Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Suriye'nin Irak'ın Akdeniz'e açılan deniz cephesi olduğunu belirterek, "Irak petrolünün Banyas'a yeniden bağlanması gerekiyor, bölgesel ve Amerikan şirketler bu hat üzerinde çalışıyor. Suriye'nin istikrarı Irak'ın, Irak'ın istikrarı Suriye'nin yararınadır." dedi.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Bağdat merkezli Dicle TV'ye verdiği röportajda, Suriye- Irak ilişkilerini değerlendirdi.
Şam'ın devletler arası ilişkilerin temel dayanağının halklar arası ilişki olduğunu belirten Şara, Suriye ile Irak arasındaki sosyal bağların tarihi ve akrabalık düzeyinde olduğunu söyledi.
Şara, siyasetin bu toplumsal ilişkileri takip etmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Suriye, ister iki devlet ister tek devlet olsun, Irak'ın Akdeniz'e açılan deniz cephesidir. Batı ile Irak'ı ve oradan Basra Körfezi'ne bağlayan stratejik bir koridordur. Faw Limanı'nın Tartus üzerinden Akdeniz'e bağlanması, Suudi Arabistan'ı Irak üzerinden Suriye'ye bağlayan kara yolları hep bu güzergahta"
Irak petrolünün ihracı için en kolay yolun Suriye limanları olduğunu aktaran Şara, 1950'lerden kalan Tapline hattının siyaset nedeniyle engellendiğini hatırlattı.
Şara, yeni dönemde bu konuda mutabakat zaptları imzalandığını belirterek, "Geçen yıl Suriye'de yatırım yapan bir şirkete, 'En iyi yatırımı Irak petrol hatlarının Banyas'a yeniden bağlanmasına yapın' dedim. Irak petrolünün Banyas'a yeniden bağlanması gerekiyor, bölgesel ve Amerikan şirketler bu hat üzerinde çalışıyor." dedi.
Ekonomik ilişkilerin son 6-7 ayda hızla büyüdüğünü ifade eden Şara, "Suriye ile Irak arasında ithalat ve ihracat kapsamında 40 binin üzerinde tır hareketi gerçekleşti. Çimento sektöründeki ilk yatırım Irak sermayeliydi." bilgisini paylaştı.
Su konusunun en önemli müşterek olduğunu vurgulayan Şara, "Suriye ile Irak arasında en az 80 ila 100 milyon dönüm tarım arazisi var ve bu arazi 100 ila 130 milyon insanı besleyebilir. Bu, iki ülkenin nüfus toplamının iki katından fazla. Modern tarım teknikleriyle üretimde yüzde 50-70 artış sağlanabilir." değerlendirmesinde bulundu.
Sınır güvenliğine ilişkin korkulara da değinen Şara, Şam'a geldikleri ilk andan itibaren devletin silah tekeli ilkesini benimsediklerini söyledi.
"Suriye'nin kuzeydoğusunda dört büyük devletin üssü ve DEAŞ vardı. Bu mesele güçlerin Suriye devletiyle birleştirilmesiyle çözüldü. Sınırlarımız hamdolsun güvenli. Suriye'nin bir riski olduğunda Irak'a bildirir, Irak'ın bir gözlemi olduğunda Suriye'ye bildirir"
Silah kaçakçılığı ve silahlı grupların yapılanmalarına ilişkin ise Şara, "Yüksek güvenlik teyakkuzu devam ediyor. Suriye'nin istikrarı Irak'ın, Irak'ın istikrarı Suriye'nin yararınadır." diye konuştu.
Irak'tan Seyyide Zeynep türbesine ziyaret taleplerine ilişkin soruya Şara, "Seyyide Zeynep türbesi ziyareti için engel yok, sadece güvenlikten emin olmak istiyoruz, kapılar yakında açılacak. Sadece mezhepsel duyguları körüklemek isteyen örgütler nedeniyle güvenlikten emin olmak istiyoruz." yanıtını verdi.
Koalisyon güçlerinin Suriye'deki üslerden çekilirken hapishanelerdeki tutukluları Irak'a teslim ettiğini hatırlatan Şara, aralarında 3 binden fazla Suriyelinin bulunduğunu söyledi.
Şara, Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan ile görüşüldüğünü ve Suriyelilerin sorumluluğunu Şam'ın üstleneceğini kaydetti.
2003'te "Amerikan işgalinden" önce Irak'a gittiğini anlatan Şara, "18 yaşında genç bir adamken, kadınların namusuna dokunulacağı düşüncesiyle tek başıma gittim. Hiçbir örgütsel bağım yoktu. 2005'te hapse girdim, Sünni-Şii çatışmalarına hiç katılmadım. 2011'de çıkıp Suriye'ye döndüm." dedi.
Irak halkını "asalet, cömertlik ve civanmertlik ehli" olarak tanımlayan Şara, hayatı boyunca hiçbir sivil veya silahsız kişiye saldırmadığını, savaşın da bir onuru olduğunu vurguladı.
"Irak'ın ve Suriye'nin kararlarının efendisi olmak için tarihi bir fırsat var. 10 milyondan fazla mültecimiz Batı ülkelerinde. Artık savaşlar bize yeter. Başbakanın yolsuzlukla mücadele ve silahları devlet kontrolüne alma programı doğru bir programdır ve destekliyoruz. Savaş ve barış kararı yalnızca devletin elinde olmalıdır."




