- Fahrettin Altun, 2025 yılında Vatikan Büyükelçisi olarak atandı.
- Altun, Roma'daki Caritá Politica etkinliğinde uzun saçlı yeni tarzı ve ılımlı mesajlarıyla dikkat çekti.
- Altun, konuşmasında radikal kimlik siyasetine ve tek tipleştirici küresel kültüre karşı çıkarak 'üçüncü bir yol' çağrısı yaptı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin Vatikan Büyükelçisi olarak görev yapan eski Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, Roma'da katıldığı bir etkinlikte hem uzattığı saçlarıyla yansıttığı yeni tarzı hem de verdiği ılımlı mesajlarla dikkatleri üzerine çekti.
SÜRPRİZ ATAMALARIN ARDINDAN VATİKAN'DA YENİ TARZ
2018-2025 yılları arasında yürüttüğü İletişim Başkanlığı görevinden 10 Temmuz 2025'te sürpriz bir kararla alınarak Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanlığına getirilen Altun, bu yılın mart ayında yayımlanan kararnameyle Vatikan Büyükelçisi olarak atanmıştı. Nüfusu 500 ila 800 arasında değişen dünyanın en küçük ülkesi Vatikan'da bir süredir gözlerden uzak bir diplomasi yürüten Altun'un saçlarını uzatarak tarzında belirgin bir değişikliğe gitmesi sosyal medyanın gündemine oturdu.
SERT SÖYLEMLERİN YERİNİ 'DİYALOG VE ÖTEKİNİ TANIMA' ALDI
Roma'daki Caritá Politica laik cemaat hareketinin etkinliğinde kürsüye çıkan Altun, İletişim Başkanlığı dönemindeki kutuplaştırıcı olarak nitelendirilen söylemlerinin aksine oldukça ılımlı bir profil çizdi. Diplomasinin temelinin 'ötekinin' varlığını tanımaktan geçtiğini vurgulayan Büyükelçi, radikal kimlik siyasetine ve tek tipleştirici küresel kültüre karşı çıkarak dünyaya "üçüncü bir yol" çağrısı yaptı. Altun, vizyonunu "Tek tip olmadan topluluk olmak. Düşmanlık olmadan farklılıklar, dışlama olmadan kimlikler" sözleriyle özetledi.
PAPA 10. PIUS'TAN ALINTIYLA BARIŞ VURGUSU
Konuşmasında Papa 10. Pius'un "İnsan olmak ne demek?" sorusuna atıfta bulunan Altun; adalet, özgürlük ve anlam arayışı gibi temel meselelerin teknoloji, piyasalar veya güç odaklarınca cevaplanamayacağını belirtti. Bu soruların felsefe, etik ve dini gerektirdiğini ifade eden Altun, "Din ve diplomasinin bugün dünyaya bunları sunabileceğine inanıyorum. İnsanlar kendi başına değerli bir şekilde yaratılmamıştır. İnsanlığımız, başkalarına karşı sorumluluk yoluyla anlamlı hale gelir. Ve barış tam olarak o noktada başlar" ifadelerini kullandı.





