Bir çocuk yetiştirmek yalnızca sohbetlerden, kurallardan ve doğrudan yönlendirmelerden ibaret değildir. Çocuklar, aile hayatının günlük akışını gözlemleyerek pek çok şey öğrenirler: Yetişkinlerin günlerini nasıl planladıklarını, sorumlulukları nasıl üstlendiklerini ve kendilerine nasıl baktıklarını izlerler. Zamanla bu eylemleri kendi yaşamlarının bir parçası haline getirmeye başlayarak adım adım bağımsızlaşırlar.

Başlangıçta okul çantasını hazırlamaya, ertesi gün giyilecek kıyafetleri seçmeye yetişkinler yardım eder; diş fırçalamayı ya da saç taramayı yetişkinler hatırlatır. Zaman geçtikçe bu hatırlatmalara daha az ihtiyaç duyulur: Çocuklar kendi eşyalarına sahip çıkmaya, kişisel bakımlarını yapmaya ve günlük işlerini kendi başlarına halletmeye başlarlar. Ebeveynler için de bu durum bir değişimi simgeler: Bir zamanlar günlük rutinin parçası olan yardımlar, yerini yavaş yavaş çocuğun bağımsızlığına bırakır. Tekrarlanan eylemler işte bu şekilde alışkanlıklara dönüşür.

Kendi başına bir şeyler yapma arzusuyla birlikte, seçim yapma isteği de gelir. Hangi okul çantasını takacağı, ne giyeceği ya da hangi eşyaların özel olarak kendisine ait olacağı önem kazanmaya başlar. Aynı durum kişisel bakım ürünleri için de geçerlidir. Çocuklar ebeveynlerinin şampuan, krem ve diğer ürünleri kullandığını görür ve zamanla kendilerine ait ürünlerinin olmasını isterler. Kız çocuk babaları ve anneleri bunu çok iyi bilir: Er ya da geç annenin makyaj çantası büyük bir merak konusu haline gelir; rujlar, kremler veya parfümler aniden çocuğun odasından geri toplanmak zorunda kalır.

Öte yandan, çocuklar ve ebeveynler bu ürünlere farklı açılardan bakar. Bir çocuğun dikkatini renkli bir şişe, ambalajdaki tanıdık bir karakter veya hoş bir koku çekebilir. Yetişkinler ise her şeyden önce içeriğe, güvenliğe ve yaşa uygunluğa dikkat eder. Bir ürün her iki tarafın da beklentilerini karşıladığında, kişisel bakım yavaş yavaş çocuğun kendi başına yönetmeyi öğrendiği bir başka alışkanlığa dönüşür.

Çocukların hoşuna giden şeyler ile ebeveynlerin beklentileri arasındaki bu denge, Rus çocuk kozmetik markası Prenses'in de temelini oluşturmaktadır. Markanın çıkış noktası; çocuklara evdeki tanıdık rutinler için meyveli, böğürtlenli ve tatlı kokulara sahip, renkli ama tamamen çocuk bakımına özel tasarlanmış kendi ürünlerini sunmaktır.

Şirket bu konsepti kısaca şöyle özetliyor: "Tıpkı anneminki gibi ama daha iyisi!" Çocuk annesinin rafından bir şey almak zorunda kalmadan kendi şampuanına, kremine veya diğer ürünlerine sahip olurken; tanıdık rutinler de yavaş yavaş kendi kişisel bakımını bağımsızca üstlenmesinin bir parçası haline gelir.

Ebeveynler ise bu süreçte farklı özelliklere odaklanır. Ürün yelpazesinde 0+, 1+ ve 3+ yaş etiketli seçenekler yer almaktadır. Markanın verilerine göre formüller SLS, paraben, boya veya mikroplastik içermez; hipoalerjenik kokular kullanılır ve şampuanlar "göz yakmayan" formülle üretilir. Laboratuvar ve klinik testlerden geçen ürünlerin üretimi GMP ve ISO standartlarına uygundur.

20 yılı aşkın sürede Prenses'in ürün yelpazesi, farklı yaşlardaki çocuklar için 40'tan fazla ürüne ulaşmıştır. Bunlar arasında saç ve vücut bakım ürünleri, ağız bakım ürünleri, çocuk makyaj malzemeleri ve hediye setleri yer alır. Nielsen verilerine dayanan şirket açıklamalarına göre Prenses, Rusya'da çocuk saç bakımı kategorisinde birinci sırada yer almaktadır. Markanın ürünleri artık Türk tüketicilerinin de kullanımına sunulmuş durumdadır.

Türkiye pazarına giriş hazırlıkları yaklaşık iki yıl sürmüş; bu süreçte şirket yerel bir ortakla ilişkiler kurmuş ve pazarın dinamiklerini incelemiştir. Günümüzde Prenses ürünleri Trendyol pazar yerinde satışa sunulmakta olup, markanın ülkedeki varlığının daha da genişletilmesi bir sonraki adım olarak planlanmaktadır.

Prenses, ürünleri Made in Russia ulusal marka etiketini taşıyan Rus markalarından biridir. Bu etiketi kullanma hakkı; kalite, güvenilirlik, benzersizlik, çevre dostu olma veya organik köken kriterlerinden biri veya birkaçına göre gönüllü sertifikasyondan geçmiş üreticilere verilmektedir. Tüketiciler için bu etiket, henüz fazla tanınmayan bir ürün seçerken ek bir referans noktası görevi görebilir. İçerik, ürün özellikleri veya fiyat gibi alışılagelmiş kriterlerin yerini almaz; ama ürünün ulusal program kapsamında sertifikalandırıldığını gösterir. Ürünle yaşanan ilk deneyim olumlu olduğunda, aynı etiket bir sonraki alışverişte tanıdık bir referans noktasına dönüşebilir.

Made in Russia ulusal markası; Rus şirketlerinin ürünlerini yurt dışında tanıtımlarına, fuarlara ve ticari heyet gezilerine katılmalarına, potansiyel ortaklarla tanışmalarına ve yeni pazarlardaki varlıklarını geliştirmelerine yardımcı olur. Örneğin eylül ayı başlarında Prenses temsilcileri, İstanbul'da sanayi şirketlerine yönelik düzenlenen ve Türkiye'deki ileriki iş birliği fırsatlarının görüşüldüğü bir ticari heyet programında yer almıştır.

Tüketiciler genelde sahne arkasında yürütülen tüm bu hazırlık sürecini görmezler. Onlar için sonuç çok daha sadedir: Rus ürünleri kademeli olarak günlük seçimlerinin bir parçası haline gelmektedir. Üstelik Prenses bu durumun tek örneği değildir. Bugün Türkiye'de günlük kişisel bakım ürünlerinden içeceklere ve gıdaya kadar pek çok farklı kategoride Rus ürününe rastlamak mümkündür. Bunların bir kısmı şimdiden bilinen süpermarketlerde ve online pazar yerlerinde satılmaktadır.