Üstelik olay yalnızca izlemekle sınırlı değil. Yayın sırasında izleyiciler, gerçek parayla satın aldıkları jetonlar üzerinden sanal hediyeler gönderiyor. Gelen hediyelerle slime'a yeni malzemeler ekleniyor, karışım büyüyor ve yayıncılar izleyicilerden gelen etkileşimle yayınlarını sürdürüyor. Böylece basit bir slime gösterisi, izleyicinin de para harcayarak dahil olduğu bir canlı yayın ekonomisine dönüşüyor.
Bir yayının aynı anda yaklaşık 65 bin kişi tarafından izlendiği, bir gecede 3 milyon TL kazanıldığı yönündeki iddialar da tartışmayı büyüttü. Ancak izlenme sayısı ile yayıncının gerçek kazancı arasındaki fark, bu sistemin nasıl işlediği sorusunu gündeme getirdi.
Ortada belirgin bir hikaye, konuşma veya olay olmamasına rağmen slime yayınlarının izleyicileri ekranda tutması dikkat çekiyor. Peki, insan zihnini bu görüntülere bağlayan ne? Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve Yeni Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gül Esra Atalay, bu ilginin yalnızca bilgi edinme veya bir hikayeyi takip etme ihtiyacıyla açıklanamayacağını belirtiyor.
Atalay'a göre insan zihni aynı zamanda duyusal haz, ritim, öngörülebilirlik ve kontrol hissi arıyor. Slime'ın esnemesi, sıkışması, parçalanması, yüzeyinin değişmesi ve yeniden bir araya gelmesi görsel ve işitsel bir haz oluşturuyor. İzleyiciler, slime'a dokunmadan, yalnızca izleyerek dokunmuş gibi hissettikleri bir duyusal deneyim yaşıyor.
"İnsan zihni yalnızca anlam arayan değil, aynı zamanda duyusal haz, ritim, öngörülebilirlik ve kontrol hissi arayan bir sistemdir. Her zaman bilgi edinme, problem çözme veya bir hikâyeyi takip etme eğiliminde olmuyoruz. Bazen yalnızca duyusal olarak tatmin olma peşindeyiz. Slime videoları bu ihtiyaca doğrudan hitap ediyor. Aslında burada izleyiciler bir çeşit duyusal simülasyon yaşıyor. Slime'a dokunmadan, izleyerek dokunmuş gibi hissetme üzerinden bir tür haz alıyor."
HEM TAHMİN EDİLEBİLİR HEM DE MERAK UYANDIRIYOR
Slime yayınlarının izlenme süresini artıran unsurlardan biri de tekrarlayan hareketler ve bu hareketlerin ortaya çıkardığı küçük değişimler. Yoğurma, kesme ve sıkıştırma gibi hareketlerin kısa sürede tahmin edilebilir hale gelmesi, izleyicinin zihinsel yükünü azaltıyor. Ancak her harekette ortaya çıkan yeni şekiller, dokular ve sesler merak duygusunu canlı tutuyor.
Prof. Dr. Gül Esra Atalay, bu iki özelliğin bir arada bulunmasının izleyiciyi ekranda tuttuğuna dikkat çekiyor:
"Videolardaki tekrar ve küçük değişimlerin yarattığı denge hipnotik bir etki yaratıyor. İnsanlar bu videolardaki yoğurma, kesme ve sıkıştırma gibi hareketlerin örüntüsünü kısa sürede öğrenebildiği için belirsizlik azalıyor ve bilişsel olarak rahatlama hissi ortaya çıkıyor. Öte yandan her harekette ortaya çıkan küçük şekil, doku ve ses farklılıkları merak duygusunu canlı tuttuğu için izlemeye devam ediliyor. Yani zihni yormayacak kadar tahmin edilebilir, dikkati kaybettirmeyecek kadar da değişken bir içerikten söz ediyoruz."
Atalay, slime'ın alışılmadık yapısının da ilginin bir başka nedeni olabileceğini belirtiyor. Yapışkan ve biçimsiz görüntünün bazı kişilerde hem itici hem de çekici bir etki yaratabildiğini ifade eden Atalay, merak ile tiksinme arasındaki gerilimin de dikkati canlı tutabileceğini söylüyor. Sürekli uyaranlara maruz kalınan dijital dünyada bu tür içeriklerin zihinsel mola işlevi görebildiğini belirten Atalay, TikTok'un algoritmik yapısı ve sonsuz kaydırma özelliğinin de izleme deneyiminin uzamasına katkıda bulunduğunSlime yayınlarını izleyenlerin gerçekten rahatlayıp rahatlamadığı ya da sürekli bir haz arayışına mı girdiği de mera iki durum birbirinin zıttı değil; aynı anda yaşanabiliyor.
Tekrarlayan hareketler ve öngörülebilirliğin zihinsel yükü azaltarak sakinlik hissi verdiğini belirten Atalay, her yeni sıkıştırma, kesme veya patlama hareketinin de yeni bir duyusal tatmin sunduğunu ifade ediyor.
"Aslında rahatlama ve uyarılma arayışı birbirinin zıttı değil. Yani her iki durum da birlikte var olabilir. Tekrarlayan hareketler ve öngörülebilirlik zihinsel yükü azaltarak kişiye sakinlik ve rahatlama hissi verirken, her yeni sıkıştırma, kesme veya patlama yeni bir duyusal tatmin sunabiliyor. Beyin bu küçük hazları tekrar tekrar deneyimlemek istiyor. Böylece kişi rahatlamak için başladığı izleme davranışını giderek sürdürme eğilimi gösterebiliyor."
SLİME'IN SESİ BİLE İZLEYİCİYİ EKRANA KİLİTLİYOR
Slime yayınlarında yalnızca görüntüler değil, ezilme, kesilme, yoğrulma ve sürtünme sesleri de önemli bir yer tutuyor. Bu seslerin bazı izleyicilerde rahatlama hissi oluşturması, yayınların ASMR ile ilişkisini gündeme getiriyor. Atalay, bu seslerin yakından kaydedilmesinin dikkati tek bir noktaya topladığını belirtiyor. Benzer seslerin tekrar etmesiyle tanıdık ve öngörülebilir bir ritim oluştuğunu ifade eden Atalay, izleyicilerin gündelik düşüncelerinden uzaklaşabildiğini söylüyor.
"İzleyiciler söz konusu sesleri dinlediklerinde slime'a kendileri dokunuyorlarmışçasına bir duyusal tatmin yaşıyorlar. Böylece ellerini kirletmeden, yapışkanlık hissine katlanmadan bu deneyimin duyusal hazzına ulaşıyorlar. Güvenli mesafeden yaşanan duyusal tatmin önemli bir etken."
Atalay'a göre slime'ın renkleri, dokusu ve sürekli şekil değiştirmesi de görsel dikkati cezbediyor. Ancak bu görüntülerin herkeste aynı etkiyi yarattığını söylemek mümkün değil.
BİR SONRAKİ HAREKETİ BEKLEMEK İZLEYİCİYİ TUTUYOR
Yayınların dikkat çeken bir başka özelliği ise izleyicinin bir sonraki aşamada ne olacağını merak etmesi. Slime'a hangi malzemenin ekleneceği, karışımın nasıl değişeceği ve ortaya nasıl bir görüntü çıkacağı izleme isteğini canlı tutuyor. Atalay, henüz sonucu bilinmeyen küçük değişimlerin izleyicinin dikkatini sürekli canlı tuttuğunu belirtiyor. İzleyicinin yalnızca o an gördüğü görüntüden haz almadığını, biraz sonra yaşanabilecek değişimin yaratacağı hazzı da beklediğini ifade ediyor. Atalay, gelecekteki tatmine yönelik bu beklentinin de bir ödül işlevi gördüğünü söylüyor.
SLİME YAYINLARINDA MİLYONLUK KAZANÇ İDDİASI: PARA NEREYE GİDİYOR?
Slime yayınlarının arkasındaki bir diğer dikkat çekici konu ise sanal hediyeler üzerinden dönen para trafiği. İzleyiciler gerçek parayla jeton satın alıyor, bu jetonlarla yayıncılara hediye gönderiyor. Yayıncılar da gelen hediyeler karşılığında slime'a yeni malzemeler ekleyerek izleyicilerin ilgisini canlı tutuyor. Ancak izleyicinin cebinden çıkan parayla yayıncının hesabına geçen tutar aynı değil. Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Dijital İletişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, sistemde ciddi bir şeffaflık sorunu bulunduğuna dikkat çekiyor.
Kırık, platformun kendi dönüşüm sistemini uyguladığını, kazanç hesaplamasını kendisinin yaptığını ve işlemlerden pay aldığını belirterek şu değerlendirmede bulunuyor:
"Burada çok ciddi bir şeffaflık sorunu var. İzleyici gerçek parayla jeton satın alıyor, bu jetonlarla yayıncıya hediye gönderiyor ancak izleyicinin cebinden çıkan parayla yayıncının hesabına geçen para aynı olmuyor. Platform kendi dönüşüm sistemini uyguluyor, kazanç hesaplamasını kendisi yapıyor ve yapılan işlemlerden pay alıyor. Yani vatandaşın harcadığı paranın ne kadarının yayıncıya ne kadarının platforma gittiği her zaman açık ve anlaşılır biçimde ortaya konulmuyor."
3 MİLYON TL KAZANÇ İDDİASI NASIL DOĞRULANACAK?
Bir yayının aynı anda yaklaşık 65 bin kişi tarafından izlenmesi ve bir gecede 3 milyon TL kazanç elde edildiği iddiası, slime yayınlarını gündemin üst sıralarına taşıdı. Ancak yüksek izlenme sayıları, yayıncının aynı miktarda para kazandığı anlamına gelmiyor. Prof. Dr. Ali Murat Kırık, bu iki verinin birbirine karıştırılmaması gerektiğini belirterek milyonluk kazanç iddialarının hangi kayıtlara dayandığının açıklanması gerektiğini söylüyor.
Kırık, "Bir yayının milyonlarca kişiye ulaşması, yayıncının milyonlarca lira kazandığı anlamına gelmiyor. Üstelik bir gecede 3 milyon TL kazanıldığı iddiası ortaya atılıyorsa bunun hangi verilere dayandığı açıklanmalı. Bu para gerçekten yayıncının hesabına mı geçti, izleyicilerin toplam harcaması mı, yoksa platformun gösterdiği brüt bir değer mi? Bunlar birbirinden tamamen farklı şeyler" ifadelerini kullanıyor.
GERÇEK KAZANÇ ADLİ BİLİŞİM İNCELEMESİYLE ORTAYA ÇIKABİLİR
Peki, bir yayıncının gerçekten ne kadar kazandığı nasıl tespit edilebilir? Uzmanlara göre yalnızca canlı yayındaki hediye sayısına veya ekranda görünen rakamlara bakmak yeterli değil. Platform kayıtlarının finansal hareketlerle birlikte incelenmesi gerekiyor. Kırık, gerçek kazancın ortaya çıkarılması için birden fazla dijital ve finansal kaydın karşılaştırılması gerektiğini vurguluyor:
"Bir kişinin gerçek kazancını ortaya çıkarmak için TikTok hesabındaki hediye ve elmas kayıtları, LIVE kazanç dökümleri, cüzdan hareketleri, para çekme geçmişi ve banka hesap hareketleri birlikte incelenmeli. Özellikle çok sayıda farklı hesaptan gelen yüksek tutarlı hediyeler, aynı kişiler arasında tekrarlanan işlemler ve olağan dışı para transferleri dikkatle araştırılmalı."
Adli bilişim incelemesinde yayının başlangıç ve bitiş saatleri, anlık izleyici sayıları, toplam izlenme ve gönderilen hediyelerin kayıtlarının da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kırık, yayıncının kazanç dökümleri, elmas bakiyesi ve banka hesaplarına gelen ödemelerin karşılaştırılmasının önemine işaret ediyor.
Kırık'a göre hediye gönderen hesapların kimlerle bağlantılı olduğu, finansman kaynakları ve paranın daha sonra başka hesaplara aktarılıp aktarılmadığı da araştırılması gereken başlıklar arasında.
SANAL HEDİYELER ÜZERİNDEN KARA PARA AKLANABİLİR Mİ?
Slime yayınlarıyla ilgili tartışmanın en dikkat çekici boyutlarından biri de sanal hediyeler üzerinden gerçekleşen yüksek tutarlı para trafiğinin denetlenmesi. Kırık, bu sistemin kara para aklama amacıyla istismar edilip edilmediğinin de araştırılması gerektiğini belirtiyor.
Uzman, yüksek miktarda hediye gönderilmesinin tek başına suç veya kara para aklama anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Ancak paranın kaynağının açıklanamaması ve işlemlerin olağan dışı bir görünüm taşıması halinde finansal incelemenin derinleştirilmesi gerektiğini söylüyor.
"Çok yüksek tutarlı ve kaynağı belirsiz para hareketleri söz konusuysa bunun yalnızca içerik üreticiliği geliri olarak değerlendirilmesi doğru olmaz. Bu işlemlerin kara para aklama amacıyla kullanılıp kullanılmadığı da araştırılmalı."
Kırık'a göre kaynağı belirsiz paraların sanal hediyeler üzerinden dolaşıma sokulması ve daha sonra meşru bir içerik üreticiliği geliri gibi gösterilmesi ihtimali üzerinde de durulmalı. Ancak böyle bir sonuca ulaşabilmek için platform kayıtları, banka hareketleri ve gerektiğinde MASAK incelemeleriyle desteklenen somut deliller gerekiyor.
İZLEYİCİLERİ YENİDEN HEDİYE GÖNDERMEYE TEŞVİK EDEN DÖNGÜ
Slime yayınlarında izleyicilerin gönderdiği her hediye, ekrandaki gösterinin seyrini değiştirebiliyor. Yeni bir hediye geldiğinde slime'a başka bir malzeme ekleniyor, karışım büyüyor ve izleyiciler ortaya çıkacak sonucu görmek için yayında kalmaya devam ediyor.
Prof. Dr. Ali Murat Kırık, bu sistemin yalnızca bir eğlence faaliyeti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. İzleyicinin hediye göndermesi, yayıncının yeni bir malzeme eklemesi ve bunun ardından yeniden hediye gönderilmesiyle sürekli bir harcama döngüsü oluştuğuna dikkat çekiyor.
"Bence burada artık eğlence sınırlarını aşan bir ekonomik teşvik mekanizmasıyla karşı karşıyayız. İzleyici hediye gönderiyor, yayıncı slime'a yeni bir malzeme ekliyor, izleyici bundan heyecan duyuyor ve yeniden para harcamaya yöneliyor. Yani insanlara yalnızca bir yayın izletilmiyor; sürekli harcama yapmaları için bir döngü kuruluyor. Rekabet, merak, anlık ödül ve yayıncıyla etkileşim kurma isteği bu sistemin temel araçlarına dönüşüyor."
SANAL HEDİYELER GERÇEK PARANIN DEĞERİNİ UNUTTURUYOR MU?
Kırık'a göre sistemin önemli risklerinden biri de gerçek parayla satın alınan hediyelerin ekranda eğlenceli dijital nesneler olarak sunulması. Bu durum, harcanan paranın gerçek değerinin ikinci plana atılmasına neden olabiliyor.
Kırık, özellikle küçük miktarlarla başlayan harcamaların zamanla kontrolsüz tüketime dönüşme ihtimaline dikkat çekiyor.
"Üstelik sanal hediyeler gerçek parayla satın alındığı hâlde ekranda eğlenceli birer dijital nesne gibi sunuluyor. Böylece harcanan paranın gerçek değeri ikinci plana itilebiliyor. Bu modelin kontrolsüz tüketimi teşvik etme potansiyeli kesinlikle göz ardı edilmemeli."
Slime içeriklerinin çocukların da aşina olduğu bir oyun ve oyuncak türüyle bağlantılı olması, sanal hediye sisteminin çocuklar açısından oluşturabileceği riskleri de gündeme getiriyor. Kırık, özellikle çocuklar ve gençler için harcama sınırlarının, yaşa uygun koruma mekanizmalarının ve daha sıkı denetimin gerekli olduğunu belirtiyor.
Uzman, yayıncının elde ettiği kazanç ile izleyicinin yaptığı harcama arasındaki ilişkinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuşuyor: "Asıl tehlike, insanların para harcayarak anlamsız bir rekabetin parçası hâline getirilmesi. Bir tarafta birkaç saatlik yayınla büyük kazanç elde ettiği iddia edilen kişiler var, diğer tarafta bu kazanç uğruna sürekli jeton satın alan ve hediye gönderen izleyiciler bulunuyor."
Kırık, platformların bu ekonomik döngüden gelir elde ederken kullanıcıların korunmasına ilişkin sorumluluğu da üstlenmesi gerektiğini ifade ediyor.
TikTok'taki slime yayınları, ilk bakışta yalnızca renkli ve ilgi çekici görüntülerden oluşan bir sosyal medya akımı gibi görünüyor. Ancak uzmanların değerlendirmeleri, bu yayınların arkasında duyusal haz, merak, rahatlama, etkileşim ve para harcama davranışlarının bir araya geldiği daha geniş bir sistem bulunduğunu gösteriyor. Bir tarafta saatlerce aynı görüntüleri izleyerek zihinsel mola arayan kullanıcılar, diğer tarafta sanal hediyelerle yayınların seyrini değiştiren izleyiciler ve bu etkileşimden gelir elde eden yayıncılar bulunuyor. Prof. Dr. Ali Murat Kırık ise dijital platformların başarısının kullanıcılara ne kadar para harcattıklarıyla değil, ne kadar güvenli ve şeffaf bir ortam sunduklarıyla ölçülmesi gerektiğini vurguluyor.

