Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı alanında, gıdanın geleceği ve teknolojinin üretimden sofraya uzanan yolculuğu nasıl dönüştürdüğü ele alındı.
Anadolu Ajansının "Global İletişim Ortağı" olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST), Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda devam ediyor.
TÜME Vakfı alanında, TÜME DOST Sahnesi'nde, Dost HORECA Direktörü Sercan Karkuş moderatörlüğünde "Üretimden Sofraya: Yeni Nesil Gıda Teknolojileri" paneli düzenlendi.
Araştırmacı, yazar ve şef Ömür Akkor, panelde yaptığı konuşmada, tarım ve ormancılık denilince 12 bin yıllık serüvenden bahsedildiğini ve bunun da Anadolu'da bu kadar geriye gittiğini ifade etti.
Akkor, bugün tarımın geleceği konuşulacaksa Anadolu insanına dikkat edilmesi gerektiğini belirterek şöyle devam etti:
"Bizim genetiğimizde doğaya, insana, hayvana, taşlara, toprağa iyi davranmak var, beraber yaşamak var. Anadolu insanının geçmişinden faydalanırsak gelecek için acayip iyi bir rota çizebiliriz bence. Şunu unutmamak gerekir, bizde 'iştah' denen bir gerçek var. Urfa'ya gelince herkes çiğ köfte ve kebap yiyeceğini düşünüyor. Burada insanlara birer tane besin hapı ya da kapsül verseydiniz kimseyi memnun edemezdiniz. Ne değişirse değişsin bence insanın iştahı değişmeyecek. O yüzden geleneksel, eskiye öykünmüş, büyüklerimizin yediği ne varsa onu geleceğe taşıyacağız. Bu topraklardan elde edilmemiş herhangi bir yapay maddeyle doymak bizi mutlu etmeyeceği için geleneksel üretimi koruyacağız, fakat geleneksel üretimi mükemmel ve maksimum teknolojiyle entegre edeceğiz. Bizdeki geleneksel damak tadı sürdükçe yemeklerimiz pek değişmeyecektir. Sadece üretim sistemini, yöntemini, suyun kullanımını veya bulaşığın daha tasarruflu yıkanmasını tartışacağız. Yoksa gelecekte bizi sadece haplar beklese, kimse sabah yataktan keyifle kalkmaz. Onlarla beslenip yaşayamayız."
Bir zeytin ağacının dikilmesinin çevresinde 1200 canlı türünü beraberinde getirdiğini, insanla birlikte 1201 türe yaşam alanı sağlandığını söyleyen Akkor, ağaç dikilirse yeni kuşların geleceğini, onların ağzındaki tohumlarla daha önce hiç görülmemiş çiçeklerin açacağını dile getirdi.
Akkor, tüm sorumlulukların yerine getirilmesi, suyun doğru ve etkin kullanılması ve teknoloji destekli dengeli bir tarım modeli kurulması halinde güzel şeyler olacağını belirterek, "Sonra gelmişim buraya, Urfa'daki kadim Taş Tepeler tamamen gün yüzüne çıkarılmış, önüme geleneksel bir bakır sini içinde sabah kahvaltısı konulmuş, aynı lezzetleri afiyetle yiyorum. İşin en güzel tarafı çok daha zengin bir biyoçeşitlilik içinde, daha fazla hayvan ve bitki türünün korunduğu yemyeşil bir ortam hayal ettim." dedi.
Serbest dalış dünya rekortmeni milli sporcu Şahika Ercümen de gıdayı sudan ayırmanın mümkün olmadığını dile getirerek, kaynakların sınırsız olmadığına işaret etti.
Su kullanımına ilerleyen dönemde kota getirilmesi gerektiğini söyleyen Ercümen, "2050'de su savaşlarının olacağı öngörülüyor. Korumamız gereken ilk kaynağımız su. Birleşmiş Milletler ile yaptığım en büyük gözlem bunun bir ekosistem olduğu. Denizler sadece içinde yaşayan canlılar için değil bizim için de çok önemli. Ağaçlar, ormanlar havayı temizler diye öğretildi ancak oksijene en çok katkı sağlayan su kaynakları. Bizim buradan 20-30 sene sonrasını görebilmemiz için suya ihtiyacımız var." diye konuştu.
Ercümen, insanların, bugünden itibaren su veya peçete kullanımını azaltmak gibi tek bir tedbirle bile dünyaya kat kat fayda sağlayabileceğini ifade etti.
"Tüm kötü senaryolara karşı teknoloji geliştirmeliyiz"
TÜME Vakfı Genel Sekreteri Sinan Yavuz da TÜME Vakfı alanındaki akvaryuma dikkati çekerek, burada suyun geri kazanımını sağlayan bir teknoloji olduğunu söyledi.
Su kaynaklarının azalması tehlikesiyle karşı karşıya olunduğunu belirten Yavuz, "Olabilecek tüm kötü senaryolara karşı teknoloji geliştirmeliyiz. Karada balık yetiştiriciliği yapılması ve su kaynağı yok etmeden gıda arz güvenliğini sağlayacak teknolojilerimiz var." dedi.
Yavuz, tarım ve hayvancılıkla alakalı sorunları tartışırken hep "sosyoloji" başlığının öne çıktığını ifade ederek, dünyada tarım ve hayvancılıktan uzaklaşıldığına, gençlerin bu alana olan ilgisinin ciddi şekilde azaldığına dikkati çekti.
Bu durumun büyük bir risk oluşturduğunu söyleyen Yavuz, şunları kaydetti:
"Biz 'tarımın kahramanları' dediğimiz üretme sevdalısı, üretime gönül vermiş genç arkadaşlarımıza ulaşmak, onları bulmak ve onlarla birlikte bu yola koyulmak istiyoruz. Teknoloji geliştiricilerini bir araya getirdik, süreci bilgiyle donattık, akademik altyapısını oluşturup geliştirdik. Genç üreticilerimizi bulduk. Süreç bununla bitmedi, tüm bu halkaları yatırımcılarımızla buluşturarak hayalimizin ve üretimimizin gerçeğe dönüşmesini sağlamaya TÜME olarak aracı oluyoruz."
Konuşmaların ardından TEKNOFEST kapsamında düzenlenen Tarım Teknolojileri Yarışmalarında TÜME Vakfı tarafından yatırım almaya hak kazanan 3 takıma ödülleri verildi. ?Kapsül AgroByte Aqua, ?HEI Dynamics Team ve ?Dardanos Agro Tech 1'er milyon lira ödül kazandı.
Umut veren yarışmacılardan ?Kapsül Borafen ve Floragel Tarım Admen'in de TÜME tarafından yakından takip edileceği belirtildi.


