Yerkabuğunun hareketli plakaları dünyanın pek çok noktasında yıkıcı depremler üretirken, bazı coğrafyalar milyonlarca yıllık jeolojik kalkanları sayesinde sarsıntılardan tamamen izole bir yaşam sürüyor. Aktif kırılma hatlarının kilometrelerce uzağında kalan, enerjinin birikmediği ve sağlam anakayaya sahip bu özel alanlar küresel sismik haritada bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Fay ağlarıyla kuşatılmış Türkiye'de de benzer şekilde jeolojik konumu ve zemin dayanıklılığıyla ana hatların teğet geçtiği korunaklı yerleşimler dikkat çekiyor.

SARSINTININ NEREDEYSE HİÇ UĞRAMADIĞI ÜLKELER

Küresel ölçekte sismik aktivitenin sıfıra yakın seyrettiği noktalar, tektonik levha sınırlarının derin iç kesimlerindeki devasa kıtasal kalkanlarda kümeleniyor. İskandinav kalkanı üzerinde kurulu İsveç, Norveç ve Finlandiya ile Baltık ülkeleri Estonya, Letonya ve Litvanya bu durağan kuşağın en güvenli merkezleri arasında yer alıyor. Almanya, Polonya ve İrlanda gibi kıta içi Avrupa ülkeleri de benzer bir jeolojik dinginliği paylaşırken; Grönland, Faroe Adaları, Kanada’nın masif iç bölgeleri ve Rusya’nın Sibirya havzası, enerjinin dağılmasını sağlayan kayaç bloklarıyla sarsıntısız hayatın adresi oluyor.

Güney Yarımküre’de ise milyonlarca yıllık oturmuş anakayasıyla Brezilya Kalkanı ve aktif tektonik sınırlara binlerce kilometre mesafedeki Avustralya ana karası deprem riskinin dibe vurduğu yerlerin başında geliyor. Afrika kıtasının orta ve batı kuşağında konumlanan Çad, Nijer, Burkina Faso ve Fildişi Sahili gibi ülkeler de aktif kırık zonlarından tamamen izole yapılarıyla yerkürenin en stabil sahaları arasında gösteriliyor.

TÜRKİYE'DE DEV FAYLARIN TEĞET GEÇTİĞİ İÇ ANADOLU HAVZASI

Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Batı Anadolu fay hatlarının çevrelediği Türkiye’de, bu ana mekanizmaların kapsama alanından uzaklaşan korunaklı bölgeler bulunuyor. İç Anadolu’nun merkezinde yer alan Konya Havzası ve komşusu Karaman, batı uçlarındaki sınırlı lokal hareketlilikler haricinde, oturmuş zemin tabakasıyla ülkenin sismik açıdan en sakin adresleri arasında kabul ediliyor. Bu hattın doğu yönündeki devamı niteliğindeki Aksaray, Niğde ve Nevşehir de geçmişten günümüze kayda geçen düşük aktivite verileriyle risksiz kuşakta öne çıkıyor.

GÜNEYDOĞU’NUN MASİF KAYALARI VE TRAKYA’NIN KORUNAKLI SINIRI

Güneydoğu Anadolu sahasında Mardin, özellikle il merkezi ve güney ilçelerindeki masif kireçtaşı anakayasıyla sismik dalgalara karşı doğal bir mukavemet sunuyor. Şanlıurfa’nın da kuzeybatı sınırı haricindeki geniş ovası, ana kırık mekanizmalarına olan coğrafi mesafesiyle güvenli sahalar içerisinde yer alıyor. Marmara Denizi’ne yaklaştıkça sismik tehlikenin keskin biçimde yükseldiği Trakya’da ise Kırklareli’nin kuzeybatısı ile Edirne’nin batı kırsalı, Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara kollarından fiziki olarak uzakta kalması sayesinde bölgenin riski en sınırlı noktaları olarak haritaya yansıyor.