Kültür ve Turizm Bakanlığı bağlama sanatçısı Ümit Yılmaz, 49 yıllık müzikal yolculuğunu ve İbrahim Kalın ile yaptıkları "Metruk" eserinin hikayesini paylaştı.

Akademik kariyerinin yanı sıra sazıyla ve özgün yorumlarıyla tanınan usta sanatçının hazırlayıp sunduğu "Ümit Yılmaz ile Doğaçlama" programı, ikinci sezonuyla TRT Müzik ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.

Yılmaz, AA muhabirine, İbrahim Kalın ile imza attığı "Metruk" adlı eserin yanı sıra merhum Ahmet Kaya ile orkestra şefliğine uzanan ağabey-kardeşlik bağlarını ve yapay zekanın müzik sektörüne etkilerini anlattı.

Müziğe 5 yaşında babasının bağlama teline dokunmasıyla adım attığını ve 1980'li yıllarda Arif Sağ Müzik Merkezi'nde profesyonel eğitime başladığını aktaran Yılmaz, İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Çalgı Eğitimi Bölümünde orta, lise, lisans ve yüksek lisans eğitimlerini tamamladığını belirtti.

Özel üniversitelerde 14 yıl öğretim görevliliği yaptığını ve sayısız albüm projesinde yer aldığını dile getiren Yılmaz, halen kamu bankalarının korolarında şeflik ve bakanlık bünyesinde bağlama sanatçılığı görevlerine devam ettiğini söyledi.

"Bir fotoğraftan etkilenip 'Metruk' bestesini yaptım"

İbrahim Kalın ile dostluklarına ve ortak projelerine değinen Yılmaz, "İbrahim hocamla yaklaşık 12 yıldır bir tanışmışlığımız var ve tabii bizi buluşturan da doğal olarak bağlama ve türküler. İbrahim hocamla tanıştıktan sonra müzik konusunda, özellikle birçok projede beraber yer aldık." dedi.

Yılmaz, Metruk eserinde Kalın ile bağlama çaldıklarını, eserin yönetmenliğini yaptığını ve beraber konserlere çıktıklarını anlatarak, şunları kaydetti:

"İbrahim Kalın'ın bir fotoğraf sanatçılığı sevdası da var. İyi fotoğraf çeker. O fotoğraflardan çoğunu çektiği zaman bana da yollar. Eski bir yapının penceresini çekmişti, metruk bir yapıydı. Ben o fotoğraftan çok etkilendim ve bir müzik yaptım, hocama yolladım. İbrahim hoca da 'Çok güzel oldu.' dedi. Sonra biz enstrümantal bir eser olarak, uluslararası bir projede ona yer verip çaldık, 'Seyr-i Ahenk' albümünde. Sonra hocam, 'Ben buna bir söz yazacağım.' dedi. 'Tabii ki hocam, ne demek.' dedim. Bir söz yazdı, adı Metruk oldu. Sonra hocamla beraber stüdyoda çalışmalarını yaptık ve klibini çektik. Dijital müzik mecralarında her yerde yer aldı. Bu şekilde hala çalışmalarımıza devam ediyoruz."

Fırsat buldukça yeni projelerde bir araya geldiği İbrahim Kalın ile frekanslarının çok uyuştuğunu aktaran Yılmaz, "Sağ olsun, çok da sevdiğim bir ağabeyimdir. Şu anda da bir tane enstrümantal eser için çalışıyoruz beraber. Bu biraz daha coşkulu bir eser olacak. Yoğun iş temposundan dolayı fırsat buldukça bir araya geliyoruz veya birbirimize çalıp yollama şeklinde eseri şekillendirmeye çalışıyoruz." ifadesini kullandı.

"Ahmet Kaya ile ilişkimiz orkestra şefliğine ve ağabey-kardeşliğe dönüştü"

Ümit Yılmaz, merhum sanatçı Ahmet Kaya ile 10 yıl çalışma arkadaşlığı yaptığına işaret ederek, "Ahmet Kaya ile 1990'lı yılların başında tanışıp 2000 yılında vefat edene kadar, uzun yıllar beraber olduk. Bağlama sanatçısı olarak ona eşlik etmeyle başladım. Sonra tabii o ilişki ağabey-kardeşliğe dönüştü. Orkestra şefi oldum, projelerinde yer aldım. Konserlerinde, yurt dışındaki sayısız projelerde sayısız günlerimiz, zamanlarımız geçti. Vefat yıl dönümünde 16 Kasım'da AKM'de onun için bir vefa gecesi yapmak istedim, hayatına dokunan insanlarla. 'Ahmet Abimin Şarkıları Anılar, İzler ve Hasret' adlı konser, çok da keyifli ve çok güzel bir proje olmuştu. Ben zaten sanat hayatımda, konserlerimde ya da projelerimde muhakkak Ahmet Kaya şarkılarına yer veriyorum." şeklinde konuştu.

Ahmet Kaya'nın vefatının üzerinden 26 yıl geçmesine rağmen her geçen gün katlanarak büyüyen bir dinleyici kitlesine sahip olduğunu belirten Yılmaz, usta sanatçının müzik dünyasında derin izler bırakan, kendisi için de yeri dolmayacak çok özel bir isim olduğunu ifade etti.

"Ümit Yılmaz ile Doğaçlama yeni sezonu açıyor"

Yılmaz, kurucusu olduğu orkestrayla TRT Müzik ekranlarında yeni yayın dönemine hazırlandıklarını kaydederek şu bilgileri verdi:

"Ümit Yılmaz ile Doğaçlama isimli TRT Müzik'te bir sezonunu tamamladığımız bir projemiz oldu. Ümit Yılmaz Ensemble diye bir grubum var, piyano, kontrabas, viyolonsel, ney, davul ve ben. Solistliği benim üstlendiğim, kurduğum bir grup. Üstat arkadaşlarımla beraber yapıyorum, misafir sanatçılarımız da oluyor. Saz sanatçıları daha fazla, ses sanatçıları da oluyor. Tabii bu projede İbrahim Kalın hocamızın çektiği fotoğrafları da kullanıyoruz ve görsel anlamda harika bir proje oldu. İkinci sezonunu da çektik, tamamladık, 12 Ekim'de başlıyor. Her pazartesi akşamı saat 20.00'de yayınlanan Ümit Yılmaz ile Doğaçlama programımızın yeni sezonu da yayına girmiş olacak."

Gelecek planlamaları ve dijital üretim sürecine dair bilgi veren sanatçı, "Yaptığımız eserleri, Ümit Yılmaz Ensemble ekibimle dijital mecralara çıkartıyorum. Önümüzdeki yılbaşına kadar da 2-3 eser daha çıkarmayı düşünüyorum. Bunlar enstrümantal veya sözlü eserler oluyor veya eski okuduğumuz, çaldığımız eserleri, keyfimiz yerinde olursa, o ahenkle beraber hoşumuza giderse yeniden çıkartıyoruz." dedi.

Konservatuvarda akademisyen olan müzisyen eşi Seda ile ortak projeler ürettiklerini ve 2,5 yaşında bir kız çocukları olduğunu aktaran sanatçı, yoğun çalışma temposu ile aile hayatını birlikte yürüttüğünü kaydetti.

"Yapay zeka yerine reel ve gerçekçi olanı seviyorum"

Ümit Yılmaz, müzik sektöründe yapay zeka ve teknolojinin getirdiği hızlı değişimlere ilişkin şunları söyledi:

"Müzik alanında yapay zeka belki birçok şeye kolaylık sağlıyor, yardımcı oluyor ama ben ve benim gibi arkadaşlarım, bizim gibi insanlar yapay zekayla çok içli dışlı değiliz. Ben biraz daha gerçekçi, reel şeyleri seviyorum. Ben neysem oyum. Bana bir şey katsın diye çok uğraşan birisi değilim açıkçası. Son zamanlarda dikkat ediyorum, yapay zekayla bir eser yapıyorlar ve o eserle hemen bir yerlere ulaşabileceklerini, parçaların sanatçılara ulaşabileceğini, sanatçıların bunları okuyabileceğini düşünüyorlar. Biraz kolaya kaçan bir şey gibi geliyor bana. Evet yapay zekanın destekleyici ve teknolojide yardımcı çok şeyi olacaktır ama ben biraz gerçekçiyim. Biraz daha reel şeyleri sevip, takip edip onları paylaşan, yapmaya çalışan birisiyim."

İstanbul'da 1973'te doğan bağlama sanatçısı Yılmaz, müzik eğitimine 5 yaşında babasının rehberliğinde başladı. İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Çalgı Eğitimi Bölümünde yüksek lisansa uzanan akademik eğitimini tamamlayan Yılmaz, sanat hayatında 10 yıl Ahmet Kaya'nın orkestra şefliğini üstlendi, ayrıca Kent Ozanları ve Ümit Yılmaz Ensemble gruplarını kurdu. Sanatçı çok sayıda albüm, çeşitli projeler, jenerik müziği ve televizyon programına imza attı. Haliç Üniversitesinde uzun yıllar öğretim görevliliği yapan Yılmaz, halen Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki görevini ve koro şefliklerini sürdürüyor.