Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Çankırı Hasan Fehmi Gökçen Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen halk buluşması programına katıldı.
Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, Çankırı'da, tuzun başkentinde bulunduklarını belirterek, "Bende neyi çağrıştırdı biliyor musunuz? 'Tuz koktu' diyorlar ya, kokmuş makamlara; parayla, yalanla, haramla buluşmuş bütün işlere Çankırı'nın tuzuyla yeniden kıvam tutturacağız! Tuzlayacağız sizi! Makamları kokuttunuz, tuzlayacağız sizi! Çankırı'dan duyun sesimizi: Paraya bulaştığınızda ahlakınız, helaliniz, haramınız birbirine karıştı; tuzlayacağız sizi Çankırı'nın tuzuyla! Çünkü bu şehir sizin iddialarınıza yüzde yüz destek vermiş bir şehir. Yoksulluğun, yasakların olmadığı bir memleket iddianız vardı. Bu iddiaların altında kaldınız, makamlarda koktunuz. Makamları kokuttunuz, liyakati unuttunuz; tuzlayacağız sizi" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Ben kimsesizlerin kimiyim" diye çıktığı yolculuğun 25'inci yılını kutladığını belirten Ağıralioğlu, "İlk defa bu düzeyde kimsesizler dolandırıldı, ilk defa" dedi.
"FON MESELESİ MUHALEFETE BAĞIRARAK ATLATACAĞINIZ BİR ŞEY DEĞİL"
Fon soruşturması kapsamında 400 binden fazla kişinin dolandırıldığını belirten Ağıralioğlu, "Fon meselesini sizin meseleniz haline getiren şey, ahlaksızlık meselesidir, utanmazlık meselesidir, sorumsuzluk meselesidir. Sayın Cumhurbaşkanımız ilk defa bu düzeyde bir şeyle karşılaşmıştır belki. İlk defa, muhalefetin değil, atadıklarının, ilk defa karşısında olanların değil, yanında tuttuklarının, ilk defa bu kadar ödüllendirip makam dağıttıklarının, korumaya söz verdiği kimsesizleri dolandırdığı bir yükle karşı karşıya kaldı. Ben Cumhurbaşkanımızın kızgınlığını anlıyorum, şaşkınlığını anlıyorum. Bunu yönetmek için muhalefete biraz fazla bağırdığını anlıyorum ama bu muhalefete bağırarak atlatacağınız bir şey değil" ifadelerini kullandı.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, kendisinin, "bir vakit kaza namazı olmayan bir ananın, parayla pulla işi olmamış, kazandığı her şeyi evlatlarına, öğrencilerine harcamayı vatan borcu bilmiş şerefli bir babanın evladı" olduğunu belirterek, "Ben Mamak zindanlarında bir ayda 24 kilo vermiş, işkenceden sallanmamış bir babanın evladıyım, bizimle ilgili konuşurken haddinizi bileceksiniz. Bizimle ilgili konuşurken cümlelerinize dikkat edeceksiniz" dedi.
28 Şubat sürecinde, "İnancım için mücadele ediyorum" diyen eşi de dahil, mücadele eden başörtülülerin yanında durduklarını ifade eden Ağıralioğlu, "Bugün omzumda şeref diye taşıdığım o mücadeleden bir milim oynamayanıyım ben! Ben 'Beyaz Yürüyüş'ten DGM'de yargılandım. Ben 28 Şubat'ta yıkılmadım" şeklinde konuştu.
Süreçte eşiyle yaşadıkları zorlukları anlatan Yavuz Ağıralioğlu, şunları kaydetti:
"Başörtüsüyle çalışmanın mümkün olmadığı zamanlardı. Eşim '1995'te işe başladı, 18 sene ayrı kaldık biz. Bizi, inandıklarımızı savunmak için çıktığımız yolda tehdit ederek korkutamazsınız. Bizim için başörtüsü mücadelesi neydi biliyor musunuz? Takan da takmayan da kardeşimiz. Mesele başörtüsü takmak değildi, mesele inanç zulmüne razı olmamaktı. O yüzden başörtüsü, inanarak takanın inancı gereği yaptığı bir şeydi. Sayın Cumhurbaşkanı 'Uğruna kadınlar mücadele etti' diyor. Ettiler, biz de ettik. Ama bizim için başörtüsü neydi biliyor musunuz? Zulme itiraz etmek demekti. Bizim için başörtüsü, hakkı tutup kaldırmak demekti. Bizim için başörtüsü neydi biliyor musunuz o zaman? Beytülmale el sürmemekti. Bizim için başörtüsü haram yememekti, yalan söylememekti.
"BAŞÖRTÜSÜNÜ BU KADAR KİRİN ÜSTÜNE ÖRTEMEZSİNİZ"
Sizi överken iyiydi, şimdi inancımıza yakışmaz, başörtüsüne yakışmaz, dindarlığımıza yük olur işlerin içerisinde, övdüğünüz, sevdiğiniz, makam verdiğiniz insanların ismi çıkıyor. Dolandırıcıların listesinde çıkıyor isimleri, para çalmışlar isimleri çıkıyor, nepotizm yapmışlar isimleri çıkıyor. Memleketin, milletin, garibanın parasını cebe indirmişler isimleri çıkıyor. Sizi överken iyi de yaptıklarınızdan utanınca niye bozuluyorsunuz? Benden bir başörtüsü düşmanı çıkaramayacağınız gibi, başörtüsünü bu kadar kirin üstüne örtemezsiniz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, fon soruşturması nedeniyle muhalefetin yaptığı eleştirilerle ilgili, "Ak pak hareketimizi lekelemeye heves ediyorlar" dediğini belirten Ağıralioğlu, şöyle konuştu:
"Biz mi lekeliyoruz? Atamışsınız; atadıklarınız memleketin imkanlarından 800 milyar lira garibanın parasını cebine indirmiş, 18,5 milyar dolar dolandırmış, 2 milyarı ortaya çıktı. Sayın Cumhurbaşkanı, eğer aklanacaksanız bu bir fırsattır. İlk defa makam verdiklerinizle, mevki verdiklerinizle, rol ve unvan dağıttıklarınızla kendi yürüdüğünüz yolu lekelettiniz. Şimdi aklanabilmelisiniz. 2 milyar ortaya çıktı; kalan 898 milyarlık listeyi istiyoruz. Kim yemiş? Hangi mezhepten, hangi meşrepten, hangi partiden olursa olsun; kılığı, unvanı, sıfatı ne olursa olsun hırsızlık hırsızlıktır, dolandırıcılık dolandırıcılıktır. Bize kızdığınız, muhalefete kızdığınız gibi AK Parti'nin iddiasını lekeleyen yakınınızdakilere de kızar mısınız lütfen? Muhalefeti cezalandırdığınız gibi, milletin parasını yiyenleri de cezalandırır mısınız lütfen? Sandık bekliyoruz Sayın Cumhurbaşkanım, sandık bekliyoruz. Siz 'Öbür seçimi nasıl alırız?' diye, biz 'Memleketi nasıl ayağa kaldırırız?' diye sandık bekliyoruz. Siz 'Rakiplerimizi nasıl yeneriz?' diye, biz 'Milletin sorunlarını nasıl çözeriz?' diye sandık bekliyoruz."


