Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 103. yıl dönümü dolayısıyla Türkiye'nin Vatikan Büyükelçiliği tarafından resepsiyon düzenlendi.

Roma'daki Parco dei Principi Oteli'ndeki resepsiyonda Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi Prof. Dr. Fahrettin Altun ve eşi Fatmanur Altun, Büyükelçilik Müsteşarı Elif Okutucu ile Büyükelçilik Başkatibi Hazal Yaz, konuklarını kapıda karşıladı.

Resepsiyona, Vatikan Devletlerle ve Uluslararası Kuruluşlarla İlişkiler Bakanlığı'ndan Müsteşar Mihaita Blaj, Türkiye'nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen ve eşi Sinan Ülgen, Azerbaycan'ın Roma Büyükelçisi Elçin Hüseyinli, Azerbaycan'ın Vatikan Büyükelçisi Ilgar Muhtarov, Filistin'in Vatikan Büyükelçisi Issa Kassissieh, KKTC Roma Temsilcisi Mustafa Kemal Beyazbayram ve Türkiye Ermeni Katolik Cemaati Ruhani Reisi Başepiskopos Levon Zekiyan'ın aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı.

Türkiye ve Vatikan'ın milli marşlarının okunmasıyla başlayan resepsiyonda konuşan Büyükelçi Altun, "Bugün sadece bir cumhuriyetin kuruluşunu değil, aynı zamanda bir ulusun kendi geleceğini şekillendirme konusundaki kararlılığını da kutluyoruz. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve bağımsızlığımız ile özgürlüğümüz uğruna hayatlarını feda eden herkesi derin bir saygıyla anıyoruz." dedi.

Cumhuriyetin ulusal egemenlik mücadelesinden doğduğunu ifade eden Altun, "Kuruluş ilkesi çok netti. Bir ulus, kendi kaderini tayin edebilmelidir. Türkiye'yi anlamak için alışılagelmiş tanımların ötesine bakmamız gerekir. Türkiye, olağanüstü kültürel zenginliğe, tarihsel derinliğe ve jeostratejik öneme sahip bir ülkedir." diye konuştu.

Altun, Türkiye'nin, bugün çevresindeki bölgelerde bir istikrar alanı oluşturmayı ve uluslararası barışa katkıda bulunmayı hedeflediğini ve bunu da diplomasi, diyalog ve yapıcı angajmanla yaptığını dile getirdi.

Bugün dünyanın ve insanlığın, savaşlar, jeopolitik rekabetler, teknolojik dönüşümler ve insani krizler gibi ciddi sınamalarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Büyükelçi Altun, şöyle devam etti:

"Sorun, sadece uluslararası sistemin değişiyor olması değildir. Asıl sorun, bu değişimi yönetmek üzere tasarlanmış kurumların, güven tesis etmekte ve somut sonuçlar üretmekte zorlanmalarıdır. İnsanlık olarak önümüzdeki sınama, daha kapsayıcı, daha temsil kabiliyeti yüksek ve daha adil bir sistem inşa etmektir. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bu arzuyu basit ama güçlü bir çağrıyla dile getirmiştir: 'Daha Adil Bir Dünya Mümkün.' Bu, güç, adalet ve sorumluluk arasındaki ilişkinin yeniden değerlendirilmesine yönelik bir çağrıdır. Birleşmiş Milletler, yalnızca en güçlü olanlara değil, tüm uluslara hizmet etmek amacıyla kurulmuştur. Ne var ki, mevcut uluslararası sistem günümüz dünyasının gerçeklerini adil bir şekilde yansıtmamaktadır. Uluslararası kurumların reforma ihtiyacı vardır."

Altun, Gazze'den Ukrayna'ya kadar sivillerin korunması ve de uluslararası insancıl hukukun istisnasız bir şekilde uygulanması gerektiğini söyledi.

Yapay zekanın da ulusların ve uluslararası düzenin geleceğini şekillendirecek başka bir unsur olduğuna dikkati çeken Altun, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'nun yapay zekaya yönelik yazdığı "Magnifica Humanitas" genelgesine atıf yaparak, uluslararası işbirliği, şeffaflık, etkin düzenlemeler ve insan denetimi olmadan hiçbir ülkenin bu zorlukla tek başına başa çıkamayacağını belirtti.

Türkiye ile Vatikan ilişkilerinin de karşılıklı saygı, diyalog ve barışa, insan onuruna ve savunmasız olanların korunmasına duyulan ortak bağlılık temelinde şekillendiğini aktaran Altun, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye ve Vatikan, uluslararası meseleleri farklı gelenekler ve bakış açıları doğrultusunda ele alabilir ancak diplomasinin nihayetinde insanlığa hizmet etmesi gerektiği konusunda ortak bir anlayışı paylaşıyoruz. Çatışma ve bölünmelerle dolu bir dünyada, dini ve kültürel diyalog, güvenin yeniden tesis edilmesine yardımcı olabilir. Bu anlamlı yıl dönümünde, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu kutlamak için bizlere katılan tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Vatikan ile olan diyalog ve işbirliğimizin, barışa, karşılıklı anlayışa ve insan onuruna katkı sağlamaya devam etmesini temenni ediyorum."

Vatikan'dan Türkiye ile işbirliğinin önemine vurgu

Vatikan Devletlerle ve Uluslararası Kuruluşlarla İlişkiler Bakanlığı'ndan Müsteşar Blaj da "Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 103. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen bu kutlamaya katılmaktan memnuniyet duyuyorum." dedi.

Türkiye'de Cumhuriyet Bayramı'nın kutlandığı bu günde, bayram sevincini paylaştığını belirten Blaj, "Bu yıl dönümü, bana, Vatikan ile Türkiye arasındaki dostluk ve takdir duygularını bir kez daha ifade etme fırsatı veriyor. Türkiye ile olan olumlu ikili ilişkiler, samimiyet ve saygı temelinde şekillenmekte olup, hem üst düzey ziyaretler hem de çeşitli alanlardaki işbirliğiyle açıkça kendini göstermektedir." diye konuştu.

Türkiye-Vatikan ilişkilerinin 1960 yılında dönemin Papası 23. Ioannes'in çabalarıyla başladığını anlatan Blaj, o tarihten bu yana göreve gelen Papa 6. Paulus, Papa 2. Ioannes Paulus, Papa 16. Benediktus, Papa Franciscus ve son olarak Papa 14. Leo'nun Türkiye'yi ziyaret ettiğini, bunun da iki ülke arasında iyi ilişkilerin kanıtı olduğunu söyledi.

"Vatikan, Türkiye ile yalnızca iyi ilişkileri sürdürmeyi değil aynı zamanda, Doğu ile Batı, Asya ile Avrupa arasında bir köprü ve kültürler ile dinlerin bir kavşak noktası olan Türkiye'nin katkılarıyla daha iyi bir dünya inşa etmek için işbirliği yapmayı arzulamaktadır."

Resepsiyonda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'na ilişkin mesajı da konuklarla paylaşıldı.

Altun'un konuşmasının ardından İtalya'da eğitimlerini sürdüren genç Türk müzisyenler, piyanist Batuhan Meriçtan ve flüt sanatçısı Feyza Nur Sağlıksever, Türk sanat müziği eserlerini seslendirdi. Meriçtan ve Sağlıksever'in mini konseri, davetlilerin büyük beğenisini topladı.

Konuklara resepsiyonda Türk ve İtalyan mutfağının öne çıkan lezzetleri ikram edildi.