Türkiye Gençlik STK'ları Platformunun (TGSP) Türkiye'nin Gençleri Saha Araştırması'nın sonuçları, düzenlenen toplantıyla açıklandı.

Fatih'teki Neslişah Sultan Kültür Merkezi'ndeki toplantıda konuşan TGSP Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Ustaosmanoğlu, bugün sadece bir araştırmanın sonuçlarını açıklamak için bulunmadıklarını söyledi.

Bugün Türkiye'nin gençlerini dinlemek, anlamak ve onların söylediklerini hep birlikte değerlendirmek için burada olduklarını dile getiren Ustaosmanoğlu, "Çünkü biz TGSP olarak şuna inanıyoruz. Gençler hakkında konuşmak yetmez, gençlerle konuşmak gerekir. Gençler adına karar vermek yetmez, onların ne düşündüğünü, ne hissettiğini ve gelecekten ne beklediğini bilmek gerekir. İşte Türkiye'nin Gençleri anketinin araştırmasını tam da bu anlayışla gerçekleştiriyoruz." diye konuştu.

Ustaosmanoğlu, üçüncüsünü yaptıkları bu çalışmanın artık kendileri için yalnızca dönemsel bir fotoğraf olmadığını, gençlerde yaşanan değişimi takip edebildikleri önemli bir hafıza ve veri kaynağı haline geldiğine işaret ederek, gençlerin hayata bakışından gelecek beklentilerine, eğitimden çalışma hayatına, aileden sosyal ilişkilerine, teknolojiden gönüllülüğe kadar pek çok başlıkta ne düşündüklerini anlamaya çalıştıklarını belirtti.

Gençlerin kendi cümleleri, kaygıları, hayalleri, itirazları ve bu ülkenin geleceğine dair söyleyecek sözleri olduğunu dile getiren Ustaosmanoğlu, şunları söyledi:

"Bizim dönemimiz o sözü duymak. Bu araştırmanın sonuçlarında elbette bizi sevindiren veriler de olacak, üzerinde düşünmemiz gereken sonuçlar da. Belki bazı sonuçlar beklentilerimizle örtüşecek, bazıları bizi şaşırtacak. Fakat araştırmaların kıymeti zaten burada ortaya çıkıyor. Duymak istediğimizi değil, gençlerin gerçekten ne söylediğini duymak. Türkiye çok büyük gençlik potansiyeline sahip. Biz gençlerimizi yalnızca geleceğimiz olarak görmüyoruz. Onlar bugünün öğrencileri, öğretmenleri, girişimcileri, mühendisleri, sanatçıları, sporcuları, gönüllüleri ve sivil toplum çalışanlarıdır. Dolayısıyla gençliğe yapılan yatırım, aslında Türkiye'nin bugününe ve yarınına yapılan yatırımdır."

TGSP Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Özdinç, toplantıda araştırmanın sonuçlarını paylaştı.

Özdinç, bu araştırmanın bir gençlik profil araştırması olduğunu ifade ederek, çok kıymetli veriler elde ettiklerini belirtti.

Araştırmada, gençlerin ruh halinden, mutluluktan, yalnızlıktan, genel gündemden, sorunlardan, bağımlılıktan, eğitimden, politikaya olan ilgiden, yurt dışı düşüncesi ve inanç konuları gibi çok geniş bir perspektif sunmaya çalıştıklarını anlatan Özdinç, 34 ilde 8 bin 103 gençle araştırmanın yapıldığını kaydetti.

Özdinç, araştırmanın hem yüz yüze hem de telefonla gerçekleştirildiğini belirterek, araştırmada 2020, 2023 ve 2026 yıllarındaki sonuçların karşılaştırıldığını söyledi.

Gençlerin ruh halinde yaklaşık 4 ve 5 puanlık olumlu yönde yükseliş olduğunun görüldüğünü anlatan Özdinç, burada sınıfsal bir uçurum da olduğunu, sosyo ekonomik olarak üst düzeyde olanlarla, alt düzeyde olanlar arasında ruh hali açısından kendini "iyi" olarak bildirenlerin oranında da yüksek bir fark olduğunu aktardı.

Özdinç, araştırmada mutluluk düzeyinde ruh halindeki gibi kısa bir yükseliş olduğunu ifade ederek "Niye mutsuzsunuz diye sorduğumuzda, bu çok kötü ile kötüyü ayırt ettiğimiz yani olumsuz değerleri bir yerde birleştirdiğimiz zaman, bu mutsuz olma nedenleri arasında ekonomik durumun ana etken olduğu ortaya çıkıyor. Aşağı yukarı her iki gençten birisinin mutsuzluğunun nedeni ekonomi. Gençlerin yüzde 47'si ekonomiden mutsuz değil, mutsuz olanların yarısının sebebi ekonomi." şeklinde konuştu.

Araştırmada, "Kendinizi ne kadar yalnız hissediyorsunuz?" sorusunu sorduklarını aktaran Özdinç, "Ailesiyle birlikte yaşayanlar, yalnızlığa yüzde 20 oranında 'evet' demiş. Tek başına yaşayanlar yalnızlığa yüzde 30 oranında 'evet' demiş. Bu fark ailenin gençler için önemli sosyal ve duygusal destek kaynağı olacağını düşündürüyor ancak aile içinde de bazı meselelerimiz var. Aile içinde mutlu olduğunu söyleyenler, yüzde 44 oranında da "ara sıra" cevabını veriyor. Dolayısıyla ailede anne, baba ve çocuğun birlikte olması değil, paylaşım tarafında da güçlü bir ilişki kurulması gerektiğini de vurguluyor gibi bu veri." değerlendirmesinde bulundu.

Özdinç, araştırmada gençlerin en önemli sorununun "iş sahası eksikliği"nin birinci sırada yer aldığını belirtti.

Toplantıda daha sonra İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, TGSP Yönetim Kurulu Başkanı Ustaosmanoğlu ve TGSP Yönetim Kurulu Üyesi Özdinç basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bilal Erdoğan, 2020 yılından bu yana düzenli olarak yılda bir araştırma yapıldığını ve bu araştırmadaki verilerin eğilim açısından bir hikaye anlatmaya başladığını söyledi.

Bu tür bir çalışmanın 40, 50 yıllık sonuçlarının olmasını istediklerini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Türkiye'de gençliğin hikayesini, nesiller arasındaki geçişleri, dönüşleri daha iyi anlayabilelim. Hamdolsun böyle bir işe geç de olsa bir yerden başlamış olduk. 2020, 2023 ve 2026 yıllarında bu saha çalışmasını yapıyoruz. Ondan sonra her bir saha çalışmasının ardından da ileri analizlerini yapıp yayınlıyoruz. Sanıyorum önümüzdeki bir yıl içinde de ileri analizleri yapılıp yayınlanacaktır."

Erdoğan, saha araştırmasını yapanlara teşekkür ederek Türkiye'nin Gençleri saha çalışmalarında çok temel eğilimleri görmüş olduklarını, bu araştırma haricinde ara ara gündeme dair başka çalışmalar da yapıldığını belirtti.

TGSP'nin 80'nin üzerinde gençlik alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının bir çatısı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Üyelerimizin çalışmalarını yönlendirirken, gençlik politikalarını belirlerken bu çalışmalardan istifade etmesini istiyoruz. Nereye odaklanmaları gerektiğini, nerede gençlerin beklentileri olduğunu, gençlerde ne tür değişimlerin olduğunu görüp ona göre istikametlerini belirlemelerini arzu ediyoruz. Tabii ki karar vericilerle, politika yapıcılarla da bu çalışmalarımızın çıktılarını paylaşıyoruz. Onların da bunlara değer verdiğini, bunları incelediğini, bunları takip ettiğini biliyoruz." ifadelerini kullandı.

Anketteki gelişmeleri takip ettiklerini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geleceğimiz, gençlerimiz. Bazen kamuoyunu meşgul eden gündemlerin gerçekten gençleri ilgilendirmeyen gündemler olduğunu görüyorum ve üzülüyorum doğrusu. Bazen yaşlılar gündemi fazla meşgul ediyorlar. Bir gence göre Türkiye'de ortalama bir ömür beklentisi 80'e dayandı. Hanımlarda 3, 4 yaş daha uzun olmakla birlikte ortalaması bizlere yaklaştı. Düşünün ki, 20 yaşındaki bugün bir gencin, 60 yılla ilgili beklentisi, kaygısı var. 60 yaşında birisinin 20 yıllık bir beklentisi, kaygısı olabilir ama maalesef burada bir asimetriden bahsedebiliriz."

Erdoğan, gençlik sivil toplum kuruluşları olarak gençlerin, organize olma, gündem belirleme ve söylem üstünlüğü edinme konularında güçlendirilmeleri gerektiğine işaret ederek, "Gençlerin kendi gündemlerini kamuoyunun dikkatine sunabilmelerini sağlamamız lazım. Bu yönüyle de bu saha araştırması önemli. Yani kamuoyu bir şeylerle meşgul olurken bizim çıkıp 'Hayır efendim. Bakın bu konu şu konuştuğunuz konudan daha önemli. Gelin bununla ilgilenelim, bunu konuşalım, bunu değerlendirelim, bunu geliştirelim.' dememiz gerektiğini düşünüyorum. Onun için buradaki veriler çok kıymetli." diye konuştu.

Muhafazakar kesimin sivil toplum kuruluşlarındaki etkinliğinin ne durumda olduğuna ilişkin soru üzerine Erdoğan, muhafazakar kesimin sivil toplumdaki dinamizminin hala daha yüksek, daha fazla ama alan olarak eğitim, insani yardım gibi alanlarla mahdut (sınırlı) olduğunu, çevre, teknoloji gibi alanlarda yeni yeni kıpırdanmalar bulunduğunu kaydetti.

Erdoğan, bu durumun da zamanla gelişeceğine dikkati çekerek "Türkiye'deki toplumsal gelişmenin sivil toplumdaki yansımasının muhakkak gerçekleşeceğini, artık gençlerin siyasete ilgisinin düşmesinden de bence bunu göreceğiz. Gençlerin daha az siyaset, daha çok sivil toplum tarafından etkilenip, kanaat oluşturup siyasete yön verebilecek veya siyasetten beklenti üretebilecek diye düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Araştırmada, Ahbap Derneğinin güvenirliliğinin azalarak alt sıralara düşmesinin adli süreçlerle ilgili olup olmadığının sorulması üzerine Erdoğan, Ahbap Derneğinin alt sıralara düşmesinden ziyade Kızılay ile Yeşilay'ın zirvede olmasını önemsediğini söyledi.

Erdoğan, 16 yaş ve öncesinde sosyal medya kullanımının bazı kişilerce "milli güvenlik sorunu" olarak değerlendirilmesi ve yasaklanmasına yönelik gelişmelerle ilgili soru üzerine, şunları söyledi:

"(Sosyal medya) Tabii ki milli güvenlik sorunu. Bizim çocuklarımızın, gençlerimizin kafasının içinin iğdiş edilmesi milli güvenlik sorunu. Kimliksizleştirilmesi milli güvenlik sorunu. Cinsiyetsizleştirme girişimi bütün dünyada sürüyor, nereye gideceğini bilmeden yapıyorlar. Tabii ki bir sorun. Dolayısıyla gerçek meselelerimizi gerçek gündem haline getirebilirsek, bunun üzerinde belli mutabakatlar sağlayabilsek... Çünkü sağduyulu oturup konuştuğumuz zaman bunlar asgari müştereklerimiz olan meseleler. Her anne babanın aynı fikirde olduğu mesele."