1800 rakımda geleneksel yöntemlerle keçiboynuzu pekmezi üreten Gani Şahin, yoğun taleple karşı karşıya kaldı. Toroslar'daki yaylada hazırlanan pekmezin henüz üretim aşamasındayken alıcı bulduğu belirtildi.

SİPARİŞLERE YETİŞEMİYOR

Antalya'nın Manavgat ilçesinden her yıl Toroslar'a göç eden Gani Şahin, Konya'nın Bozkır, Ahırlı ve Yalıhüyük ilçeleri sınırındaki Taşkesiği Yaylası'nda keçiboynuzu pekmezi üretiyor. Kurban Bayramı'nın ardından hayvanlarıyla birlikte yaylaya çıkan Şahin, sahilden getirdiği keçiboynuzlarını geleneksel yöntemlerle işleyerek pekmeze dönüştürüyor. Özellikle Bozkır tahiniyle birlikte tüketilen keçiboynuzu pekmezine yoğun talep olduğunu belirten üretici, ürünlerinin alıcılarının önceden belli olduğunu ve yeni sipariş alamadığını ifade etti. Şahin'in yaylada sürdürdüğü üretim, bölgenin geleneksel gıda hazırlama yöntemlerini de yaşatıyor.

ÖNCE DÖVÜYOR, SONRA KAZANLARDA KAYNATIYOR

Keçiboynuzu pekmezinin hazırlanması oldukça zahmetli bir süreç gerektiriyor. Manavgat'tan getirilen keçiboynuzları önce dövülerek parçalanıyor. Ardından özel tanklarda suya bırakılan keçiboynuzları, belirli bir süre bekletildikten sonra kazanlarda kaynatılıyor. Gani Şahin, üretim sürecini şu sözlerle anlattı: "Manavgat'tan keçiboynuzunu getiriyor ve Toroslar'da kaynatıyoruz. Keçiboynuzu astım, bronşit ve kansızlığa çok faydalıdır. Önce keçiboynuzunu döveriz; dövdükten sonra öğle vakti ıslatır ve ertesi sabah kaynatmaya devam ederiz. Bu şekilde kaynatılan, tamamen organik bir keçiboynuzu pekmezidir."

5 KİLO KEÇİBOYNUZUNDAN 1 KİLO PEKMEZ ÇIKIYOR

Geleneksel üretimde elde edilen pekmez miktarı, kullanılan keçiboynuzunun kalitesine göre değişiyor. Şahin'in verdiği bilgiye göre kaliteli keçiboynuzunun yaklaşık 3,5 kilosundan 1 kilo pekmez elde ediliyor. Ürünün kalitesi düştüğünde ise aynı miktarda pekmez için yaklaşık 5 kilo keçiboynuzu kullanılması gerekiyor. Bu nedenle hammadde kalitesi, üretim miktarını doğrudan etkiliyor. Şahin, pekmezin gece yatmadan önce başka bir gıda tüketilmeden içilmesini de tavsiye ediyor. Ancak bu tüketim şeklinin özel bir tedavi etkisi sağladığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.

YAZI YAYLADA, KIŞI MANAVGAT'TA GEÇİRİYOR

Gani Şahin, yılın belirli dönemlerinde yaylada, diğer dönemlerinde ise Manavgat'ta yaşıyor. Kurban Bayramı'nın ardından keçileri, tavukları ve kazlarıyla birlikte yüksek kesimlere çıkan üretici, kasım ayı civarında yeniden sahile dönüyor. Şahin, yaşadığı bölgeyi şöyle anlattı: "Şu anda bin 800 rakımlı Taşkesiği yaylasındayız. Bozkır, Ahırlı, Kuruçay da bu yaylanın içindedir. Akseki köyü ise biraz daha aşağı tarafımızda kalır ve hayatımızı bu şekilde sürdürmekteyiz."