Sevgilisinin kendisinden bir şey sakladığından şüphelenenler, eşinin kimlerle görüştüğünü merak edenler ya da dolandırıldıktan sonra parasını kimin aldığını öğrenmeye çalışanlar…

Cevabını bulamadıkları soruların peşine düşenlerin karşısına bu kez sosyal medyada özel dedektiflik vaadinde bulunan hesaplar çıkıyor. Ancak insanın aklındaki soru işaretlerini gidermek için attığı bir adım, kendisini hiç beklemediği bir hukuki sorunun içinde bırakabilir. 

Sosyal medyada giderek daha fazla karşılaşılan bu vaatlerin hukuki sınırlarını Avukat Elvan Kılıç ile mercek altına aldık. Kılıç, özel dedektiflik adı altında sunulan hizmetlerin her koşulda hukuka uygun sayılamayacağına dikkat çekerek kişilerin özel hayatına müdahale edilmesinden hukuka aykırı delil elde edilmesine, ikinci kez dolandırılma riskinden müşterilerin cezai sorumluluğuna kadar önemli uyarılarda bulundu.

Türkiye’de özel dedektiflik mesleğini, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen yürürlükte özel bir kanun bulunmadığını belirten Elvan Kılıç, bu alandaki yasal girişimlerin geçmişine dikkat çekti. Kılıç, 1994 yılında TBMM tarafından kabul edilen 3963 sayılı Özel Dedektiflik Kanunu’nun o dönem Cumhurbaşkanı tarafından yeniden görüşülmek üzere Meclise geri gönderildiğini ve yürürlüğe girmediğini hatırlattı.