Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, 3 Kasım'da yeni dilim başvuruları başlayacak Tobb Nefes Kredisi'ne ilişkin, "Bu tür destekler, işletmelerimizin günlük faaliyetlerini sürdürebilmelerine, tedarikçi ödemelerini planlamalarına, üretimlerini devam ettirmelerine ve istihdamlarını korumalarına katkı sağlayabilir." ifadelerini kullandı.
KOBİ'lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların işbirliğiyle hayata geçirilen Tobb Nefes Kredisi'nde yeni dilim başvuruları 3 Kasım Salı gününden itibaren gerçekleştirilecek. Krediye TOBB'a bağlı tüm oda ve borsa üyesi işletmeler başvurabilecek.
ASKON Genel Başkanı Aydın, yaptığı yazılı açıklamada, TOBB Nefes Kredisi başvurularının KOBİ'lerin işletme sermayesine erişimini kolaylaştıracağını, üretimin devamlılığına, istihdamın korunmasına ve yeni yatırım fırsatlarının değerlendirilmesine katkı sunacağını belirterek, finansmana erişimi destekleyen uygulamaların reel sektörün rekabet gücü açısından önemine dikkati çekti.
KOBİ'lerin Türkiye ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olduğunu vurgulayan Aydın, "Türkiye ekonomisinin üretim kapasitesini, istihdam gücünü ve ihracat potansiyelini artırmak istiyorsak KOBİ'lerimizin finansmana erişim sorununu öncelikli gündem maddelerimizden biri olarak ele almalıyız." değerlendirmesinde bulundu.
Aydın, KOBİ'lerin ekonominin en dinamik unsurları arasında yer aldığının altını çizerek, üretimden ticarete, sanayiden hizmet sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren işletmelerin istihdam oluşturduğunu, tedarik zincirlerini ayakta tuttuğunu ve şehirlerin ekonomik gelişimine doğrudan katkı sağladığını anlattı.
İşletmelerin sürdürülebilir biçimde faaliyet gösterebilmesinin yalnızca sipariş almasına veya üretim kapasitesine sahip olmasına bağlı olmadığına işaret eden Aydın, işletmelerin ham madde tedarikinden enerji giderlerine, ücret ödemelerinden yatırım ihtiyaçlarına kadar birçok alanda yeterli ve öngörülebilir finansmana erişebilmesi gerektiğini kaydetti.
Aydın, "Finansman maliyetlerinin yükseldiği ve işletme sermayesi ihtiyacının arttığı dönemlerde özellikle KOBİ'lerimizin üzerindeki baskı daha belirgin hale geliyor. Bu nedenle finansmana erişimi kolaylaştıran, işletmelerin nakit akışını destekleyen ve üretim faaliyetlerinin devamlılığını sağlayan mekanizmaları son derece önemli buluyoruz." ifadelerini kullandı.
Söz konusu krediyi reel sektörün finansman ihtiyacına cevap verme yönünde atılmış kıymetli bir adım olarak değerlendirdiklerinin altını çizen Aydın, şunları aktardı:
"Haziran 2026'da başlayan ilk dönemde KOBİ'lere 45 milyar lira kredi kullandırılmış olması, bu tür finansman desteklerine duyulan ihtiyacın büyüklüğünü ortaya koyuyor. Yeni dönemde ilave 50 milyar lira kredi hacminin devreye alınması ve firma başına üst limitin 5 milyon liraya yükseltilmesi 6 ay ana para ödemesiz olması da işletmelerimize yeni imkanlar sunacaktır. Bu tür destekler, işletmelerimizin günlük faaliyetlerini sürdürebilmelerine, tedarikçi ödemelerini planlamalarına, üretimlerini devam ettirmelerine ve istihdamlarını korumalarına katkı sağlayabilir. Finansmana erişimin kolaylaşması, aynı zamanda işletmelerin yeni siparişleri karşılayabilmesi ve büyüme fırsatlarını değerlendirebilmesi açısından da önemlidir." değerlendirmesinde bulundu.
Aydın, kredi imkanlarının gerçek etkisinin işletmelere hangi koşullarda ulaştığı ve ne ölçüde üretime dönüştüğüyle yakından ilişkili olduğunu vurgulayarak, finansmanın maliyetinin, vadesinin, teminat şartlarının ve geri ödeme takviminin işletmelerin faaliyet yapısıyla uyumlu olması gerektiğini belirtti.
ASKON Genel Başkanı Aydın, "Bizim beklentimiz, bu tür desteklerin mümkün olduğunca geniş bir KOBİ kitlesine ulaşması ve üretim ekonomisinin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde geliştirilmesidir." ifadelerini kullandı.
"Finansman maliyetlerinin üretim ve yatırım yapmayı destekleyecek seviyelere gelmesi önem taşıyor"
Aydın, iş dünyasının ihtiyacının yalnızca belirli dönemlerde devreye alınan kredi paketleriyle sınırlı olmadığına işaret ederek, işletmelerin yatırım kararlarını güvenle alabileceği, maliyetlerini öngörebileceği ve uzun vadeli planlama yapabileceği sürdürülebilir bir finansman ortamına ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.
İş dünyasının finansmana erişim konusunda beklentilerine değinen Aydın, şu ifadeleri kullandı:
"Öncelikle, finansman maliyetlerinin üretim ve yatırım yapmayı destekleyecek seviyelere gelmesi büyük önem taşıyor. Krediye erişimin yanı sıra kredinin işletmeye toplam maliyeti de dikkate alınmalıdır. İkinci olarak, teminat ve kredi değerlendirme süreçlerinin özellikle finansmana erişimde daha fazla güçlük yaşayan, ancak üretim ve istihdam kapasitesi bulunan KOBİ'ler açısından kolaylaştırılmasını önemsiyoruz. Üçüncü olarak, işletmelerimizin nakit akışına uygun, öngörülebilir ve daha uzun vadeli finansman seçeneklerinin artırılmasını bekliyoruz. Üretim yapan bir işletmenin yatırımını, siparişini ve geri ödeme planını sağlıklı biçimde yönetebilmesi için finansman koşullarının işin niteliğiyle uyumlu olması gerekiyor.
Dördüncü olarak, finansman desteklerinin üretim, ihracat, teknoloji yatırımları ve istihdam oluşturma hedefleriyle daha güçlü biçimde ilişkilendirilmesini istiyoruz. Kaynağın üretken faaliyetlere yönelmesi, hem işletmelerimiz hem de ülke ekonomimiz açısından daha kalıcı sonuçlar doğuracaktır. Ayrıca kredi programlarının devamlılığı ve şartlarının zamanında açıklanması, işletmelerimizin planlama yapabilmesi açısından önemlidir. Finansmana hangi koşullarda ve ne zaman erişebileceğini bilen işletme, yatırım ve üretim kararlarını daha sağlıklı alabilir."
"KOBİ'lerimizin rekabet gücünü artıran her yapıcı adımı kıymetli buluyoruz"
Aydın, Türkiye'nin ekonomik hedeflerine ulaşmasında KOBİ'lerin güçlendirilmesinin belirleyici olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin daha güçlü bir üretim ekonomisine sahip olması, ihracatını artırması ve küresel rekabette daha ileri bir konuma ulaşması için işletmelerin önünün açılması gerektiğini belirtti.
Üreten, yatırım yapan, istihdam oluşturan ve ülkesine değer katan işletmelerin finansman ihtiyacının yalnızca firmaların kendi sorunu olarak görülmemesi gerektiğini kaydeden Aydın, bu meselenin ülkenin ekonomik büyümesi ve rekabet gücü açısından stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti.
Aydın, "Nefes Kredisi gibi programların, iş dünyamızın gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak geliştirilmesini ve finansmana erişimi kolaylaştıran tamamlayıcı politikalarla desteklenmesini önemsiyoruz. ASKON olarak üretimi, yatırımı, ihracatı ve istihdamı destekleyen, girişimcilerimizin önünü açan ve KOBİ'lerimizin rekabet gücünü artıran her yapıcı adımı kıymetli buluyoruz." değerlendirmesini yaptı.



