Güneydoğu Asya kökenli zararlı tür; ahşap ürünler, canlı bitkiler ve ambalaj malzemeleri aracılığıyla küresel çapta taşındı. Araştırmalara göre böcek, bugüne kadar yaklaşık 680 ağaç ve odunsy bitki türünü etkiledi. İspanya, Uruguay ve Türkiye'de de varlığı tespit edilen tür, hem subtropikal hem de ılıman iklim koşullarına uyum sağlayabiliyor.

MANTAR HASTALIĞIYLA AĞAÇLARIN SU AKIŞINI KESİYOR

Zararlı, ağaç gövdelerine tüneller açarak çenesinin arkasındaki keselerde taşıdığı mantar sporlarını gövdeye bırakıyor. Ağaç içinde büyüyen mantar, iletim dokularını tıkayarak su ve besin akışını engelliyor. "Fusarium kuruması" olarak bilinen bu durum, ağaçta kuraklık etkisine benzer bir süreç başlatıyor. Enfeksiyona uğrayan meşe ağaçları genellikle dört yıl içinde, akçaağaçlar ise ilk 12 ayda kuruyor.

Böceğin üreme yeteneği yayılımı hızlandırıyor. Dişiler döllenmemiş yumurtalar bırakarak erkek bireyler üretebiliyor ve bu erkeklerle çiftleşerek yeni koloniler kurabiliyor. Böylece tek bir dişi birey bile yeni bir salgın başlatabiliyor.

MİLYARLARCA DOLARLIK MALİYET VE KESİM STRATEJİSİ

Zararlının yayılmasını engellemek için kullanılan ana yöntem, enfekte olmuş ağaçların böcekler yeni bir konağa geçmeden önce kesilerek alandan uzaklaştırılması. Ancak bu yöntem yüksek bir ekonomik yük getiriyor.

Güney Afrika’da önümüzdeki 10 yılda kentsel ağaçların kaybı ve kesim maliyetleri nedeniyle yaklaşık 18,5 milyar dolarlık ekonomik zarar oluşacağı ve 65 milyon kentsel ağacın kesilmek zorunda kalabileceği tahmin ediliyor. Avustralya'nın Perth kentinde de benzer şekilde 4 yıl boyunca sürdürülen imha çalışmalarına rağmen böceğin yayılımı tamamen durdurulamadı. Almanya ve Hollanda gibi ülkeler ise ilk vakaları sera ortamında tespit edip hızlı müdahale ederek açık alanlara yayılımı engellemeyi başardı.

BİYOLOJİK MÜCADELE ARAYIŞLARI SÜRÜYOR

Ağaç dokusundaki tıkanıklıklar kimyasal ilaçların böceğe ulaşmasını engellediği için araştırmalar biyolojik yöntemlere yoğunlaşıyor. Laboratuvar ortamında böceğe saldıran parazit yaban arıları ve böceği içeriden etkisiz hale getirebilen mikroskobik kurtçuklar (nematodlar) inceleniyor. Ancak bu canlıların sahaya salınmasının ekosistem üzerinde farklı yan etkiler yaratma riski bulunduğundan süreç temkinli yürütülüyor.

Uzmanlar, henüz kesin bir çözümü bulunmayan bu istilayla mücadelede bütçe yetersizliğine dikkat çekerken; kesilen ağaçların yerine biyolojik çeşitliliği artıracak ve dirençli yeni türlerin dikilmesi gerektiğini vurguluyor.