Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda güvenilirliğinin kırmızı çizgileri olduğunu belirterek, "Hiç kimsenin size sunmuş olduğu ürünü belirttiğinden farklı bir şekilde satması makul karşılanamaz." dedi.
İstanbul'da basın mensuplarıyla bir araya gelen Yumaklı, soruları yanıtladı.
Orman yangınlarıyla mücadelede teknolojinin tüm imkanlarını kullandıklarını belirten Yumaklı, yapay zeka temelli Karar Destek Sistemiyle, yangının seyrini tahmin edip ona göre önlem aldıklarını söyledi.
Yumaklı, bu sistemle riskli alanları 1 hafta önceden görüp, ekiplerin yönlendirilmesini, koordinasyonunu sağladıklarını ifade ederek, "Burada mevcut sistemleri gelişen teknolojiye entegre edip sürekli bir gelişim içindeyiz. Özetle hem yapay zeka hem diğer teknolojik gelişmeleri orman yangınlarında aktif olarak kullanıyoruz." dedi.
Orman yangınları sonrasında bölgenin yeniden ağaçlandırılmasıyla ilgili bazen farklı ağaç türleriyle devam edilmesi konusunda tavsiyeler geldiğini aktaran Yumaklı, yanan orman alanlarının ağaçlandırılmasında bölgenin ekosistemini dikkate aldıklarını söyledi.
Yumaklı, orman yangınlarını azaltmaya yönelik yapılan bilinçlendirme faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi.
Orman yangınlarının yüzde 3'ünün kasıt sonucu çıktığını söyleyen Yumaklı, "Bunları biz tespit etmiyoruz, kolluk güçleri tespit ediyor. Onların raporlarından çıkarıyoruz. Kahramanmaraş'ta torpil atılmıştı. Ormanda niye torpil atıyorsun? Bu kaza değil, kasıt. Bunların cezası gerçekten ağır. Biz o orman yangınıyla ilgili müdahalede sarf edilen maddi tutarı da bu yangını çıkaranlara rücu ettiriyoruz. Ceza alması için de sonuna kadar hukuk birimimiz takip ediyor." ifadelerini kullandı.
"İHA'ları orman yangınlarında tespit için kullanıyoruz"
Bakan Yumaklı, tüm ormanların karbon tuttuğunu belirterek, "Ancak bizim oluşturacağımız karbon yutak ormanlarında ağaç türü itibarıyla oraya dikilen fidanların ibreli ya da yapraklı olması ya da o ormana yapılacak bakım müdahaleleriyle karbon tutma kapasitesini daha da artıran orman alanlarından bahsediyoruz. Bu alanlar oluşturulurken karbon emisyonuna sebep olacak, atmosfere ayrıca karbon salımına sebep olacak ağaçlandırma çalışmalarından da uzak durulması gerekiyor. Bir taraftan salınan karbon miktarını azaltırken bir taraftan da yeni karbon yutak alanları oluşturarak emisyonu sıfırlamaya, 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için çalışmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
İnsansız hava araçlarının (İHA) orman yangınlarında kullanılmasından bahseden Yumaklı, şu açıklamayı yaptı:
"Savunma sanayimizle beraber bir çalışmamız var, İHA'ların orman yangınlarında kullanılması konusu. Halihazırda tespit için kullanıyoruz, ama bu kastettiğim direkt müdahale amaçlı. Bu dünyada henüz yok. Bazı Çin menşeli birtakım uygulamaları görüyoruz ama orman yangınları zor coğrafyalarda çıkıyor. O uygulamalar ise daha düz ve kolay ulaşılabilir yerlerde. Biz gerçekten hava araçlarımız kadar etkili, su atabilen araçları insansız bir şekilde oluşturabilir miyiz? Savunma sanayimizle bu çalışmamıza başladık. Benim tahminim onların tecrübesiyle çok uzun zaman almaz ve dünyada bununla ilgili de Türkiye'nin ayrıca bir ekonomik getiri sağlayabileceği de bir şey oluşturmuş oluruz. Bu arada mevcutta tespit için kullandığımız İHA'lar ile ilgili gerçekten Baykar'a teşekkür ederim. Bayraktar TB2'lerle bu teknolojiyi biz de kullanıyoruz. İşin teknik boyutunda hala bize destek oluyorlar."
"(Taklit, tağşiş ürün) Biz gereğini yapıyoruz, sonra ifşa ediyoruz"
Yumaklı, hobi bahçelerine yönelik yaptığı değerlendirmede, "Hobi bahçeleri konusu hassas bir konu. Bu aslında bir imar problemi. Tarım alanında izinli yapılarla ilgili kimsenin bir itirazı yok. Tarım arazilerinin herhangi bir şekilde bir kaçak yapıyla bozulmasını engellemek için meclisimizden bir yasa düzenlemesi geçirdik. Bu ülkede herkes kural neyse ona uymak zorunda." ifadelerini kullandı.
Hal yasasına ilişkin çalışmalarda bakanlık olarak yer aldıklarını söyleyen Yumaklı, "Ürünü tarladan son tüketici noktasına ne kadar hızlı getirebilirsiniz o aradaki maliyetleri azaltmış olacaksınız. Şu anda maliyetlerin büyük bir bölümü zaten taşımadan geliyor. Petrol fiyatlarındaki artış da buna bir etken." diye konuştu.
Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) alım fiyatını açıkladığını, belirlenen kriterlere uyan tüm fındıkları aldığını belirterek, "Piyasada daha ucuza olması kaliteyle ilgili bir durum. TMO açıkladığı fiyattan almaya devam ediyor." dedi.
Gıda güvenliğine ilişkin değerlendirme yapan Yumaklı, şu ifadeleri kullandı:
"Gıda güvenilirliği bizim her zaman kırmızı çizgimiz olmuştur. Bu konuda asla taviz yok. Hiç kimsenin size sunmuş olduğu ürünü belirttiğinden farklı bir şekilde satması makul karşılanamaz. Böyle bir şeye hiç kimsenin hakkı yok. Şu yanlış anlaşılıyor, 'Niye ifşa ediyorsunuz? Gereğini yapsanıza.' Biz gereğini yapıyoruz, sonra ifşa ediyoruz, cezasını kesiyoruz, ürününü çektiriyoruz. Suçu hangi cezaya denk gelirse. Ondan sonra da anlık bir şekilde bunları ifşa ediyoruz. En büyük ceza da o aslında. Başladığımız gündeki gibi kararlıyız. Kimin ne olduğu benim hiçbir şekilde umurumda bile değil. Bir marka oluşturmak, piyasada tutunmak kolay değildir. Emek, sermaye harcıyorsun ama bunun sonucunda yaptığın taklit, tağşiş tüketicinin problemi hiç değil. Herkes üretmiş olduğu ürünü, vadetmiş olduğu şekilde üretip insanlara sunmak zorunda. Bunun tartışılacak bir tarafı yok."
"Son üç yılda RASFF bildirimlerindeki düşüşümüz yüzde 74"
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, geçen günlerde AB Komisyonunun Tarım ve Gıdadan sorumlu üyesi Christophe Hansen ile görüştüklerini hatırlatarak, "Orada zirai ilaç kalıntısı da gündeme geldi. Son üç yılda RASFF bildirimlerindeki düşüşümüz yüzde 74. Biyolojik ve biyoteknik mücadele yapıyoruz. Bu konudaki uygulamalarımızı onlarla paylaşacağız. Türkiye'de çok yoğun pestisit kullanıldığıyla ilgili algı vardı onlarda. Ancak AB'de hektar başına kullanılan pestisit oranı 3,2 kilogram, Türkiye'de 2,3 kilogram." diye konuştu.
İklim değişikliğinin başka bir etkisinin de zararlılar olduğunu söyleyen Yumaklı, "Karadeniz Bölgesi'nde kestane ağaçlarında gal arısı diye bir zararlı geldi. Kestane ağaçlarının hepsini mahvetti. Ama onun bir karşıt böceği ormanlara da zarar vermeyen, arkadaşlar da çalışmasını yaptılar. Gittiğimizde o bölgelere sonucun alındığını ve herkesin memnun olduğunu görüyoruz. Sadece zirai ilacı atarak değil, aynı zamanda tabiatın kendi içerisindeki mücadele metodolojisini de bizim uygulayabiliyor olmamız lazım." ifadelerini kullandı.
Yumaklı, üretim planlamasıyla 2023'ten itibaren dünyadaki bütün konjonktürel zorluklara karşı tarım gibi gıda arz güvenliği açısından son derece önemli bir başlıkta yapısal dönüşümü başlattıklarını kaydederek, bu düzenlemeyle 2023'te eğimi yüzde 6'nın altındaki yerlerde meyve ağaçlarının dikilmesini yasakladıklarını anımsattı.
Bunun yanı sıra önce stratejik ürünlerden başlayarak üretim planlamasını devreye aldıklarını söyleyen Yumaklı, şunları kaydetti:
"Bütün ürünlere yaymak için gayret ediyoruz. Meyve ihracatı konusunda Karadeniz'de seyrüsefer problemi maalesef şu anda bizim de en büyük sorunlarımızdan biri. İhracatçılar ürünlerin ihraç edilememesi, seyrüsefer güvenliğinin olmaması sebebiyle bir zorluk yaşıyorlar. Ticaret Bakanlığımızla birlikte nasıl işlerini kolaylaştırabiliriz diye bir çalışmamız var. O da devreye girerek problemi hafifletmiş olacağız. Bu yıl bütün ürünlerde çok iyi hasat verileri elde etmiş olduk. Ancak ürününüzü satamadığınızda bunun bir sürü geriye doğru komplikasyonu oluyor. Ben de bunun için bütün ülkelerle bire bir görüşmeler yapıyorum. Her ülke için tek tek çalışıyoruz. Yoğun bir tarım diplomasisi süreci yürütüyoruz."
"Hayvan hastalıkları konusunda ciddi bir çabamız var"
Bakan Yumaklı, geçen su yılında son 66 yılın en fazla yağışının alındığını belirterek, "2025'te kuraklıktan kırılıyorduk. İklim değişikliğinin en önemli etkisi bu. Daha da devam edecek. 1 Ekim 2025'ten 30 Eylül 2026'ya kadar Türkiye genelindeki ortalama yağış 741,6 milimetre oldu. Bu miktarın uzun yıllar ortalaması 573,4 milimetre. Onun yüzde 30 üzerinde. Geçen yıla göre ise yüzde 76 arttı. Tersinden bakarsak geçen yıl yüzde 76 daha az yağış olmuş." diye konuştu.
Taşkın Önleme Sistemi olduğunu anımsatan Yumaklı, sistemin 72 saat öncesinde su debilerini ölçerek uyarı yaptığı bilgisini verdi.
Yumaklı, 2024'te açıklanan Hayvancılık Yol Haritası'ndaki bütün başlıkları uyguladıklarını belirterek, "Bütün bunlardan sonra da hayvan sayımızda bir artış oldu ama biz daha çok nicelik değil niteliğe dönüp sürü yenileme konusuna odaklanmış durumdayız." diye konuştu.
Hayvan hastalıklarıyla mücadelede AB Komiserinin 2025'te şap konusundaki başarılarını tebrik ettiğini aktaran Yumaklı, sözlerini şöyle tamamladı:
"Dört ay içerisinde o ağır vakayı bu ülke atlattı. Kabiliyetleri sebebiyle oldu bu. Yenisinin olmaması için gayret ediyoruz. Hayvan hastalıkları konusunda ciddi bir çabamız var. Ari çiftlikler konusunda bütün Türkiye'de bir tarama başlattık. Hastalıklarla ilgili bütün tedbirlerini almış, kurallar neyse onu uygulamış olan çiftlikler demektir. Biz diyoruz ki arilikle ilgili şartları biz kolaylaştırdık ama burada hiçbir toleransımız olmayacak. Ama sen de bunun kurallarına uy, uymayanların tamamının ariliklerini iptal ettik. Çünkü ben ona dört kat daha fazla destek veriyorum. Arilik olsun, hayvan hastalığı olmasın diye."




