Sermaye piyasalarında manipülatif işlemler ve haksız kazanç iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında perşembe günü düzenlenen operasyonda 5 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında eski AKP Ankara Milletvekili Ertan Aydın’ın da bulunduğu öğrenildi.
ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU’NA DANIŞMANLIK YAPTI
Ertan Aydın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde danışman olarak görev yaptı. Aydın, 2012 yılında Erdoğan’ın siyasi işlerden sorumlu başdanışmanı oldu. 2015 yılında yapılan iki genel seçimde de AKP’den Ankara milletvekili seçildi.
“TÜRKİYE YÜZYILI KAVRAMININ MİMARI”
SÖZCÜ TV’de İsmail Küçükkaya’nın sunduğu Günaydın Türkiyem programına konuk olan SÖZCÜ yazarı İsmail Saymaz, Ertan Aydın’ın siyasi geçmişine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Aydın’ın AKP iktidarı açısından önemli bir isim olduğunu belirten Saymaz, şu ifadeleri kullandı:
“Ertan Aydın kimdir? Ertan Aydın, AK Parti iktidarı aslında kritik bir isimdir. 2010-11'li yıllarda Sayın Erdoğan o tarihlerde başbakanken onun danışmanıydı, başdanışmanlar arasındaydı. Daha sonra 2015 yılında milletvekili seçildi, Ankara milletvekili oldu. Bir dönem milletvekilliği yaptı.
Ardından Cumhurbaşkanı'nın, Erdoğan Cumhurbaşkanı olduktan sonra onun kampanyasını yönetti. Özellikle 2023 kampanyasının başında Ertan Aydın vardı. Ertan Aydın aynı zamanda Türkiye Yüzyılı kavramının mimarı olarak da biliniyor.”
Türkiye'de 2023 kampanyasını yaptıktan sonra 2025 yılında Kuzey Kıbrıs'ta Ersin Tatar'ın kampanyasını da yürüttü.
Aynı zamanda Polmark galiba, öyle bir araştırma şirketinin kurucusudur da diye biliyorum.
Ertan Aydın bu tarihlerde 2025 yılının Yılı içerisinde dört ay süreyle TENA'da da bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Bugün başına gelen, bugün şüphelisi olduğu soruşturmanın nedeni de aslında biraz budur.
Tamam. Ertan Aydın ile, yani FON soruşturması başladıktan sonra AK Parti kulislerinde adı ilk düşen, hatta Fatma Betül Sayan Kaya'dan da önce ilk düşen Ertan Aydın'dı. Kulaktan kulağa fısıldandı. Bu AK Partililer tarafından da dillendirildi.
Eninde sonunda ben seninle katıldığımız Yayın vardı ya. Aslında ben o yayından bir gün önce, bir ya da iki gün önce Ertan Aydın'la konuşmuştum. Soruşturma süreci hakkında.
Sorularımı sormuş, yanıtlarımı almıştım. Fakat benden yazmamamı istemişti. Ben de kendisine saygı duymuştum, yazmamıştım.
Fakat bir gün sonra katıldığımız bir yayında Murat Ağarel ismini verince Ertesi gün ben de seni yayında artık bu perde kalktı diyerek edindiğim bilgileri aktarmıştım.
Sonra biz gün içerisinde Yine Ertan Aydın'la konuşmuştuk ve ben bir gün sonra MİT kim tarihli yazımda Türkiye Yüzyılı'nın mimarı, fonda şüpheli başlıklı yazıyı yazmıştım ve Ertan Aydın'ın şüpheli olduğunu kamuoyu Resmi olarak benden öğrenmişti ve Ertan Aydın'ın yurt dışına çıkış yasağıyla, Ertan Aydın'a yurt dışına çıkış yasağı tedbiri konduğunu da yazmıştım.
Ertan Aydın o Benimle yaptığı söyleşide TERA'da yöneticilik yaptığını, hisselerde hiçbir alım satım yapmadığını söylemişti. TERA'dan erken ayrılması için.
De şöyle demişti: O zamanlar kulaklarımıza duyumlar geliyordu, bazı işte büyüklerimizle tanıştık ve ayrıldık şeklinde ifadeler kullanmıştı. Şimdi o andan sonra Ertan Aydın için çember daraldı İsmail.
Kum saati tersine döndü. Ertan Aydın her ne kadar ben sadece TERA'da yöneticiydim, benim bir sorumluluğum yok dese de, AK Parti kulislerinde öyle konuşulmuyordu.
AK Parti kulislerinde Ertan Aydın'ın TERA lehine lobicilik yaptığı, Hatta bazı hisseleri tavsiye ettiği yönünde çok sayıda duyum benim kulağıma geliyordu. Nitekim en son 16 Ekim günü.
SPK bir bülten yayınladı. Bu bültende 22 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Onlardan bir Ertan Aydın'dı.
Yine aynı şekilde 22 kişi hakkında ve dört de şirket hakkında iki yıl işlem yasağı talep etti.
Uygulayacağını bildirdi. Onlardan yine biri Ertan Aydın'dı. Yani hem kendisi hakkında SPK suç duyurusunda bulundu hem de iki yıl işlem yasağı getirdi.
Bunun sebebi de şuydu: Vişne Madencilik adlı hisselerdeki Manipülasyon iddiası. Yani daha doğrusu piyasa dolandırıcılığı, bu hisselerde yapılan işlemlerle piyasa dolandırıcılığı suçuna karışmış olmak.
Ben de O gün, 16 Ekim akşamı tabii haberleri tarıyorum.
"ŞOK İÇERİSİNDEYİM"
Yazmadığım zamanlarda zaten haber tarıyorum. Haberleri tararken SPK bülteni önüme düştü. Listeyi kontrol ederken, aa bir baktım Ertan Aydın. Ama tabii 16 Ekim akşamı düştü.
Ben fark ettiğimde 17 Ekim'in ilk dakikalarıydı. Hemen Ertan Aydın'ın WhatsApp'ına girdim. Online mı değil mi, öyle kontrol ediyoruz tabii. Ayakta mı değil mi baktım. Baktım ayakta, çevirimiçi görünüyor. Hemen şak diye gönderdim Ertan Aydın'a.
Dedim ki, bundan bilginiz var mı? Biraz bir sessizlik oldu, birkaç dakika falan. Sonra telefonlaştık, sonra bana döndü.Ama heyecandı, heyecanlıydı yani. Çok heyecanlıydı, çok olmuştu, sesinden belliydi. Böyle kekeleyerek konuşuyordu.
İkide bir, vallahi şok içerisindeyim, diyordu. Ondan sonra heyecanlanmıştı, ne yapabilirim diye düşünüyordu bir yandan da. Ben tabii kendisine sorular sordum. Önce dedim ki, ya Ertan Bey, bu siz misiniz? Karıştı da bilir yani Ertan Aydın.
Dedi, o benim dedi. O benim ama dedi, ben ne alaka ya dedi. Hatta ilk cümlesi de öyleydi. Ne alaka ya? Ben niye buradayım?
diye tepki verdi. Ve sonra ben ona bazı sorular sordum. Dedim ki yani neden siz bu listede yer alıyorsunuz, bir fikriniz var mı? Dedi ki, vicdan madencilik hiç bilmediğim bir hisse.
Geçmiş hesaplarıma bakıyorum, Vicdan Madencilik hissesi var mı bende? Yok görünüyor. Hani ola ki küçük bir şey alıp satmışımdır.
Almadım, insan paranoyak oluyor dedi. O kadar şok içerisindeyim ki dedi. Hatta dedi, benim bu hisse işlemlerini yapan bankadaki görevli arkadaşı da aramış.
O da demiş ki, valla Ertan Bey, iki yüz senedir ben sizi takip ederim, böyle bir şeyi ben de hatırlamıyorum falan demiş. Ben de dedim ki ya bakın dedim, iki yıl suç duyurusunun hani SPK bülteninin altında diyor ki, eğer etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorsan haksız kazancın iki katını ödemek zorundasın diye bir açıklama var.
Bunu gösterince dedi ki, ya ben hiç almadım ki dedi. Neyi ödeyeceğim, benim kazancım falan da yok dedi. Sonra fikir yürüttü ve şunları söyledi bana. Dedi ki, acaba dedi, Tera'da bağımsız denetim kurulu üyesi olmamdan ötürü mü ben bu işe dahil edildim?
Belki bundan kaynaklıdır ama yönetimdeyken ben hiçbir evraka imza atmadım. Bir sıkıntı varsa neden o zaman bir şey yapmadılar da şimdi geçmişe dönük yapıyorlar?
Niye Vişne Madenciliği'nin hareketlerinden ben yönetim kurulu üyesi olarak sorumlu oluyorum? Denetim kurullarının bir yetkisi yok. Nasıl bir kusur içindeyiz? Hiçbir dahlim olmadı. Ne yaptım ki benim hakkımda suç duyurusunda bulunuyorlar?
Diye tepkisini bana gösterdi. Biraz da çaresiz bir hali vardı. Şimdi ben ne yapacağım? Yani kime ne söylemeliyim gibi bir durum içerisindeydi. Sonra tabii telefonu o şekilde kapattık.
Ben ertesi gün bir daha aradım, dönmedi bana. Ben ama onun açısından sayılı günler kaldığını zannediyordum, tahmin ediyordum çünkü.
Bu liste yayınlandıktan bir gün sonra o listedeki 31 kişi gözaltına alındı.
Şey, geriye sadece şey kalmıştı yani, Ertan Aydınlar falan kalmıştı. SPK'nın suç duyurusunda bulunduğu listede Ertan Aydın ve sayılı insan kalmıştı.
Benim de kim? Ertan Aydın gözaltına alındı. Şimdi kamuoyu dün gözaltına alındı diye biliniyor. Benim bildiğim bir önceki akşam gözaltına alındı.
Yani çarşamba akşam gözaltına alındı. Zaten WhatsApp'ına girdim baktım, hâlâ WhatsApp'ı çarşamba 18.30 civarında donmuş
Bir gece önce alındı, dikkat buyur, alındı ve İstanbul'a getirildi. Evet. İsmail, bir şey soracağım.
Ertan Aydın Adalet ve Kalkınma Partisi içinde Hem milletvekilliği hem danışmanlık yapmış, kampanyalarını yürütmüş, Türkiye Yüzyılı sloganının mucidi, önemli bir isim. Bugün Ahmet Hakan da Hürriyet'te yazmış. Bu diyor.
Aslında bu soruşturmanın ciddiyetle yürütüldüğünün, kimsenin gözüne, gözünün yaşına bakılmayacağının işareti.






