Zirvenin açılış konuşmalarını Turkuvaz Medya A Kanallar Haber Koordinatörü Metin Algül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Yerel Yönetimler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Demir gerçekleştirdi.
AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI MUSTAFA DEMİR: "ŞEHİRLER İNSANLARIN ARZU ETTİĞİ GİBİ YÖNETİLEMİYORSA, İNSANLARI AŞAĞI ÇEKER"
Yaptığı açılış konuşmasında şehirlerin insan ruhunu yansıtan canlı birer organizma olduğunu belirten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Yerel Yönetimler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Demir, medeniyetimizin başkenti olan İstanbul'un 7 bin 500 yıldır medeniyet iddiasını sürdüren dünyanın en önemli şehirlerinden biri olduğunu vurguladı. Şehir ile insan arasında birleşik kaplar misali kopmaz bir bağ kurulduğuna dikkat çeken Demir, şunları kaydetti: "Şehirler bizim için insanı tarif eden, onu anlatan, insanı yansıtan yapılardır. Aslında bir yazarımızın dediği gibi şehirler aynı zamanda insan ruhunun bedeninden dışarıya yansımış şeklidir. Yine bizim bedeniyet tasavvurumuzda şehirler tabiri caizse birer canlı organizmadır. Onlar yaşarlar, talepleri ve ihtiyaçları oluşur, büyürler ve zamanı geldiğinde antik şehirlere dönüşürler. İstanbulumuz, yaklaşık 7 bin 500 yıldır sürekli yaşanan, sürekli tercih edilen ve medeniyet iddiasını sürekli sürdüren dünyada en önemli şehirlerden biri. O açıdan İstanbul'u dünyanın diğer şehirlerine mukayese edildiğinde olağanüstü bir öneminin olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Şehirlerle insanlar arasında birleşik kaplar gibi bir ilişki vardır. Yani doğası gereği insan sadece korunmak amacıyla, ihtiyaçlarını giderilmesi amacıyla bir şehirde yaşamaz. İnsan bir sosyal varlık olarak bütün ihtiyaçlarını giderdiği, sosyal hayatın ihtiyaçlarının, ekonomik hayatının, eğitimin, bilimin, bu çerçeveyle, çevreyle ilgili bütün ilişkilerini yürüttüğü bir yerdir. Dolayısıyla insanların kapasitesi, ekonomik düzeyi, gelişmişlik düzeyi, şehirlerin kapasitesi ve gelişmişlik düzeyi ile paralellik arz eder. Eğer bunlardan bir tanesinde problem varsa, şehirler insanların arzu ettiği gibi yönetilemiyorsa, şehirler eğer insanların beklentilerini gerçekleştirecek kadar gelişmiyorsa o zaman insanları aşağı çeker. İnsanlar eğitimleriyle iyi olurlarsa şehirleri yukarıya çekerler."
AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI MUSTAFA DEMİR
DEMİR: "MİLLETTE BÜTÜNLEŞEN BELEDİYECİLİK HEDEFİYLE YOLA ÇIKTIK"
Türkiye Yüzyılı Şehircilik vizyonunun temel çerçevesinden de bahseden Demir, "Bizim şehircilik vizyonumuzun temelinde aynı zamanda medeniyet değerlerimiz bulunmaktadır. Geçmişimizin birikimini günümüzün imkânlarıyla buluşturan bir anlayışı esas alıyoruz AK Parti olarak. Bu vizyonun en önemli başlıklarından biri milletle bütünleşen belediyecilik. Biz hizmet belediyeciliğinden gönül belediyeciliğine, marka şehirler belediyeciliğinden günümüzde milletle bütünleşen belediyecilik hedefiyle yola çıktık. Milletle bütünleşen belediyecilikteki temel hedefimiz vatandaşıyla sürekli temas içerisinde olan onun beklentilerini ve arzularını önemseyen onların onları anlamayı ve ihtiyaçlarına duyarlı olmayı gerektiren bir yerel yönetim anlayışıdır" ifadelerini kullandı.
MİLLETTEN KOPUK YÖNETİM ANLAYIŞINDAN MİLLETİ MERKEZE ALAN ANLAYIŞA
İnsanlarla bütünleşen belediyeciliğin yol güzergahına da değinen Demir, "Süreç 1994 öncesinde ideolojik, bürokratik ve milleti ötekileştiren, milletten kopuk CHP belediyecilik anlayışından Cumhurbaşkanımızın başlattığı bu yolda, milleti merkeze alan onun refahını ve mutluluğunu önceleyen bir anlayışa geçilmiştir AK Parti ile birlikte. Bugün geldiğimiz nokta Millete dokunan, onu dinleyen ve onu yönetime katılmasını sağlayan bir belediyecilik anlayışıyla yolumuza devam ediyoruz. Ve şüphesiz çalışmamızın merkezinde insan var. Yani seçimden seçime değil, milletin arzuları doğrultusunda hizmetlerin süreç içerisinde şekillenmesine katkıda bulunacak AK Parti olarak bazı çalışmalarımız var. Burada işte belediyenin bütçesinin belli bir kısmının vatandaşın arzu ettiği yönlere ve projelere kaydırılması, şehirde yaşayanların belediyenin aldığı kararları yerinde gözden geçirebilmesinin altyapısını oluşturmak için çalışmalarımız var. Hedefimiz katılımcılığın artırılması, şeffaflığın oluşturulması, hesap verebilirliğin bütün kesimlere yayılmasıdır.
AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANI ABDULLAH ÖZDEMİR: "2019'DAN BU YANA FARKLI BİR BELEDİYECİLİK ANLAYIŞININ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ"
Zirvenin açılış konuşmalarını gerçekleştiren AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, İstanbul'daki belediyecilik anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şehir kaynaklarının şeffaf biçimde vatandaşın hizmetine sunulmasının önemine dikkat çeken Özdemir, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin hizmetlerine atıfta bulunarak, "İstanbul'a dair 2019'dan bu yana farklı bir belediyecilik anlayışının olduğunu görüyoruz. Maalesef 14 bakanlıktan daha büyük bir imkana sahip olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin hangi hizmetleri İstanbul'a kazandırdı dediğimizde sıralayacağımız, İstanbul ölçeğinde, İstanbul vizyonunda, İstanbul'un imkanlarıyla ölçülebilir bir hizmetle buluşamadığını da üzülerek görüyoruz. Aslında burada erdemli şehir, erdemli yönetici kavramını da ele almak gerekir. Şehrin kaynaklarını şehre aktaran, şehrin kaynaklarını şeffaf bir şekilde vatandaşıyla buluşturan, kameraları bantlamayan, şeffaf bir şekilde vatandaşına bu imkanları sunan, otellerden değil aslında belediye hizmet binalarıyla belediyeyi yöneten bir anlayışın İstanbul'umuzda olmayışının İstanbul'umuza önemli bir kaybettiren dönem yaşadığını görüyoruz" dedi.
'85,2 KİLOMETRE METROYU 7 YILA SIĞDIRDIK'
İstanbul'un ulaşım altyapısına ve raylı sistem yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Abdullah Özdemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul'a yönelik ilgisinin ve desteklerinin sürdüğünü ifade etti. Özdemir, "Cumhurbaşkanımız İstanbul olan sevdasını hiç unutmadı. İstanbul olan bağlılığını hiçbir zaman geri koymadı. 2019'dan bu yana net bir şekilde, İstanbul'a olan yatırımlarımızı ve İstanbul'a olan sevdamızı, İstanbul'a olan desteklerimizi fotoğraflamak ve tarihlemek adına sadece bir başlıktan bahsetmek istiyorum. Ben, 2004 yılında üniversite öğrencisiydim. Kent içi ulaşım sistemleri dersi aldığımızda dünya kentlerinin metro ve raylı sistem yatırımlarına baktığımızda; Paris metrosu 1900'lerin başında bitmiş, şehirli erişebiliyor. New York metrosu 1800'lü yıllarda bitmiş 1900'lü yılların başında vatandaşını bugünkü haliyle hizmet sunuyor. Viyana metrosu keza aynı şekilde, 100 yıl öncesinde bize göre bir noktaya gelmiş. Moskova metrosunun 1930'lardan 60'lara kadar ilerlediği bir safhayı görüyoruz. Biz sadece bir çizgiyle İstanbul'u görmüştük: Taksim 4. Levent metrosu ve toplamda 44 kilometrelik bir raylı sistemler uzunluğu. Bugün hamdolsun önemli desteklerle ve yatırımlarla AK Partili Büyükşehir Belediyesi döneminde Ulaştırma Bakanlığıyla önemli bir safha kaydettik. 2019'dan bu tarafa 44 kilometre olan metronun üzerine sadece Ulaştırma Bakanlığı olarak 85.2 kilometreyi Cumhuriyet tarihinin iki katını biz 7 yıla sığdırdık. Bu yaptığımız ve bitirdiğimiz, devam eden bir o kadar da metromuzun Bakanlığımızca var olduğunu ifade etmek isteriz" diye konuştu.
TURKUVAZ MEDYA A KANALLAR HABER KOORDİNATÖRÜ METİN ALGÜL: "BİR ŞEHİRDE BAŞARILAN, BAŞKA BİR ŞEHİR İÇİN UMUT OLABİLİR"
Zirvenin açılış konuşmasını yapan Turkuvaz Medya A Kanallar Haber Koordinatörü Metin Algül, konuşmasına geçtiğimiz hafta yaşanan talihsiz bir kazada hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'i anarak başladı. Gültekin'in geride bıraktığı emek ve dokunduğu hayatlarla Üsküdar'ın hafızasında yaşamaya devam edeceğini belirten Algül, ailesine, yakınlarına ve Üsküdar halkına başsağlığı diledi. Şehirlerin yalnızca fiziksel yapılardan ibaret olmadığını vurgulayan Algül, yerel yönetimlerin başarısının doğrudan vatandaşların günlük yaşamına yansıdığını ifade etti. Algül, "Vatandaş, belediyeciliği raporlardan değil, yaşadığı sokaktan değerlendirir. Evinden çıktığında, kullandığı yolda, bindiği otobüste, çocuğunu götürdüğü parkta, yaşadığı mahallenin güvenliğinde, temizliğinde ve düzeninde görür." dedi.
Türkiye'nin şehircilik alanında deprem, kentsel dönüşüm, iklim değişikliği ve teknolojik gelişmeler gibi önemli sınavlarla karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Algül, şehirlerin gelecekteki ihtiyaçları da gözeterek yönetilmesi gerektiğini belirtti. Zirvenin farklı şehirlerdeki deneyimlerin paylaşılması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi açısından önem taşıdığını kaydeden Algül, "Çünkü inanıyoruz ki bir şehirde başarılan başka bir şehir için umut olabilir. Bir belediyede geliştirilen proje Türkiye'ye model olabilir." ifadelerini kullandı. A Haber'in zirveye ev sahipliği yapmasının ardındaki yaklaşımın da yerel yönetimlerin çalışmalarını ve vatandaşların beklentilerini görünür kılmak olduğunu belirten Algül, "Yıllardır Türkiye'nin dört bir yanından yayındayız. Bazen büyük bir yatırım açılışında, bazen bir afet bölgesinde, bazen Anadolu'nun küçük bir ilçesinde vatandaşın çözüm bekleyen meselesinin peşinde. Çünkü yerelin sesi duyulmadan Türkiye'nin hikayesinin eksik kalacağına inanıyoruz." İfadelerini kullandı.
GÜVENLİ ŞEHİRLER İÇİN KENTSEL DÖNÜŞÜM VE AFETLERE HAZIRLIK ELE ALINDI
Açılış konuşmalarının ardından A Haber Spikeri Merve Tepe'nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Marka Şehirlerde Afetlere Hazırlık, Kentsel Dönüşüm ve Yerel Yönetimler" panelinde Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım yer aldı. Panelde, şehirlerin afetlere karşı dirençli hâle getirilmesi, kentsel dönüşüm çalışmaları ve yerel yönetimlerin bu alanlardaki uygulamaları değerlendirildi. Konuşmacılar, kendi şehirlerinde yürütülen çalışmalar ve şehirlerin geleceğine yönelik hedefleri hakkında görüşlerini paylaştı.
ERZURUM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI MEHMET SEKMEN
"KORUNAN TARİH, DÖNÜŞEN ŞEHİR" ANLAYIŞIYLA KENTSEL DÖNÜŞÜM
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, panelde yaptığı konuşmada, Erzurum'un tarihi mirasını koruyarak geleceğe hazırlanmanın önemine dikkat çekti. Erzurum'un yaklaşık 6 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğunu ve coğrafi açıdan Türkiye'nin en büyük şehirlerinden biri olduğunu belirten Sekmen, geniş ve engebeli arazinin şehircilik çalışmalarını zorlaştırdığını ifade etti. Şehrin tarihi dokusunu korurken eski yerleşim alanlarını yeniden canlandırmaya çalıştıklarını belirten Sekmen, "Biz bir yandan bu çöküntü alanlarını ayağa kaldırırken tarihten gelen o kültürel değerleri de yeniden günümüze ve gelecek nesillere kazandırmak üzere yoğun bir gayret sarf ediyoruz." dedi.
Kentsel dönüşümü bu çalışmaların temel unsurlarından biri olarak gördüklerini vurgulayan Sekmen, Erzurum'da "Korunan Tarih, Dönüşen Şehir" sloganıyla hareket ettiklerini söyledi. Şehirde Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden kalan eserlerin bulunduğunu hatırlatan Sekmen, "Bu şehirlerin etrafının açılması, bu şehirlerin yeniden restorasyonu ve bir yandan da çöküntü alanlarının, yaşanmayacak alanların tekrar günümüze kazandırılması önemli görevlerimiz arasında." ifadelerini kullandı. Tarihi yapıların çevresini açmak ve kültürel mirası korumak amacıyla kamulaştırma çalışmaları yürüttüklerini belirten Sekmen, Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak şehirde 10 binin üzerinde kamulaştırma gerçekleştirdiklerini kaydetti. Kentsel dönüşümün yalnızca fiziksel yapıların yenilenmesi olarak görülmemesi gerektiğini dile getiren Sekmen, şehirlerin kültürel ve sosyal dokusunun da korunması gerektiğine işaret etti. "Şehirlerin ruhu var. Siz bu şehirleri bu ruhtan yoksun bırakırsanız orası insanlara yaşam huzur verme yerine sıkıntı verir, ızdırap verir." diyen Sekmen, dönüşüm sürecinde komşuluk ilişkilerini yaşatmaya önem verdiklerini belirtti.
SEKMEN: "ALTYAPIYA YAPILAN YATIRIM, GELECEĞE VE GÜVENLİ ŞEHİRLERE YAPILAN YATIRIMDIR"
Erzurum'un yoğun kar yağışı alan coğrafyası ve kış koşullarına bağlı afet risklerine de değinen Sekmen, dirençli şehirler oluşturmak için kentsel dönüşümün yanında altyapı çalışmalarına da ağırlık verdiklerini belirtti. Yağmur suyu kanallarının iyileştirilmesi, derelerin ıslah edilmesi ve dere kenarlarındaki riskli yapılaşmaların önlenmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini aktaran Sekmen, son yağışların dirençsiz şehirlerin karşılaşabileceği sorunları bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Erzurum'un kış koşullarında karşı karşıya kaldığı çığ riskine özellikle dikkat çeken Sekmen, Palandöken Kayak Merkezi'nde yürütülen çalışmaları anlattı. Kayakçıların güvenliğini sağlamak amacıyla çığ riskine karşı düzenli müdahalelerde bulunduklarını belirten Sekmen, "Bilhassa Palandöken kayak merkezimizde biz her gün çığ ile mücadele yaparız. Sabahleyin bomba patlatır, bir çığ varsa onu ortadan kaldırırız." ifadelerini kullandı.
ÜMRANİYE BELEDİYE BAŞKANI İSMET YILDIRIM: "GELDİĞİMİZ NOKTA DÜNYA ŞEHİRLERİYLE YARIŞACAK DURUMDA"
Konuşmasında Ümraniye'de 10 bine yakın konut dönüşümünün devam ettiğini ifade eden Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, "Suyu olmayan bir şehir, havası kirli olan bir şehir, çamurlu olan bir İstanbul'dan şimdi geldiğimiz noktada dünya şehirleriyle yarışacak, metropolleriyle yarışacak bir şehir halinde ama maalesef 7-8 yıllık da bir durgunluk var. Malum zihniyetle İstanbul Büyükşehir olarak çalışmıyor. Ümraniye 750 bin nüfusuyla İstanbul'un 5 büyük ilçesinden bir tanesi. En önemli sorunlarından bir tanesi burada da kentsel dönüşüm. Şu anda Ümraniye'de %65 yenileme yapıldı. Hem kentsel dönüşüm hem de yeni yapılan yapılardan dolayı nüfus artışı arttı. Yollarıyla, kentsel dönüşümleriyle, kentsel dönüşüm deyince sadece binaları yapmak yeterli değil. Onun yanında kentsel dönüşümde kentsel gelişim de gerekiyor. Kentsel dönüşümde Ümraniye'mizde 8-10 mahallede yoğun bir çalışmamız var. Genelinde de eski yapıların yıkımıyla uğraştık. 4-5 bine yakın bir bina rezervi var. Şu ana kadar binaların 4 binini dönüştürdük. O da 22-23 bin bağımsız bölüme denk geliyor. Ümraniye'de toplamda 220 bin bağımsız bölüm var. TOKİ, Emlak Konut, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bizim kendi belediyemizin şirketi ve de özel sektörle birlikte şu anda da 10 bine yakın konut dönüşümüne devam ediyor. Bu Ümraniye için önemli bir gösterge ve bundan sonra da hızlı bir şekilde devam edecek her türlü tedbir bu konuda alınacak," dedi.
"TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK OLİMPİK YÜZME HAVUZU YAPILIYOR"
Türkiye'nin en büyük Olimpik Yüzme Havuzu projesi hakkında konuşan Yıldırım, "Ümraniye'mizde 5 tane yüzme havuzu var. İnşallah önümüzdeki dönemde 3 tane yapacağız. Şimdi yeni bir yüzme havuzuna başladık. Üç ay oldu. Buradan da Gençlik ve Spor Bakanımız Osman Bey'e de çok teşekkür ediyorum. 2,5 milyarlık bir yatırım. Türkiye'nin en büyük yüzme havuzu, olimpik yüzme havuzu; 2 bin 800 kişilik seyirci kapasitesi var. İçinde 2 tane yüzme havuzu ve bir gençlik merkezi var. Bir de trambolinli ilk defa 5 metre derinliğinde 12 metreden atlayan bir trambolin havuzumuz olacak. O da herhalde Ağustos ayı sonunda bitirecekler. 8-9 ayda da bitmiş olacak inşallah. Önemli bir yatırım Ümraniye için. Ümraniye'de bir spor köyü projesi başladı, o da 3,5, 4 belki de 4-5 milyara mal olacak birinci etabı. Ümraniye'nin altyapısı çok önemli. Spor çok önemli biliyorsunuz 125 bin öğrencimizle spor yapıyoruz. En büyük yatırımlarımızdan biri de altyapı tesisleri. 11 tane saha olacak, bir otel olacak, bir de sosyal tesisleriyle böylece altyapıyı kurtarmış olacağız. Altında da 70 bin metrekaresi lojistik merkeziyle böylece sporu dilencilikten kurtarmış olacağız" diye konuştu.
Ardından Haktan Uysal'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Şehirlerde Altyapı Çalışmaları ve Ulaşım Modelleri" oturumunda Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü yer aldı.
"BELEDİYELERİN GELİRLERİNİN YÜZDE 40'I ALTYAPIYA AYRILMALI"
Konuşmasında bölgedeki son sel felaketlerinde Düzce'nin en az etkilenen şehirlerden biri olduğunu belirten Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, DSİ ile yürütülen dere ıslahı, yatak genişletme ve temizlik çalışmaları ile belediyenin düzenli rögar temizliğine dikkat çekti. Yaklaşık 30 milyar liralık çalışmalar sayesinde şehirde can kaybı ve büyük çaplı yıkım yaşanmadığını ifade eden Özlü, "Yetkili birisi olsam, Belediyelerin gelirlerinin yüzde 40'ını altyapı yatırımlarına ayırmalarını zorunlu tutarım" dedi. Altyapı yatırımlarının zahmetli ve maliyetli olduğuna işaret eden Özlü, "Hiçbir başkan altyapı yatırımlarına çok sıcak bakmaz. Çünkü altyapı zahmetli bir iştir. Büyük kaynaklar gerektirir. Altyapı yatırımlarını yaparken insanları zorlarsınız. Yolunu, caddesini kazarsınız. Toz olur, toprak olur. İnsanlar bundan şikâyetçi olur. Dolayısıyla size itibar kaybettirir. Ama gerçek belediyecilik de budur" ifadelerini kullandı.
"ELEKTRİKLİ OTOBÜSLERLE ULAŞIM YÜZDE 60 DAHA UCUZ OLACAK"
Düzce'nin içme suyu altyapısını yenilemek için yaklaşık 45 milyon avroluk yatırım yaptıklarını belirten Özlü, "Hem şebekeyi yeniliyoruz hem arıtmayı yeniliyoruz hem de içme suyu kaynaklarımızı çeşitlendiriyoruz" dedi. Şehirde 45 kilometrelik boru döşeme çalışması yapıldığını ve yeni arıtma tesisinin yıl sonunda tamamlanmasının planlandığını aktaran Özlü, "Bu çalışmalarımız bittiğinde önümüzdeki 50 yıl Düzce'nin içme suyu ihtiyacı konusunda bir sıkıntısı olmayacak" diye konuştu. Ulaşımda elektrikli otobüslere geçiş hazırlıklarının sürdüğünü kaydeden Özlü, yaklaşık 7 milyar liralık yatırımla 250 araçlık elektrikli filo oluşturmayı ve araçları güneş panellerinden elde edilecek enerjiyle şarj etmeyi hedeflediklerini söyledi. Özlü, "Yatırım maliyetlerini düştükten sonra elektrikli otobüslerle seyahat diğer otobüslere göre yüzde 60 daha ucuz olacak" ifadelerini kullandı. İstanbul'un trafik sorununa da değinen Özlü, "İstanbul'daki trafik sorununun çözümü, bu yolcu sayısının yarısını yer altına almaktan, metro yapmaktan geçiyor" dedi.
MİDYAT BELEDİYE BAŞKANI VEYSİ ŞAHİN
Öğleden önceki son oturum, "Şehirlerde Turizm ve Gastronomi" başlıklı oturumdu. Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar ve Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin'in katıldığı panelde, şehirlerin turizm potansiyeli, yerel gastronomi değerleri ve kültürel zenginliklerin tanıtımı değerlendirildi.
MİDYAT, FARKLI TOPLULUKLARIN BİR ARADA YAŞADIĞI BİR KÜLTÜR MOZAİĞİ
Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin, panelde yaptığı konuşmada ilçenin çok kültürlü yapısı, gastronomi potansiyeli ve tarihi mirasını korumaya yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Midyat Belediyesinin kuruluşunun 1873 yılına uzandığını belirten Başkan, ilçenin geçmişte Estel ve Midyat olmak üzere iki ayrı belediye yapısından oluştuğunu, 1935 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün imzasıyla bu iki yapının birleştirildiğini anlattı. Kürt, Arap, Süryani ve Ezidi topluluklarının bir arada yaşadığı Midyat'ın kültürel çeşitliliğinin mutfağına da yansıdığını ifade eden Başkan, "Güneydoğu mutfağı çok zengin. Bizim yerel yemeklerimiz mumbar, kibe, kaburga, içli köfte, oruk." dedi. Geçmişten gelen yemek kültürünü yeniden canlandırmak istediklerini belirten Başkan, "Annelerimizin, anneannelerimizin unutulmaya yüz tutmuş yemeklerini şu anda yavaş yavaş gün yüzüne çıkarmak için bir gastronomi ofisi kurduk." ifadelerini kullandı. Türkiye'den ünlü şefleri Midyat'a davet ettiklerini aktaran Başkan, yöresel lezzetlerin tanıtılması ve yeni sunumlarla zenginleştirilmesi için çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Midyat'ın tarihi mirasını uluslararası ölçekte tanıtmak amacıyla UNESCO sürecine de başvurduklarını belirten Başkan, Midyat'ta yedi, Mardin'de bir ve Savur'da bir yapı olmak üzere toplam dokuz yapıyla 2021 yılında başvuru yaptıklarını anlattı. Kültür ve Turizm Bakanlığıyla yürütülen çalışmaların sürdüğünü ifade eden Başkan, "2027 yılında inşallah önümüzdeki yılda muhtemelen Kültür Bakanlığı ile çalışma yapıyoruz. Kalıcı listeye gireceğimizi umuyorum." dedi.
PALANDÖKEN BELEDİYE BAŞKANI MUHAMMET SUNAR
ERZURUM'UN TURİZM POTANSİYELİNİN YÜZDE 80'LİK KISMINI KIŞ TURİZMİ OLUŞTURUYOR
Panelde yaptığı konuşmada Palandöken'de kış turizminin başlaması ile birlikte 1 milyon turisti ağırlamayı hedeflediklerini ifade eden Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, "Palandökende şu ana kadar 600 bin civarında misafir ağırladık. Özellikle kış sezonun girmesiyle beraber kanaatimiz 1 milyon civarında turist ağırlayacağımız yönünde. Erzurum'un bir turizm potansiyeli var, fakat turizm potansiyelinin en önemli kısmını, yüzde 80'lik kısmını kış turizmi oluşturuyor. Tarihi mekanlarımız var, doğal alanlarımız var, gastronomimiz var ama en önemlisi kış turizmi. Palandöken'in iyi bir potansiyeli var. Palandöken'de pistlerinin uzunluğu, karın kalitesi, rakımının yüksekliği sezonun uzunluğu en önemli parametreler burada. Toplamda 138 tesisimiz var. 138 tesisin dokuzu Palandöken'de. Fakat şöyle bir rakam var: 138 tesiste bizim yatak kapasitemiz 10 binin biraz üzerinde, toplamda bu, kalan 9 tesiste, bu 10 binin 3 bin civarı 9 tesiste, 2 bin 800 yatak kapasitesi. Palandöken'de büyük komplekslerimiz var. Onların hepsi de çok önemli markalar, bilinen markalar var," diye konuştu.
FARKLI MUTFAKLARI, FARKLI TATLARI BİR ARAYA GETİREBİLDİK
Başkan Sunar, "Bizim en önemli özelliklerimizden bir tanesi farklı mutfakları, farklı tatları bir araya getirebilmiş olmamız. Ekşili tatlarımız var. Etleri ekşiyle beraber pişirebiliyoruz. Bu çok önemli bir veri bizim için. Bir taraftan bizim etlerimiz çok kaliteli. Bir taraftan da tahıllar anlamında, bakliyatlar anlamında da markalarımız var. Mesela İspir fasulyemiz çok önemli. Bilinen çok önemli bir marka. Hınıs fasulyesi esasında, Hınıs'la beraber İspir fasulyesi çok ciddi manada rağbet görüyor. Nevi şahsına münhasır 38 tane yemeğimiz var. Bu yemeklerimizle ilgili çalışmalarımız var. Palandöken'in nüfusu 189 bin, ulaşım açısından Palandöken'e ulaşım son derece kolay. Havalimanımız çok eski bir havalimanı. Fakat sefer sayılarımız yetmiyor, sefer sayılarının artmasını istiyoruz. Zira Palandöken'e sadece ülkemizden değil, dünyanın her yerinden ciddi bir ilgi var. Bu ilgiyi canlı tutmak için üzerimize düşen her şeyi yapıyoruz" dedi.
Haber Girişi Musa Talha Demirel - Editör




