Bayraktar, Yunanistan ile enerjide işbirliğine ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:
"Yunanistan ile işbirliğine gelince, memnuniyetle birlikte çalışırım. Neden olmasın? Daha geniş işbirliğinden söz ediyoruz. Size somut bir örnek vereyim. Avrupa, karbonsuzlaşma gündemini güçlü biçimde sürdüren belki de tek bölgesel topluluk. Kıbrıs'ta neler olduğuna bakalım. Küçük ve güzel bir ada. Elektrik üretiminde fosil yakıtlara çok bağımlı ve başlıca sorunlardan biri fuel-oil kullanımı. Bunun için bazı projeler geliştirdik. Türkiye'den adaya elektrik vermeyi, deniz altından kablo döşemeyi planladık."
Bayraktar, bu projeyle Türkiye'de yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriği Kıbrıs'a ulaştırarak adadaki fuel-oil santrallerinde elektrik üretimine son vermeyi hedeflediklerini belirterek, "Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), konuyu Brüksel'e taşıdı. Türkiye'nin, Avrupa Elektrik İletim Sistemi İşletmecileri Ağı (ENTSO-E) sistemiyle bağlantısı nedeniyle teknik olarak bu yeni enterkonneksiyona onay verilmesi gerekiyordu. Teknik bir mesele, kısa sürede siyasi bir konuya dönüştü. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin itirazlarının ardından ENTSO-E, bu bağlantının kurulmasına onay veremeyeceğini söyledi." diye konuştu.
Yunanistan Dışişleri Bakanına deniz altı elektrik bağlantısı üzerinden GKRY'ye elektrik satmak isteyen şirketlere kapasite tahsis etmeyi önerdiklerini ifade eden Bayraktar, bu sayede Ada'nın daha temiz ve düşük maliyetli elektriğe erişebileceğini, ancak teklifin siyasi nedenlerle kabul edilmediğini söyledi.
Bakan Bayraktar, Türkiye'den Ada'ya doğal gaz boru hattı döşemeyi planladıklarını belirterek, bu sayede Ada'da daha temiz kaynaklarla elektrik üretilebileceğini ve uygun koşullarda güney kesimine de elektrik satılabileceğini dile getirdi.
Bayraktar, "Bu işbirliği, her iki ülkeye de fayda sağlayabilir. İleride Doğu Akdeniz'de biz ya da bir başkası doğal gaz bulursa, boru hattının ters akışla kullanılması da mümkün olabilir. Gaz Ada'ya, oradan Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden Avrupa pazarına ulaştırılabilir. Böylece mevcut tedarik güzergahlarına bir alternatif geliştirebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.
BANGLADEŞ'TEKİ SAHA İHALELERİ 2027'YE ERTELENDİ
Bayraktar, TPAO'nun Bangladeş'te ilgilendiği sahaların ruhsatlandırılmasına ilişkin ihalelerin Mart 2027'ye ertelendiğini ancak söz konusu sahalara ilgilerinin sürdüğünü söyledi.
Çeşitli ülkelerden yeni teklifler aldıklarını belirten Bayraktar, "Jeolojik koşullar elverişliyse ve ilgili ülke uygun şartlar sunuyorsa elbette ilgileniriz. Portföyümüzde çok sayıda proje olduğu için ortaklıklar arıyoruz." diye konuştu.
Bayraktar, ABD ile Rusya arasındaki dizel anlaşmasına ilişkin soruya da "Sanırım Türk şirketleri de Rusya'dan yeniden motorin almaya başladı. Hürmüz Boğazı'ndaki ciddi sorun ve rafinerilerin bundan etkilenmesi nedeniyle bu önemliydi. Küresel motorin piyasasında arz sıkışık. Rusya'dan tedarik bizim için önemli seçeneklerden biri ve işlerimizi bir nebze kolaylaştırıyor." yanıtını verdi.
Türkiye'nin küresel karbon emisyonlarındaki payının yüzde 1,1 olduğuna ve küresel iklim hedeflerine ulaşılması için büyük ekonomilerin de sorumluluk üstlenmesi gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, şöyle devam etti:
"Biz karbon emisyonlarımızı sıfıra indirsek bile küresel ısınma devam eder. Antalya'daki COP31'de vermek istediğim temel mesaj da bu, 'Şu anda altın değerinde yıllardan geçiyoruz. Bunlar kritik yıllar. Bu yılları kaçırırsak, 2050 yılında küresel ısınmayı 1,5 santigrat dereceyle sınırlandırmak imkansız olacak.' En fazla sera gazı salımı yapanlardan biri olan ABD ise bu sürecin içinde değil. En azından siyasi açıdan sürece dahil değil."


