Bir iş ilanı görüyorsunuz. Şirket tanıdık, ilan profesyonel, karşıdaki kişi kendisini insan kaynakları uzmanı olarak tanıtıyor. Kısa bir yazışmanın ardından görüşme tarihi belirleniyor. Her şey normal görünüyor. Ancak birkaç adım sonra sürecin sandığınız kadar masum olmadığını fark ediyorsunuz.
İnternette dolandırıcıların hedef aldığı alanlara her geçen gün yenileri eklenirken, iş arama süreci de bu yöntemlerin yeni hedeflerinden biri haline geldi.
TEHLİKE SANILANDAN ÇOK DAHA BÜYÜK
ABD merkezli Better Business Bureau (BBB) tarafından paylaşılan verilere göre, 2025 yılında yaklaşık 25 bin kişi iş bulma dolandırıcılığına maruz kaldığını bildirdi. BBB, ABD ve Kanada’da faaliyet gösteren, işletmeler ile tüketiciler arasında güveni artırmayı amaçlayan kâr amacı gütmeyen özel bir kuruluş. BBB’nin 2026 tarihli güncellemesine göre, istihdam dolandırıcılığı bildirimleri bu yıl da benzer şekilde görülüyor.
Ülkemizde de bu tür dolandırıcılıkta örnekler her geçen gün artıyor. Bilişim Uzmanı Osman Demircan, Türkiye’de iş bulma ve ek gelir elde etme ihtiyacının dolandırıcılar tarafından istismar edildiğini belirterek, önemli bilgiler paylaştı.
TÜRKİYE’DE DE TABLO DİKKAT ÇEKİYOR
Türkiye’de sahte iş ilanı dolandırıcılıklarına ilişkin kapsamlı ve güncel bir toplam veri bulunmadığını belirten Osman Demircan, ancak buna karşın farklı vakaların sorunun boyutuna ilişkin önemli göstergeler sunduğunu ifade etti.
Şikâyetvar’ın Nisan 2025’te kamuoyuna aktardığı verilere göre evde paketleme ve benzeri ek iş vaatleriyle ilgili dolandırıcılık şikâyetlerinin 33 bini aştığını belirten Demircan, bu rakamın dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Söz konusu sayının platforma ulaşan şikâyetleri ifade ettiğini, 2025 yılında gerçekleşmiş ve adli olarak doğrulanmış 33 bin ayrı vaka anlamına gelmediğini de vurguladı.
Mayıs 2025’te İzmir merkezli bir soruşturmada yaklaşık bin kişinin evde iş vaadiyle toplam 100 milyon lira dolandırıldığı yönündeki tespitlerin de ulusal basına yansıdığını hatırlatan Demircan, “Türkiye’de de iş bulma ve ek gelir elde etme ihtiyacının istismar edildiğini somut vakalarda görüyoruz” dedi.
DİKKAT! DOLANDIRICILAR BU ŞEKİLDE YOL ALIYOR
Dolandırıcıların kullandığı yöntemlerden biri, gerçek şirketlerin kimliğini kullanmak. Şirketlerin internet sitelerinde daha önce yayımlanmış gerçek ilanlar kopyalanabiliyor, başvurusu sona ermiş pozisyonlar yeniden dolaşıma sokulabiliyor. Şirket logoları, çalışan isimleri ve insan kaynakları uzmanlarının kimlikleri de taklit edilebiliyor.
İlk temasın gerçek bir işe alım sürecinden ayırt edilmesini zorlaştıran nokta da burada ortaya çıkıyor. Adaya e-posta gönderiliyor, telefon görüşmesi yapılıyor, çevrim içi mülakat gerçekleştiriliyor ve daha sonra iletişim WhatsApp, Telegram ya da başka bir mesajlaşma uygulamasına taşınabiliyor.
Osman Demircan, özellikle profesyonel iş ağı platformlarında bu yöntemin daha inandırıcı hale gelebildiğine dikkat çekti:
“LinkedIn gibi iş ağı üzerine kurulu kurumsal sosyal ağlarda da bu tarz dolandırıcılıklarla karşılaşılıyor. Firma sahibi, CEO veya insan kaynakları yöneticisi gibi işe alım sürecini yönetebilecek üst düzey unvanlara sahip sahte hesaplar oluşturulabiliyor. Bu hesaplardan iş fırsatlarına açık olduğunu belirten kişilere ulaşılarak güven oluşturulmaya çalışılıyor.”
ÖNCE KÜÇÜK BİR ÖDEME, SONRA BİTMEYEN MASRAFLAR
Sahte iş ilanlarının maddi boyutunda ise çoğu zaman doğrudan yüksek miktarda para talep edilmiyor. Bunun yerine küçük ve makul gösterilen bir ödeme ile süreç başlatılabiliyor. Kayıt, güvence, malzeme, kargo, sigorta veya vergi gibi gerekçelerle para istenebiliyor. Aday ödeme yaptıktan sonra ise yeni bir masraf ortaya çıkabiliyor.
Osman Demircan, “Kişi ilk ödediği parayı kaybetmemek için ikinci, sonra üçüncü defa ödeme yapabiliyor. Dolandırıcı burada hem işe kavuşma umudunu hem de daha önce ödenen parayı kurtarma isteğini kullanıyor” dedi. Bir başka yöntemde ise kişiye video beğenme, ürün değerlendirme gibi basit görevler verilebildiğini anlatan Demircan, başlangıçta küçük bir ödeme yapılarak güven oluşturulabildiğini söyledi:
“Daha sonra uygulamada yüksek bir kazanç gösteriliyor ve bunu çekebilmek için vergi, uluslararası para transferi veya başka gerekçelerle para yatırılması isteniyor. Ekranda görünen bakiye ise kişinin gerçekten sahip olduğu bir para olmuyor.”


