AA'nın derlediği bilgilere göre Türkiye'nin Eskişehir ve Malatya'da toryum kaynakları bulunuyor. Kayseri, Sivas, Diyarbakır ve Burdur'daki sahalarda tespit edilen toryum yataklarına yönelik ayrıntılı çalışmalar da devam ediyor.

Türkiye'nin bu kaynakları nedeniyle dünyanın önemli toryum kaynaklarına sahip ülkelerinden biri olduğu belirtiliyor.

TORYUM NEDİR, NÜKLEER ENERJİDE NASIL KULLANILABİLİR?

Nükleer yakıt ham maddesi olarak değerlendirilen toryum, yaklaşık 50 mineralin yapısında bulunuyor. Doğada serbest halde bulunmayan element, çoğunlukla nadir toprak elementlerini içeren minerallerle birlikte yer alıyor ve radyoaktif özelliğe sahip.

Toryum, uygun nükleer süreçlerden geçirilerek bir çeşit uranyuma dönüştürülebildiği için nükleer yakıt çevriminde alternatif bir ham madde olarak değerlendiriliyor.

Ancak toryum, günümüzde kullanılan uranyum yakıtı gibi doğrudan bir nükleer yakıt niteliği taşımıyor. Yakıt çevriminde kullanılabilmesi için ilave nükleer süreçlere ve yakıtın işlenmesine yönelik teknolojilere ihtiyaç duyuluyor.

Bu nedenle bugün ticari ölçekte toryumla çalışan bir nükleer santral bulunmuyor.

ERGİMİŞ TUZ REAKTÖRLERİ İÇİN ARAŞTIRMALAR SÜRÜYOR

Toryumun özellikle ergimiş tuz reaktörleri (MSR) gibi ileri reaktör tasarımlarında kullanılması konusunda araştırmalar devam ediyor.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (IAEA) çalışmalarında, toryumun yakıt veya örtü tuzunda kullanılmasıyla uranyum üretilebildiği ve toryum-uranyum yakıt çevrimine geçiş açısından potansiyel oluşturduğu belirtiliyor.

Bununla birlikte, endüstriyel ölçekte uygulanabilir bir MSR tasarımına ulaşılabilmesi için çözülmesi gereken çeşitli teknik sorunlar bulunuyor.

ÇİN, HİNDİSTAN, ABD VE AVRUPA'DA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

Çin, toryum yakıtlı ergimiş tuz reaktörü teknolojisi konusunda öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor.

Toryumun nükleer yakıt olarak kullanılmasına yönelik çalışmalar ise Hindistan, ABD ve Avrupa'da da devam ediyor.

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumuna göre toryum dünya genelinde çoğunlukla monazit gibi minerallerde bulunuyor. Monazit ise nadir toprak elementlerinin üretiminde değerlendiriliyor.

Toryumun gelecekte ekonomik bir nükleer hammaddeye dönüşmesi, yalnızca mevcut kaynakların büyüklüğüne değil, cevherin işlenmesi ve nükleer yakıt çevriminin kurulmasına yönelik teknolojilerin geliştirilmesine de bağlı bulunuyor.

DÜNYADA 6,36 MİLYON TON TORYUM KAYNAĞI BULUNUYOR

OECD Nükleer Enerji Ajansı ve IAEA'nın 2014 tarihli ortak çalışmasına göre dünya genelinde yaklaşık 6,36 milyon ton toryum rezervi bulunuyor.

Söz konusu çalışmada Türkiye'deki toryum kaynaklarının yaklaşık 374 bin ton olduğu belirtiliyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının haziran ayında güncellediği verilere göre ise Eskişehir-Sivrihisar'da 380 bin 141 ton, Malatya-Kuluncak'ta 3,8 milyon ton ve Eskişehir Beylikova-Sivrihisar'da 694 milyon ton toryum rezervi bulunduğu belirtiliyor.

TÜRKİYE TORYUMU TEKNOLOJİYE DÖNÜŞTÜRMEYİ HEDEFLİYOR

Türkiye'nin toryum yaklaşımında, mevcut kaynakların yalnızca hammadde olarak değerlendirilmesinin yanı sıra yüksek katma değerli ürünlere ve nükleer teknolojilere dönüştürülmesi de öne çıkıyor.

Bu kapsamda Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) ile Danimarka merkezli Copenhagen Atomics arasında bir mutabakat zaptı imzalandı.

Mutabakat kapsamında toryumun yeni nesil nükleer reaktörlerde kullanılmasına yönelik AR-GE ve projelendirme çalışmalarının yürütülmesi hedefleniyor.

Çalışmalarda özellikle ergimiş tuz reaktörlerinde kullanılabilecek nitelikte toryum bileşiklerinin Türkiye'de üretilmesi amaçlanıyor.

Söz konusu çalışma, Türkiye'nin toryum kaynaklarını yalnızca hammadde olarak değerlendirmek yerine nükleer yakıt bileşikleri, AR-GE faaliyetleri ve yeni nesil reaktör teknolojileriyle birlikte ele alma yaklaşımının bir parçasını oluşturuyor.