ben veririm. Şirketim adına yetki vermediğim biri sözleşme yapamaz. Maddi konuların görüşülmesiyle şartların konuşulması farklıdır. Son aşamada kâr-zarar hesabı yapılır; hangi firmayla ortaklık kurulacağı, finansmanın nasıl sağlanacağı değerlendirilir. Arif’i 20 yıldır tanıyorum, yaklaşık 8 yıldır benimle çalışıyor. Çok dürüst ve iyi bir organizatördür. Şile Belediyesi’yle bir bağım yok. Şile Bezi Festivali, Arif’in önüne gelen harika bir fırsattı. ‘Abi yapalım mı?’ dedi, ‘Yapalım’ dedim. Peşin ödeme yapılacağı ve sponsorların bulunduğu söylendi. Normalde belediyeler sonradan ödeme yapar. Sonradan ödeme yapılacaksa biz bu işe girmeyiz. Şirketimizin 2020 yılında pandemi döneminde işleri kötüye gitti, 2021’de zor toparlandık, 2023’te deprem nedeniyle işlerimiz düştü. 2024 yılında yaklaşık 300 milyon lira ciro yapmış olabiliriz. Şirketimizin karlılığı ortalama yüzde 10’dur. 10 Nisan 2024’te Kartal’daki iş yerimizde toplantı yapıldı. Arif, uğrayacaklarını söylemişti. Toplantıda hangi sanatçıların alınacağı ve ödemenin nasıl yapılacağı konuşuldu. İhale süreci gecikmişti. Yüksek sezonda sanatçıları bağlamak kolay değildir. Kendi kredimi kullanarak sanatçıları ayarlayabileceğimi söyledim ancak paranın konserden önce gelmesini bekliyordum. Daha sonra Arif, ödemenin bir iki ay içinde yapılacağını söyledi. Toplantının konusu Şile Bezi Festivali’ydi. Başkan Özgür Bey’in, festivalle ilgili olarak Oğuz Kaçmaz’la görüşülmesini ve tek yetkilinin Oğuz olduğunu söylediği belirtildi. Ben ihalelere giren bir firma değilim, ihale alan firmalara hizmet veriyorum. Sur Müzik’in sürece dahil olması, finansman ve şirketin resmî işlemleriyle ilgiliydi. Benim vergi borcum vardı. Sur Müzik’in sahibi Sait Bey 15 milyon lira, ben de 8 milyon lira koydum. Sanatçılarla ben görüştüm, fiyatlarda anlaştım; ödemeleri diğer tarafın yapması gerekiyordu. İhale yeterlilik ve iş bitirme belgem olmadığı için ihaleye girmiyordum. Ayrıca her belediye için ayrı personel istihdam etmek mümkün değil. Teklif fiyatlarını ben belirliyorum. Sanatçıya ‘Üçe çıkma, iki buçuğa çık’ diyorum. Ses sistemine de ‘15 olmasa 10 olsun’ diyorum. Bir arkadaşım düğün için sanatçı istediğinde beş dakika içinde ulaşım, konaklama, stopaj ve sanatçı ücretini hesaplayabiliyorum. Yetki belgelerindeki imza süreci hakkında bilgim yok. Yetki belgesi, sanatçının sahneye çıkıp çıkmayacağıyla ilgilidir. Daha önceki organizasyonlarda da bu belgeler kullanıldı. İmzaların ne zaman atıldığına ilişkin bilgim yok. Benden herhangi bir maddi menfaat talep eden olmadı. Arif planını yapar, kârı hesaplar ve sonucu bana bildirirdi. Ödemelerin önceden yapılması gerektiğini Arif’e defalarca söyledim ancak ödemelerin bir buçuk ay sonra yapılacağı belirtildi. Şile’de güzel bir konser organizasyonu yapıldı, ancak sonuç kötü oldu. Hiçbir konuya şahit olmadım. Arif’in beyanı esastır. Kendisi 20 yıldır güvendiğim, dürüst bir arkadaşım. Şirket hesabımdan 4 milyon liralık bir para çıkışı olmadı. Sait Bey’den 300-400 bin lira civarında para geldi. MASAK raporlarında hesabıma 10 milyon lira geldiği yönündeki tespitlere itiraz ediyorum. Bu paralar birkaç yıllık borç ve alacak ilişkileriyle ilgilidir. Festivalle ilgili ticari hesabı henüz kapatmadık çünkü zarar ettik. Sekiz milyon lirayı elden aldım. Daha önce ben de bu parayı elden vermiştim. Şirketler arasında sürekli fatura üzerinden para hareketi oluşturmak vergi dairesinin dikkatini çekebilir. Bu nedenle elden alıp verdik" dedi.
Duruşma, diğer sanıkların savunmalarının alınması için yarın saat 10.00'da görülmeye devam edecek.



