Birisi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın şu cümlesi dikkatimi çekiyor:
“Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim milli mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.”
Nedir bu gerekli adımlar. Ve yapılacak olan nedir?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “gerekli adımlar atıldığında” vurgusu...
PKK ve benzeri örgütlerin Suriye ve Irak’ta silah bırakma adımlarıdır. Silah bırakanların, Suriye ve Irak ordusuna entegre olmasıdır.
Ve elbette Türkiye’deki demokratik ve adli gelişmelerdir.
Ama Cumhurbaşkanı bu gelişmelerin bir kez daha altını çizme gereği duyuyor.
Cumhurbaşkanı TBMM’den hem “biz sözümüzün arkasındayız” diyor.
Hem de “Ama hâlâ yapmanız gerekenler var” diyor.
Ve Devlet Bahçeli’nin İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’yla el sıkışması sonrasında yaptığı açıklama:
“Her ekim ayında birileriyle selamlaşırım. Bunu da yeni bir başlangıç olarak düşünmek lazım.”
Devlet Bey’in bu sözünün tarihi bir karşılığı var.
Bahçeli 1 Ekim 2024’te yine TBMM açılışında DEM Parti sıralarına gitmiş ve el sıkışmıştı. Sonrasında da gazetecilere şöyle demişti:
“Yeni bir döneme giriyoruz, ülkemizde barışı sağlamak lazım.”
MHP liderinin DEM partililerle el sıkışması muazzam bir etki yaratmıştı. Tam bir şok. Tartışmalar günlerce sürmüştü.
Ve işte o günden sonra “Terörsüz Türkiye süreci” başlamıştı.
İşte o günleri hatırlayıp 1 Ekim 2026’ya geldiğimizde;
Bahçeli’nin Dervişoğlu ile el sıkıştıktan sonra söylediği şu sözü daha iyi anlayabiliriz:
“Her ekim birileriyle selamlaşırım. Bunu da yeni bir başlangıç kabul edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözünü ettiği “milli mutabakat” sözünü bu paragrafın altına yazabilir miyiz?
Neden olmasın... Devlet Bey hiçbir zaman boş konuşmadı ki...
1 Ekim günü TBMM’den gelen bu haberleri birleştirdikten sonra;
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “gerekli adımlar” vurgusunun bir başka coğrafyadaki karşılığına gelebiliriz.
Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’ne (YBŞ) gönderdiği mesajda şöyle diyor:
“PKK miadını doldurmuş ve rolünü oynamıştır. Ancak bu gerçekliğe göre hareket edilmezse bu süreç felç olacaktır. Sonuç olarak, PKK’yı dağıtmaya karar verdim ve bunun sorumluluğunu üstleniyorum. Bazı eksiklikler olabilir ancak bu yaklaşım doğrudur. YBŞ de, Irak ordusu içinde yerini almalıdır.”
Biliyorsunuz bu sırada çok fazla dezenformasyon var. Bu habere de öyle baktım ancak, Öcalan’dan geldiği belirtilen mesajın DEM partililere verdiği mesajlarla örtüştüğünü gördüm.
İmralı ile devletin verdiği mesajlar bazı nüanslar dışında terörsüz bölge kapsamında ilerliyor.
Dahası Öcalan da “bazı eksiklikler” olduğunun altını çiziyor.
Bu öyle kolay bir süreç değildir. Yıllara yayılmış kanlı menfaatler çatışmaktadır.
Nice devletin “oyunları, tuzakları” çözülmektedir.
Ama farklı ülkelerde yaşanan muazzam çatışmalar çözülmektedir.
İşte Öcalan’ın mesaj gönderdiği Ezidiler..
Arkadaşlar Ezidiler son dönemde dünyada en büyük acıları çekmiş bir topluluktur. Kürtçe konuşurlar. Ayrı bir dinleri vardır. Büyük işkenceler görmüş ve acılar çekmişlerdir.
Yaklaşık 2500 Ezidi’nin hâlâ kayıp olduğu düşünülür.
Kolay değil bu süreç. Irak’ta Peşmergeler birleşiyor. Ezidiler yeni bir yola giriyor. Suriye’de YPG kendisini sonlandırıyor.
Sonuç olarak bir çizgi film izlemiyoruz.
Dünyanın en büyük ve en acımasız terör coğrafyasında..
Kafa kesen ve Ezidileri katleden DEAŞ. Uyuşturucuya, silah ve insan kaçakçılığına bulaşmış çeteler. İran’ın vekalet oyunları. İsrail’in tahrikleri. Rusya ve ABD’nin Suriye ve Irak’taki mücadeleleri.
İşte böylesine bir ‘kanlı muamma’dan çıkacak “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge”..
Daha huzurlu ve refaha giden bir bölge olacak.
Benim 2026 TBMM açılışından anladığım budur...




