Aslında Süper El Nino resmî bir meteorolojik kategori değil. Çok güçlü El Nino olaylarını tarif etmek için kullanılan popüler bir ifade.
Tropikal Pasifik’in orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla ortaya çıkıyor. Okyanustaki bu büyük sıcaklık değişimi atmosferle etkileşime girerek hava dolaşımını etkiliyor. Haliyle sonuçları Pasifik’le sınırlı kalmıyor; dünyanın farklı bölgelerinde sıcaklık, yağış ve kuraklık düzenlerini değiştirebiliyor.
Dünya Meteoroloji Örgütü verilerine göre El Nino çoktan başladı. Bu yılsa geçtiğimiz yıllardan farklı: Hem yüzeyde hem de denizin altında olağanüstü sıcaklıklar var. Yaz aylarında orta-doğu ekvatoral Pasifik’te haftalık sıcaklık anomalileri bazı bölgelerde 3 derece, deniz yüzeyi altında ise bazı alanlarda sıcaklıklar normalin 8 derece üzerine yaklaştı. Dolayısıyla El Nino’nun önümüzdeki aylarda daha da güçlenerek “süper” seviyeye ulaşması bekleniyor. Özellikle ekim-aralık döneminde...
Şunun da altını çizelim: Süper El Nino dünyanın her yerinde aynı sonucu doğurmuyor. Atlantik ve Hint Okyanusu’ndaki koşullar kadar başka iklim sistemlerinin de durumu önemli. Yani Süper El Nino’nun, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz havzasına doğrudan olmasa da atmosferik dolaşım ve küresel sıcaklık artışları üzerinden dolaylı etkileri muhakkak olacak. Dolayısıyla İstanbul ve Ankara’da yaşanan son baskınları doğrudan “Süper El Nino yaptı” diye açıklamak doğru olmaz.
“Fakat” diyor İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Öğretim Üyesi, CNN Türk meteoroloji danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen:
“Süper El Nino etkisi Türkiye’de yağışları çoğaltacak, şiddetini ise artıracak. Yani yağışlar kısa sürede daha şiddetli yağacak. Bu aydan itibaren şiddetli yağış, taşkın ve su basmalarına karşı dikkatli ve hazır olmak gerekiyor. Bu sene doğal afetlerin hepsi biraz daha fazla olacak. Ankara ve İstanbul’da yaşadığımız şiddetli yağışı ve su baskınlarını bu kışın fragmanı olarak düşünebilirsin. Özellikle Marmara, Karadeniz ile Türkiye’nin kuzey ve batı kesimlerinde daha dikkatli olunmalı” notunu düşüyor.
Peki ya kar ihtimali var mı? Malum yazın barajlar dip seviyeleri gördü. Prof. Dr. Şen’e göre Türkiye’yi ılıman, yağışlı ancak kar açısından zayıf bir kış bekliyor:
KAR YAĞIŞI AZ OLUR SU SIKINTISI YAŞANABİLİR
“Süper El Nino’nun etkisi bu. Şubat sonuna, hatta mart ayına kadar devam ede bilir. Bu nedenle de kar yağışı az olur. Daha ılıman bir kış bekliyoruz. Özellikle büyükşehirler için söylüyorum Türkiye’de barajların, özellikle de sulama suyu barajlarının önemli beslen me kaynaklarından biri de ilkbaharda eriyen karlardır. Eğer kar az yağarsa -ki tahminimiz bu yönde özellikle batı bölgelerinde belki de hiç kar yağışı görmeyeceğiz- yaza doğru barajlarda sıkıntı olabilir. Tabii ki teyakkuz halin de olmak lazım. Panik değil ama hazırlık gerektiren bir tablodayız. Belediyeler, sağlık otoriteleri, tarım ve enerji plan laması yapanların yapması gereken; mevsimsel tahminleri yakın dan izlemek ve sıcak hava dalgası, yangın, su yönetimi konularındaki erken uyarı sistemlerini güncel tutmak. Maalesef çoğu zaman bir şey yaşandıktan sonra harekete geçiliyor. Daha önce de örneklerini gör dük. Meteorolojik uyarılar yapılıyor ama bunları dinleyen olmuyor.”
İzmir Bakırçay Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Tağıl da AA’ya verdiği röportajda, Süper El Nino ile yaz boyu Akdeniz ve Karadeniz’de biriken normalin üzerindeki deniz suyu sıcaklıklarının sonbaharda kuzeyden gelecek soğuk hava kütleleriyle karşılaştığında fırtına ve kuvvetli sağanaklar için de uygun koşullar oluşturabileceğine dikkat çekiyor:
“Özellikle Doğu Akdeniz’de, Akdeniz’e özgü tropikal benzeri fırtınalar olarak bilinen “medicane” olayları görülebilir. Risk ise bölgeden bölgeye değişmekte: Karadeniz’de şiddetli yağış ve sel; Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu’da kuraklık... 2027 boyunca yeni sıcaklık rekorlarının kırılması da olası” diyor.
Şunu da not düşeyim: Kayıtlardaki en güçlü Süper El Nino’lardan biri 1997-1998’de yaşandı. Peru ve Ekvador’da aşırı yağış, sel ve heyelanlar; Doğu Afrika’da büyük taşkınlar yaşandı.
Her ne kadar “Super El Nino etkisi” demek bilimsel açıdan doğru olmasa da dikkat çekici biçimde aynı yıl İstanbul’da da büyük bir sel felaketi yaşanmış; Alibeyköy deresi taşmış, birçok ev ve işyeri sular altında kalmıştı.





