■ SU ÖZGÜR OLMALI: Yağmurun sel afetine neden olmasının nedeni, şehir yapılanmasındaki yanlışlardır. Türkiye’de bu yanlış, suyu kendimize uydurmaya çalışmamızla yapılıyor. Suya bir kalıp veremezsiniz, özgür olması gerekir. Ancak suyla birlikte bir tasarım yapmalısınız. Dere yataklarını imara açar, suyu beton kanal içinde tutar, hatta üzerini de betonla kapatıp yol yaparsanız, sonuç afet olacaktır. Öncelikle bundan sonra dere yataklarını imara açmayalım. Bu olmazsa olmazımız olsun.
■ YER ALTINA GÖNDERİLMELİ: Türkiye’de en çok karşılaştığımız beton kanal sistemi. Beton kutunun bir hacmi var ve bunun alabileceği metreküp su belli. Kentlerimize daha esnek bir sistem lazım. Beton esneyerek büyüyemeyeceğine göre yağmur suyunu yer altına gönderecek, çevresinde oluşturulacak yeşil alana suyun bilinçli bir şekilde taşmasını sağlayan bir sistemin oturtulması gerekir.
■ REHBERİN DIŞINA ÇIKAMAZSINIZ: Dünyanın pek çok ülkesi bu konuyu çözmek için kendi terminolojisini geliştirmiş ama biz bu konuda sadece diğer ülkeleri seyrediyoruz. Bütün bu ülkelerdeki ön plana çıkan duruş doğanın limitlerine tecavüz etmeden şehirleşmek. Çin’in Vuhan kentindeyim. Pandemi döneminde şehri baştan sona “sünger şehir” modeliyle yeniden yapılandırmışlar. Zaten Çin’de şehir plancılarının elinde “sünger şehir” rehberleri var. Hatta öğrencilerim bile bu rehberlerle geliyor derse. Şehirde yapacağınız her şey bu rehbere göre yapılmak zorunda. Asla dışına çıkılmasına izin verilmiyor.
Prof. Dr. Hayriye Eşbah Tunçay, “sünger şehir” sistemini beş adımda şöyle anlatıyor:
1 - ÇATI BAHÇELERİ: Şehirlerin ne kadar büyük bir kısmının yapılarla kaplı olduğunu düşünürseniz, bu çatıya gelen suyun borularla anında yere inmesi ve sert zeminlere gelen yağışla da buluşup afete dönüşmesi kaçınılmaz. Bu süreci yavaşlatarak kente zaman kazandırmak için çatı bahçeleri önemli bir mekanizma. Çatı bahçeleri yağmurun hızını ve miktarını yüzde 40’a kadar düşürebilir.
2 - YAĞMUR BAHÇELERİ: Bir başka yapılması gereken şey çatıların oluklarından inen suyun yeryüzü ile buluştuğu yerlerde yağmur bahçeleri yaparak yine direkt akışa geçmesinin önünü kesmek. İçerisine giren suyun yüzde 50’sini absorbe edebilir.
3 - SU GEÇİRGEN PARKLAR: Sokak ve caddelerden gelen suyu içine alacak parkların tasarlanması gerekiyor. Daha ekolojik olması gereken parklarımızda beton kullanımı yoğun, ağaç, bitki ve toprak alanı düşük olunca, suyu geçirme özelliği de ortadan kalkıyor.
4 - AĞAÇLANDIRMA VE BİYOLOJİK KANALLAR: Otobanlar, yollar ve geniş meydanlar. Bu alanların çevresini suyu yavaşlatma kabiliyeti fazla olan geniş yapraklı ağaçlarla çevrelediğinizde, yağmur suyunun yerle buluşmasını geciktirirsiniz. Yine otobanların sağ sol banketlerinde minik hendekler yapılıyor. Ancak bu hendekler de beton. Oysa geçirimli, bol bitkili bir şerit ve biyolojik kanallar yapılmalı. Yoldaki suları doğaya sızdıran bu sistemlerle kentte sel olmak üzere akışa geçecek suları yüzde 60 azaltabilirsiniz.
5 - SU TOPLAMA GÖLETLERİ: Sanayi bölgelerindeki betonarme yapıların yer aldığı yerleşkenin çeperlerini kullanabilirsiniz. Sanayi alanlarında mevzuat gereği bırakılması istenen yeşil alanları bu geçirimsiz yüzeyler ve binalarla kaplı alanın suyunu absorbe eden doğal mekanizmalara çevirmek mümkündür. Bu mekanizmalar kurak zamanda toplanan suyun kullanımını mümkün kılarken, yağmurlu zamanda da önce buralara yönlendirilecek suyun aşamalı ve daha yavaş altyapı sistemine girmesini sağlayacaktır.





